Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, uluslararası medya temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda Türkiye’nin çatışma ve kriz alanlarında üstlendiği diplomatik role dikkat çekti. Türkiye’nin çözüm odaklı ve ilkesel dış politika anlayışıyla güvenilir bir arabulucu konumuna geldiğini belirtti.
Burhanettin Duran, Türkiye’nin dış politika yaklaşımını değerlendirirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Daha adil bir dünya mümkündür” anlayışının bir çözüm çağrısı olduğunu söyledi. Türkiye’nin kapsayıcı ve adil bir küresel düzen arayışını desteklediğini belirtti.
"DAHA ADİL BİR DÜNYA" VURGUSU
Türkiye’nin dış politika yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde daha adil bir gelecek hedefi doğrultusunda aktif bir rol üstlenildiğini belirtti. Türkiye’nin kriz ve çatışma bölgelerinde güvenilir bir arabulucu olarak öne çıktığını ifade eden Duran, bunun ilkesel ve çözüm odaklı dış politika anlayışının sonucu olduğunu söyledi:
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye'nin daha adil bir gelecek inşası için aktif rol üstlendiğini belirtmem gerekir. Türkiye, bugün çatışma ve kriz sahalarında aranan güvenilir bir arabulucu aktör olarak öne çıkıyorsa bu hiç de tesadüf değildir. Aksine hem geçmiş tecrübelerimize hem gelecek tahayyülümüze dayanan çözüm odaklı, ilkesel ve tutarlı bir dış politika yaklaşımının neticesidir. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ‘Daha adil bir dünya mümkündür’ şiarı sadece bir itiraz olarak anlaşılmamalı. Bu aynı zamanda bir çözüm önerisi, daha kapsayıcı ve adil bir küresel düzen arayışını hep birlikte yapma çağrısıdır.”
RUSYA-UKRAYNA VE KARADENİZ TAHIL GİRİŞİMİ
Duran, Rusya-Ukrayna Savaşı sürecinde Türkiye’nin her iki tarafla da temas kurabilen ülkelerden biri olduğunu belirtti. Rusya-Ukrayna Savaşı döneminde yürütülen diplomatik girişimlere değinen Duran, Karadeniz Tahıl Girişimi’nin hayata geçirilmesine katkı sağlandığını ve bunun küresel gıda güvenliği açısından önem taşıdığını söyledi.
GAZZE VE BARIŞ KURULU MESAJI
Filistin meselesinin hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Duran, Gazze’de ateşkesin sağlanması, insani yardımların ulaştırılması ve kalıcı barışın tesisi için yoğun diplomasi yürütüldüğünü ifade etti:
“İsrail'in soykırımına uğrayan Gazze'de ateşkesin sağlanması, insani yardımların ulaştırılması ve kalıcı barışın tesisi için yürütülen yoğun diplomasi ve uluslararası çağrılarla Türkiye bu çabaya büyük bir destek vermiştir. Ateşkesin ardından kurulan Barış Kurulu'ndaki temsilimizle sonuç odaklı girişimlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bizim için bu noktada en kritik mesele kuşkusuz Gazze'ye insani yardımların ulaştırılması, barış sürecinin devam etmesi ve yeniden inşa çalışmalarının başlamasıdır.”
SURİYE'DE "TEK DEVLET, TEK ORDU" İLKESİ
Suriye’de kalıcı istikrar için merkezi yapının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Duran, “Kalıcı istikrarın vazgeçilmez şartı olan ‘tek devlet, tek ordu’ ilkesinin hem kurumsal düzeyde hem de sahada tahkim edilmesi çok önemlidir” dedi.
Türkiye’nin ayrıca Etiyopya-Somali hattındaki anlaşmazlık ve Karabağ meselesinde de aktif rol üstlendiğini aktaran Duran, dış politikada uluslararası hukukun esas alınacağını ifade etti.
DEZENFORMASYONLA MÜCADELE VURGUSU
Duran, konuşmasında dezenformasyonla mücadele konusuna da değindi. “Hakikatin çarpıtıldığı, dezenformasyonun sistemik bir araç olarak kullanıldığı bir dönemde sorumlu ve etik gazetecilik her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır” dedi.
Uluslararası medya ile şeffaf ve diyaloga açık bir iletişim modeli yürüttüklerini belirten Duran, doğrulanmış bilgiye dayalı sürdürülebilir iletişim anlayışı benimsediklerini söyledi. Kriz dönemlerinde proaktif bir iletişim yaklaşımı sergilendiğini ve medya mensuplarının çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla basın merkezleri kurulduğunu ifade etti.

