Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Dinlemedim De...

Dinlemedim De...
Paylaş:
N

Hayatımızda artık ne kadar çok gürültü var, değil mi?

Çoğu zaman o gürültülerin arasında ne kendimizi ne de karşımızdakini verimli bir şekilde dinleyebiliyoruz. En son ne zaman birinin sözünü kesmeden, elimize telefonu almadan durabildik? En son ne zaman biri bizi gerçekten dinledi?

Bu kadar gürültünün içinde zor oluyor, biliyorum. Özellikle sosyal platformlar sanki çığlık çığlığa... Oralar her birimize o kadar çok kürsü dağıttı ki, hepimiz her konuda konuşabileceğimiz, hatta ahkam kesebileceğimiz illüzyonuna kapılıyoruz. Bazen sınırları aşıyor, hadsizliğe kadar varıyoruz. Halbuki ne kadar kıymetlidir birini dinlemek, birinin sizi gerçekten dinlemesi...

Günümüzde "Söz gümüşse sükût altındır" felsefesi çoktan rafa kaldırıldı. Artık susup dinlemek yerine, herkesin bilse de bilmese de konuştuğu bir "Cahilin dili çeviktir" dönemi yaşanıyor.

Oysa iletişim kurmak sadece konuşmaktan ibaret değildir; dinlemek, anlamak, görmek ve empati kurmaktır. Duymak; fiziksel olarak kulağımıza gelen ses dalgalarını algılamaktır. Dinlemek ise hem zihinsel hem de duygusal bir emek ister. Karşınızdakinin kelimelere dökemediklerini gözlerinden, yüzünün ifadesinden, beden dilinden, ses tonundaki o ince titreşimden anlarsınız. Gerçek empati budur. Yoksa "Bende de öyle olmuştu, bla bla bla..." diyerek sözü kendi üzerine çekmek ya da ordinaryüs tavrıyla hemen akıl vermeye çalışmak değil... Sadece durmak ve onu anlamaktır.

Çünkü birbirini dinlemeyen aileler, çiftler, arkadaşlar zamanla birbirini anlayamaz hale geliyor. Anlayamadıkça çatışmalar başlıyor ve herkes kendi kabuğuna çekilip yalnızlığına gömülüyor. İşin acı tarafı, insan bir süre sonra kendini de dinlemeyi bırakıyor. O telaşın, o koşuşturma selinin akıntısına bırakıveriyor kendini; ne hissettiğini duyuyor ne de gerçekten ne istediğini fark edebiliyor. Sonunda sadece mutsuzlaşmakla kalmıyoruz; sinirli, tahammülsüz bireylere ve nihayetinde tahammülsüz bir topluma dönüşüyoruz. Oysa dinlemek o kadar kıymetlidir ki... Dinlenebilmek, hele hele bir de üstüne anlaşılmış olmak... Ah, ne büyük lüks!

Peki, ne oldu da bu hale geldik? Her şey çok hızlı tüketildiği için mi dinleyemez olduk? Dinleyecek sabrımız mı kalmadı, yoksa her şeyi herkes daha mı iyi biliyor artık?

Baksak ya; hepimiz ne kadar da bilgiliyiz! Her konuda söyleyecek en doğru, en kusursuz düşüncelerimiz var:

"Acı nasıl yaşanır?" - Biz biliriz!

"Filanca branşla ilgili konu kesinlikle öyle değildir!" - Tabii ki biz biliriz!

"O iş öyle yapılmaz, doğrusu benim dediğimdir!"

"Öyle giyinilir mi hiç?"

"O şarkı nasıl yorumlanır?"

"Devlet nasıl yönetilir?"

"Eş dediğin ne yapar?"

Bla bla bla...

Hepimiz her şeyin en doğrusunu biliyoruz, öyle mi?

Anlamadım?

Ne dediniz?

Benim düşüncelerimin dışında bir şey mi söylediniz? Bağışlayın... "Dinlemedim de!"

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı