Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Güneş Aynı, Getiri Farklı: Türkiye’de Depolama Yatırımının Yeni Denklemi

Güneş Aynı, Getiri Farklı: Türkiye’de Depolama Yatırımının Yeni Denklemi
Paylaş:
N

Aynı panel, aynı batarya, benzer kredi koşulları. Biri borcunu rahatça öderken diğeri neden zorlanır? Cevap ekipmanda değil; şebekede, saatlik fiyatta ve tesisin kâğıt üzerindeki kimliğinde.

İki yatırımcı düşünün. Biri santralini Güneydoğu’da ışınımın en yüksek olduğu bir ovaya, diğeri Marmara’da vardiyalı çalışan bir fabrikanın yanına kuruyor. Kâğıt üzerinde kazananı tahmin etmek kolay görünür: Güneş nerede güçlüyse para oradadır.

Sahada işler her zaman böyle yürümez. Işınımı yüksek santral, üretiminin büyük kısmını fiyatların gün içinde baskılandığı öğle saatlerine sıkıştırabilir. Bağlantı sınırı nedeniyle üretiminin bir bölümünü şebekeye hiç veremeyebilir. Daha az üreten fabrika santrali ise her kilovatsaatini, aksi halde şebekeden daha pahalıya alınacak bir tüketimin yerine koyabilir. Aynı ekipman, iki farklı son.

Güneş Haritası Değil, Şebeke Haritası

Güneydoğu ve Akdeniz’deki yüksek ışınım, yerel tüketimin sınırlı kaldığı saatlerde üretimin uzak merkezlere taşınmasını gerektirir. İç Anadolu’da mevcut santrallerin yanında planlanan projeler de aynı bağlantı kapasitesine talip olur. Marmara’da daha düşük ışınıma rağmen bir fabrikanın vardiya düzeni ve tedarik sözleşmesi, güneşle güçlü bir eşleşme sağlayarak rekabetçi sonuç verebilir.

Her bölgenin kendi sorusu vardır. Akdeniz’de turizm ve soğutma yükü akşama uzanır; orada depolamanın katkısı ayrıca hesaplanmalıdır. Ege’de rüzgâr ve jeotermalin, Karadeniz’de hidroelektriğin mevsimsel seyri, Doğu Anadolu’da ise rakım, kar ve erişim koşulları hesaba girer. Bunlar kârlılık sıralaması değil, saha araştırmasının başlangıç sorularıdır.

Bir ilin yıllık üretiminin tüketimini aşması, her saatte elektrik fazlası olduğu anlamına gelmez. Yıllık tüketimi daha yüksek bir ilde de belirli saatlerde yerel üretim yığılması yaşanabilir. Elektrik il sınırlarına göre değil, şebekenin fiziksel yapısına göre akar.

Tek Fiyat, Farklı Şebeke

Burada sık yapılan bir hata var. Türkiye, gün öncesi piyasasında tek fiyat bölgesidir; her il için ayrı piyasa takas fiyatı oluşmaz. Dolayısıyla bir bölgede üretimin fazla olması, oradaki bataryanın daha ucuz elektrik alabileceği anlamına gelmez. Bölgesel şebeke kısıtları fiyata değil, dengeleme piyasasındaki yük alma ve yük atma talimatlarına yansır.

Arbitraj Tablosundaki Gizli Kalemler

Batarya arbitrajının mantığı basittir: ucuz saatte al ya da üret, pahalı saatte sat ya da kullan. Ancak alış ile satış arasındaki farkın tamamı kâr değildir.

Çevrim verimi yüzde 85 olan bir batarya, şebekeden aldığı her 100 birim enerjinin yaklaşık 85’ini geri verir. Bu durumda satış fiyatı alış fiyatının yaklaşık yüzde 18 üzerine çıkmadan işlem başabaş bile olmaz. Üstelik bu hesapta piyasa giderleri, şebeke bedelleri ve bataryanın her çevrimde biraz daha yıpranması henüz yoktur.

En önemli varsayım ise geleceğe dairdir. Bugünkü fiyat farklarının yatırım ömrü boyunca süreceği varsayılamaz. Aynı saatlerde şarj ve deşarj eden depolama kapasitesi arttıkça farklar daralabilir.

Bataryanın Kazancı Kimliğine Bağlı

Müstakil depolama: Şebekeye verdiği ve şebekeden çektiği enerji uzlaştırmada dikkate alınır. Piyasadan doğrudan alım-satım geliri en açık biçimde bu yapı için söz konusudur.

Tüketim tesisine bütünleşik depolama: Yalnızca o tesisin ihtiyacı için kurulabilir. Şebekeye verdiği enerji, tedarikçinin uzlaştırmaya esas veriş miktarında dikkate alınmaz. Kocaeli veya Bursa’daki bir fabrikanın bataryası bu nedenle doğrudan satış geliri değil, öncelikle maliyet tasarrufu üretir. OSB ve endüstri bölgesi tüzel kişiliklerinin bölge içinde kurduğu depolama da bu kapsamda sayılır.

Lisanssız üretime bağlı depolama: Tablo burada daha da nettir. Mahsuplaşma sonrası kalan ihtiyaç fazlasının depodan verilen kısmına ödeme yapılmaz. Depodan verilen miktar ayrıca tespit edilemezse, ihtiyaç fazlasının tamamı ödeme dışında kalır. Ölçüm tasarımındaki bir eksiklik, böylece ihtiyaç fazlası gelirinin tamamını sıfırlayabilir.

Üretime bütünleşik ve depolamalı üretim tesisleri: Şebekeden çekilip yeniden verilen enerji ile depolamadaki kayıp enerji, teşvik veya alım garantisinden yararlanmaz.

19 Ekim’den Sonra Fabrikada Batarya

Önceki düzenlemede tüketim tesisine bütünleşik depolamanın kurulu gücü, bağlantı anlaşmasındaki güçle sınırlıydı. Yeni metne göre tüketiciler, şebeke işletmecisinin uygun bağlantı görüşü ve aynı ölçüm noktası şartıyla depolama kurabiliyor.

Anlaşma gücünden yüksek kurulu güçte depolama kurmak isteyenler ise iki sistem kurmakla yükümlü: şebekeye enerji verilmesini önleyen ve çekişte anlaşma gücünün aşılmasını engelleyen otomatik güç kontrol ünitesi ile enerji kesme sistemi.

Bunun pratik anlamı şu: Bir fabrika, şebeke bağlantısını büyütmeden, anlaşma gücünü aşan tüketim tepelerini bataryadan besleyebilir. Ancak bu durumda batarya şebekeye tek kilovatsaat veremez; değeri tamamen tesis içinde oluşur.

Batarya Bağlantı Hakkı Satın Almaz

Yaygın bir yanılgı daha var: Batarya eklemek, şebekeye daha fazla güç verebilmek demek değildir. Depolama kurmak, mevcut bağlantı hakkını kendiliğinden artırmaz.

Teklifteki MWh, Sayaçtaki MWh

Kapasite tanımında MW ile MWh ayrımı korunmalıdır. MW bataryanın gücünü, MWh depolayabildiği enerjiyi ifade eder. 20 MW/80 MWh bir sistem, ancak iki değer aynı noktada ölçülüyorsa dört saatliktir.

Hücrelerin toplam kapasitesi ile şebekeye teslim edilen enerji arasında dönüşüm kayıpları, yardımcı tüketimler ve sıcaklık etkisi vardır. Onuncu yıldaki kapasite de ilk günkünden düşük olacaktır. Bu yüzden garanti edilen kapasitenin ölçüm noktası ve yıllar içindeki değişimi sözleşmede açıkça yazılmalıdır.

Banka Kârı Değil, Nakdi Görür

Finansal modelde yatırım bedeli kadar bağlantı hattı, trafo merkezi, kapasite kaybı ve ilave batarya yatırımı da yer almalıdır. Muhasebe kârı ile borç ödemeye hazır nakit ayrı izlenmelidir; bankanın baktığı ikincisidir.

Model, iyimser senaryoyla değil, zorlandığı senaryoyla değerlendirilmelidir. Fiyat farklarının daralması, üretim düşüşü, bağlantı kısıtı ve işletmeye geçiş gecikmesi ayrı ayrı sınanmalıdır. Öz tüketim projelerinde müşterinin gelecekteki çalışma düzeni de aynı dikkatle ele alınmalıdır.

Takvim, en çok hafife alınan risktir. Tamamlanmış bir sahanın bağlantı beklemesi, üretim tahmininde görünmeyen ama her ay işleyen bir faiz yükü yaratır. Gecikme riskinin EPC sözleşmesinde hangi tarafta kaldığı, imzadan önce bilinmelidir.

Güneş herkese aynı doğar. Getiriyi belirleyen, santralin ürettiği enerjinin hangi saatte, hangi kapıdan ve hangi kimlikle şebekeye girdiğidir.

 

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı