Son yılların en çok tekrarlanan öğütlerinden biri bu:
“Anı yaşa.”
İlk bakışta ne kadar doğru görünüyor. Geçmişin yükünü bırak, geleceğin kaygısını düşünme ve bulunduğun ana odaklan…
Ama bir süre sonra bu cümle bile bir baskıya dönüşebiliyor.
Sanki her an mutlu olmak zorundaymışız gibi…
Sanki her an farkında, huzurlu ve üretken olmalıymışız gibi…
Sanki zihnimiz hiç dağılmamalı, kalbimiz hiç yorulmamalıymış gibi…
Oysa insan, makine değildir.
Bazen aklı çocukluğuna gider.
Bazen yarına uzanır.
Bazen de hiçbir yere gitmez; sadece dinlenmek ister.
Hayat, yalnızca “şimdi”den ibaret değildir.
İnsan, hafızasıyla derinleşir; hayalleriyle yön bulur.
Geçmiş, sadece yaşanmış günlerden oluşmaz. İçinde teşekkür edilecek insanlar, ders alınacak hatalar ve özlemle hatırlanacak anılar vardır.
Gelecek ise yalnızca kaygı değildir. Umuttur. Hazırlıktır. Bir tohumu bugün toprağa bırakıp yarın filiz vereceğine inanabilmektir.
Sürekli “anı yakalama” telaşı, farkında olmadan yeni bir yorgunluk üretir. İnsan, yaşadığı anı bile yeterince iyi yaşayamadığını düşünmeye başlar.
Bu baskının bedene de bir bedeli vardır.
Zihin sürekli tetikte kaldığında nefes sığlaşır. Kaslar gevşemeyi unutur. Kalp, görünmeyen bir alarmın içinde yaşamaya başlar.
Beden, zihnin susturamadığı cümleleri kaslarına yazar.
Sağlık, yalnızca doğru beslenmek ya da düzenli hareket etmek değildir. Bazen sağlık; geçmişe gidebildiğin, geleceği düşleyebildiğin ve sonra yeniden bugüne huzurla dönebildiğin esnekliktir.
Tıpkı bir ağacın kökleri geçmişte, dalları gelecekte, gövdesi ise bugünde olduğu gibi…
İnsan da ancak bu üç zamanı birlikte taşıyabildiğinde güçlü kalabilir.
Bizlere “anı yaşa” öğüdünde bulunanlar bile zamanda zihinsel yolculuklar yapmaktadır…
Hayat, sıkıca tutulduğunda sertleşir; biraz serbest bırakıldığında akmaya başlar.
Kendinize izin verin…
Bazen eski bir fotoğrafa dalın.
Bazen yarın için güzel bir plan kurun.
Bazen de hiçbir şey yapmadan pencerenin önünde oturun.
İnsan, yalnızca yaşadığı an kadar değil; hatırladığı ve umut ettiği kadar da insandır.
Arada bir hayatın da sizi yaşamasına izin verin.
Sevgi ile…
@drserafettinozdogan