Sultan I. Mahmud döneminde, 1741 yılında Gümrük Emini İshak Ağa tarafından yaptırılan çeşme, Osmanlı şehir kültürünün önemli bir parçası olarak biliniyordu. Bu tür çeşmeler yalnızca su ihtiyacını karşılamak için değil, aynı zamanda vakıf geleneği kapsamında hayır amacıyla inşa ediliyordu. Halkın ücretsiz suya erişimini sağlamak, yolculara ve mahalle sakinlerine hizmet etmek gibi sosyal işlevler taşıyan bu yapılar, dönemin mimari ve estetik anlayışını da yansıtıyordu.
ÖZGÜN YAPI YERİNE MERMER ÇEŞME İDDİASI
Son günlerde gündeme gelen iddialara göre, tarihi çeşmenin özgün kitabe bölümü ve silindirik gövdesi ortadan kaldırıldı. Yerine ise modern, dikdörtgen mermer bloklardan oluşan yeni bir çeşme yapıldığı öne sürüldü. Bu değişimin, yapının tarihi kimliğini tamamen ortadan kaldırdığı yönünde eleştiriler yükseldi.
KAMUOYUNDAN TEPKİ YAĞDI
Tarihi eserin yok edildiği iddiası sosyal medyada büyük yankı uyandırırken, kültürel mirasın korunmasına yönelik hassasiyetler yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, Osmanlı dönemine ait bu tür yapıların sadece bir su kaynağı değil, aynı zamanda tarihsel belge niteliği taşıdığına dikkat çekti.
MUHTARDAN AÇIKLAMA GELDİ
Beykoz Yalıköy Mahalle Muhtarı Necmi Gösterit, yapılan işlemin mahalle sakinlerinin talebi doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirtti. Eski çeşmenin yıpranmış olduğunu ifade eden Gösterit, esnafın desteğiyle daha yeni ve estetik bir çeşme yaptırdıklarını söyledi.
“HAYIR AMACIYLA YAPILMIŞTI, TARTIŞMA BÜYÜDÜ”
Tarihi çeşmenin asıl yapılış amacının, Osmanlı’da yaygın olan hayrat kültürü kapsamında halka ücretsiz su sağlamak olduğu vurgulanırken, bu tür yapıların korunmasının yalnızca mimari değil aynı zamanda kültürel bir sorumluluk olduğu ifade ediliyor.
KÜLTÜREL MİRAS TARTIŞMASI DERİNLEŞİYOR
Yaşanan gelişme, Türkiye’de tarihi eserlerin korunmasına yönelik denetim ve bilinç eksikliği tartışmalarını da beraberinde getirdi. Uzmanlar, bu tür müdahalelerin geri dönülmesi zor kayıplara yol açabileceği konusunda uyarıyor.