Birleşik Krallık, Rusya-Ukrayna savaşının başlamasından bu yana en kapsamlı yaptırım paketini açıkladı. Yeni yaptırımlar, Rusya ile bağlantılı 180 kişi ve kuruluşu hedef alırken, listenin en dikkat çekici ismi Rusya’nın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 80’ini taşıyan PJSC Transneft oldu.
Kapadokya Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Şafak Oğuz, Manşet Haber’e yaptığı değerlendirmede, özellikle enerji taşımacılığını hedef alan bu adımın sembolik olduğu kadar stratejik bir mesaj taşıdığına dikkat çekti.
GÖLGE FİLOLAR DA YAPTIRIM LİSTESİNDE
Yeni yaptırım paketinde yalnızca ana şirketler değil, Rusya’nın petrol ve doğalgaz ihracatında kullandığı “gölge filo” olarak adlandırılan taşıyıcı şirketler de hedef alınıyor. Prof. Dr. Oğuz’a göre bu durum, Batı’nın Rusya’nın enerji gelirlerini dolaylı yollarla sürdürmesini zorlaştırmayı amaçladığını gösteriyor.
RUSYA EKONOMİSİ YAPTIRIMLARA RAĞMEN TOPARLANDI
Dünya Bankası verilerine dikkat çeken Prof. Dr. Şafak Oğuz, Rusya’nın milli gelirinin yaptırımlara rağmen uzun vadede toparlandığını vurguladı. Buna göre Rusya’nın gayrisafi milli geliri:
- 2013’te: 2,29 trilyon dolar
- 2018’de: 1,28 trilyon dolar
- 2022’de: 2,29 trilyon dolar
- 2025’te: 2,574 trilyon dolar
Oğuz, “Batı’nın yaptırımları Rusya ekonomisini dalgalandırdı ancak uzun vadede 2013 seviyesinin yeniden aşılması, yaptırımların sınırlı bir etki yarattığını gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.
ENERJİ GELİRLERİ DÜŞTÜ AMA STRATEJİK KIRILMA YOK
Savaşın dördüncü yılına girilirken Rusya’nın enerji satış gelirleri savaş öncesine kıyasla yüzde 27 oranında gerilemiş durumda. Ancak bu düşüşün, ülkenin ulusal güvenliği açısından kritik bir kırılma yaratmadığını belirten Prof. Dr. Oğuz, gelir azalmasının temel nedenlerini şöyle sıraladı:
- Çin ve Hindistan’ın ithalatında yaşanan düşüş
- Petrol ve doğalgaz fiyatlarının küresel ölçekte düşük seyretmesi
2025 yılı itibarıyla Rusya’nın 233 milyar dolarlık enerji gelirinin yalnızca 17 milyar doları AB ülkelerinden geliyor. Bu tablo, Avrupa’nın Rus enerji kaynaklarından büyük ölçüde uzaklaştığını ortaya koyuyor.
AVRUPA BİRLİĞİ İÇİNDE ÇATLAK BÜYÜYOR
ABD’nin Rusya’ya yönelik politikasını yumuşatmasına rağmen, Avrupa ülkeleri yaptırımları sürdürme eğiliminde. Bu süreçte liderliği Birleşik Krallık üstlenmiş durumda. Ancak Prof. Dr. Oğuz’a göre Avrupa Birliği içinde ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor. AB, Rusya’dan enerji alımını 2027 yılına kadar tamamen sonlandırmayı hedeflerken, Macaristan ve Slovakya bu plana açık şekilde karşı çıkıyor. Oğuz, Avrupa’daki savaş endişesinin arttığını ancak siyasi birlikteliğin zayıfladığını ifade ediyor.
RUSYA YENİ ORTAKLARA YÖNELİYOR
Batı ile ilişkiler gerilirken Rusya, Türkiye, Çin ve Hindistan ile siyasi ve ticari ilişkilerini derinleştiriyor. Prof. Dr. Şafak Oğuz’a göre bu durum, yaptırımların Rusya’yı tamamen izole etmek yerine yeni jeopolitik oyun alanları açmasına neden oldu.
“YAPTIRIMLAR ETKİLİ OLABİLİR AMA HAYATİ TEHDİT DEĞİL”
Prof. Dr. Oğuz, hem Birleşik Krallık’ın açıkladığı hem de Avrupa Birliği’nin yakın zamanda duyurması beklenen yeni yaptırımların, özellikle gölge filolar üzerinden etkili olabilmesi için Çin, Hindistan ve Türkiye gibi ülkeler üzerinde baskı kurulması gerektiğini vurguladı. Ancak mevcut küresel siyasi tabloya ve özellikle ABD’nin yaklaşımına bakıldığında, bu yaptırımların Rusya açısından hayati bir tehdit oluşturmasının zor olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Haber: Melisa Altuntaş

