Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Kapıyı Çalmadan İçeri Girer misiniz?

Kapıyı Çalmadan İçeri Girer misiniz?
Paylaş:
N

Sevgili okuyucularım,

Akşam evinizdesiniz. Günün telaşı bitmiş, üzerinize rahat bir şeyler giymişsiniz. Belki sofrayı topluyorsunuz, belki ailenizle oturuyorsunuz. Birden telefonunuzda görüntülü arama beliriyor.

Açmayınca hemen bir mesaj:

“Niye açmıyorsun?”

Oysa insan bazen yalnızca saçını toplamamış, evini toparlamamış ya da biraz kendi hâlinde kalmak istemiş olabilir. Bunların hiçbirini açıklamak zorunda da değildir.

Birinin evine giderken kapısını çalarız. İçeri buyur edilmesini bekleriz. Telefonlarımız sayesinde birbirimize bu kadar kolay ulaşırken, o kapının hâlâ var olduğunu zaman zaman unutuyoruz.

Ben telefon adabını biraz da buradan düşünmek gerektiğine inanıyorum.

Çünkü ekranın öteki tarafında bir insan var. O insanın işi, dinlenmesi, ailesi, bazen de kimseyle paylaşmak istemediği bir yorgunluğu var.

Bizim konuşacak vaktimizin olması, onun da dinleyecek durumda olduğu anlamına gelmiyor.

Büyüklerimiz birini aradığında önce selam verir, ardından “Vaktin var mı evladım?” diye sorardı. Bugün de bir telefon görüşmesine başlayabileceğimiz en güzel cümlelerden biri şu:

“Müsait misiniz?”

Ama bu soruyu gerçekten sormak gerekir. Cevabını beklemeden anlatmaya başlıyorsak, nezaket cümlemiz yalnızca konuşmanın süsü olarak kalır.

“Şu anda uygun değilim” cevabını duyduğumuzda da alınmadan, hesap sormadan başka bir zamana bırakabilmeliyiz.

“İki dakika sürecek” dediğimiz her konuşmanın iki dakika sürmediğini hepimiz biliyoruz. Bazılarının giriş bölümü bile o kadar sürüyor.

Arama saatleri de aynı özenin bir parçası. Sabah erken saatlerde veya akşam geç vakitte çalan telefon, özellikle büyüklerimizi endişelendirebilir. Daha açmadan akıllarından “Hayırdır, bir şey mi oldu?” geçebilir.

Elbette herkesin çalışma ve dinlenme düzeni aynı değil. Yakınlığımız, önceden yaptığımız anlaşmalar ve acil durumlar da önemli. Fakat özellikle iş ilişkilerinde görüşmeleri mesai saatlerine bırakmak, gerekirse önce uygun zamanı sormak yerinde olur.

Aklımıza o anda gelen bir konu, karşı tarafın o anda ilgilenmesini gerektirmeyebilir.

Bir de cevap alamayınca başlayan ısrar var. Bir arama, ardından bir arama daha, sonra mesaj:

“Telefonun yanında değil mi?”

Telefon yanında olabilir. Kendisi başka bir işle meşgul olabilir.

Acil bir durum veya güvenliğiyle ilgili somut bir kaygı yoksa, aramalarımızı peş peşe sıralamak yerine kısa bir mesaj bırakabiliriz:

“Seni bir konu için aradım. Uygun olduğunda dönebilir misin?”

Gerçekten acilse de konuyu kısaca belirtmek, yalnızca “Acil, ara!” yazmaktan daha açıklayıcıdır. Böylece karşımızdaki kişi neyle karşı karşıya olduğunu anlayabilir.

Zarafet, kendi telaşımızın başkasında nasıl bir duygu oluşturduğunu da hesaba katmaktır.

Görüntülü aramalarda bu dikkat daha da önem kazanıyor. Sesimizi duymaya hazır olan biri, evini ve kendisini kameraya açmaya hazır olmayabilir. Önceden “Görüntülü konuşabilir miyiz?” diye sormak, mahremiyetine duyduğumuz saygıyı gösterir.

Bizim kültürümüzde misafirin yeri başkadır. Ama misafirperverlik, insanın her an hazırlıksız yakalanmaktan memnun olacağı anlamına gelmez. Dijital dünyada da birbirimize hazırlanma ve tercih etme hakkı tanıyalım.

Kalabalık ortamlardaki konuşmalarımızda ise yalnızca aradığımız kişiyi düşünmek yetmiyor.

Otobüste, bekleme salonunda, restoranda telefonun hoparlörünü açtığımızda çevremizdeki insanlar da istemeden görüşmeye katılıyor. Aile toplantısına çevrilen bir yolculukta, yan koltuktaki kişinin akrabalık derecelerini öğrenmesine gerek yok.

Sesimizi bulunduğumuz ortama göre ayarlamak, gerekiyorsa daha sakin bir yere geçmek küçük ama kıymetli bir özen.

Üstelik karşıdaki kişinin de sesinin başkaları tarafından duyulduğunu bilmesi gerekir. “Hoparlördesin, yanımda şu kişiler var” demek, özel bir sözünü farkında olmadan kalabalıkla paylaşmasını önler.

Mahremiyet yalnızca konuşulanlarla sınırlı değil. Mesajlar, ses kayıtları, fotoğraflar da bize emanet edilir.

Bir arkadaşımızın yazdığını başka birine iletmek birkaç saniye sürüyor. Fakat onun bize güvenerek söylediği bir şeyi, haberi olmadan dolaşıma soktuğumuzda aramızdaki güven de değişebilir.

Her ekran görüntüsünün arkasında, o sözleri belirli bir kişiye söylemiş biri var.

Göndermeden önce izin istemek çoğu zaman yeterli. Bazen de hiç paylaşmamak gerekir.

Mesajlaşırken karşı tarafın dikkatini nasıl kullandığımızı da düşünelim. Özellikle iş konuşmalarında kelimeleri ayrı ayrı göndermek, tek bir ricayı art arda çalan bildirimlere dönüştürebiliyor.

“Merhaba.”

“Müsait misiniz?”

“Bir şey soracağım.”

Sonra uzun bir sessizlik…

Karşıdaki kişi bu sırada yalnızca bekliyor. Selamımızın yanına ne için yazdığımızı da eklediğimizde, uygun olduğunda cevap vermesini kolaylaştırırız. Elbette dost sohbetinin doğal akışı başka; her samimi konuşmayı resmî yazışmaya çevirmemize gerek yok.

Asıl mesele, birbirimizi gereksiz yere bekletmemek.

Aynı özeni telefonu kapatırken de gösterebiliriz. Vaktini ayırdığı için teşekkür etmek, iyi dilekle vedalaşmak, dönüş sözü verdiysek bunu hatırlamak… İletişim, işimiz görüldüğü anda biten bir alışverişe dönüşmesin.

Sevgili okuyucularım,

Bayramda büyüklerimizin sesini duymak, uzaktaki bir yakınımızın hâlini sormak, dostumuzun sevincine ortak olmak… Telefonun hayatımıza kattığı çok güzel şeyler var. Bütün bu incelikleri konuşmamızın sebebi, aramaktan çekinmek veya ilişkileri mesafeye boğmak değil.

Birbirimize daha iyi gelebilmek.

Bazen kısa bir telefon, bir büyüğümüzün bütün gününü güzelleştirir. Bazen de “Dinlen, yarın konuşuruz” diyebilmek, uzun uzun hâl hatır sormak kadar özenlidir.

Bunu anlayabilmek için karşımızdakinin cevabını gerçekten duymamız gerekir.

Bugün birini ararken, zihninizde söyleyeceklerinizin yanında ona da yer ayırın. Telefon açıldığında önce selam verin. Hâlini sorun. Vaktinin uygun olup olmadığını öğrenin.

Bir “Müsait misiniz?” cümlesi, karşımızdaki insana şunu hissettirebilir: “Sesini duymak istiyorum; zamanına da saygı duyuyorum.”

Kapısını böyle çaldığımız bir sohbetin, iki tarafa da iyi gelme ihtimali artar.

Ben Ayça Kuru.
Zarafet, imaj ve iletişim uzmanı.
05542804484
Asaletle kalın.

HAFTANIN ETKİNLİKLERİ

Sanatın, zarafetin ve kültürün izinde bir hafta

Sevgili okuyucularım,

Şehrin telaşına biraz ara verip ruhumuzu sanatla beslemeye ne dersiniz? Bazen bir tiyatro sahnesinde anlatılan hikâye, bazen bir tablonun renkleri, bazen de bir konser salonunda yükselen ezgiler bize hayatın güzelliklerini yeniden hatırlatır. Çünkü sanat, yalnızca izlediğimiz bir eser değil; dünyayı daha derin, daha incelikli ve daha anlamlı algılamamızı sağlayan evrensel bir dildir.

Bu hafta İstanbul’dan Ankara’ya, İzmir’den Antalya’ya uzanan kültür sanat yolculuğumuzda tiyatrodan klasik müziğe, çağdaş sanattan resim ve heykel eserlerine kadar farklı seçeneklerimiz var.

Haftanın özlü sözü ise sanatın ve hayatın anlamına dair:

“Sanat, ruhun görebildiği güzellikleri görünür kılma biçimidir.”

Öyleyse gelin, bu hafta şehirlerimizde hangi sanat duraklarında buluşabileceğimize birlikte göz atalım.

İSTANBUL

Schumann Quartett & Agapi Triantafyllidi – Klasik Müzik Konseri

Tarih: 19 Ekim Pazartesi
Saat: 20.00
Yer: Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Harbiye

Klasik müzik tutkunları için haftanın dikkat çeken buluşmalarından biri. Schumann Quartett ile piyanist Agapi Triantafyllidi’nin aynı sahneyi paylaşacağı konser, oda müziğinin inceliklerini keşfetmek isteyenlere hitap ediyor.

Baba – Tiyatro Oyunu

Tarih: 19 ve 20 Ekim Pazartesi ve Salı
Saat: 20.30
Yer: Caddebostan Kültür Merkezi, Büyük Salon

Hafıza, insan ilişkileri ve zamanın algılanışı üzerine düşündüren oyun, tiyatroseverlerin değerlendirebileceği seçenekler arasında.

Meşeden Neşeye: Gömercin Kuşları

Tarih: 19 Ekim Pazartesi
Saat: 20.00
Yer: Zorlu PSM, touché by N Kolay

Kaan Sekban ve Ayşe Balıbey’in sahne aldığı gösteri, tiyatro ve mizahı bir arada sevenler için alternatif bir akşam programı sunuyor.

Mabel Matiz – Konser

Tarih: 20 Ekim Salı
Saat: 21.00
Yer: Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu

Mabel Matiz, kendine özgü müzikal dili ve sahne performansıyla dinleyicileriyle buluşuyor.

Kenan Doğulu – Konser

Tarih: 22 Ekim Perşembe
Saat: 21.00
Yer: Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu

Pop müziğin tanınmış isimlerinden Kenan Doğulu, haftanın konser seçenekleri arasında yer alıyor.

Şahları Da Vururlar – Tiyatro

Tarih: 24 Ekim Cumartesi
Saat: 20.00
Yer: Ses 1885 – Ortaoyuncular Tiyatrosu

Tiyatro geleneğimizin önemli eserlerinden biri olan oyun, sahne sanatlarına ilgi duyan okuyucularımızın değerlendirebileceği seçeneklerden.

İstanbul’da resim, heykel ve çağdaş sanat

Konser ve tiyatronun yanı sıra sanat galerilerini gezmek isteyenler için de İstanbul’da önemli adresler bulunuyor.

İstanbul Modern: Aynı Mavinin Altında adlı koleksiyon sergisi, modern ve çağdaş sanat eserleriyle ilgilenenlere hitap ediyor. Sergi, 1940’lardan günümüze uzanan bir sanat perspektifi sunuyor.

Adres: Kılıçali Paşa Mahallesi, Tophane İskele Caddesi No: 1/1, Beyoğlu.

Pera Müzesi: Cumhuriyetin Kamera Arkası sergisi, Türkiye’nin erken Cumhuriyet dönemine fotoğraf arşivleri üzerinden bakmak isteyenler için dikkat çekici bir seçenek.

Adres: Meşrutiyet Caddesi No: 65, Tepebaşı, Beyoğlu.

Frank Bowling’in eserlerini Francis Bacon ve Victor Willing’in yapıtlarıyla buluşturan sergi de modern sanatla ilgilenenlerin inceleyebileceği çalışmalar arasında.

İstanbul Resim ve Heykel Müzesi: Türk resim ve heykel sanatının tarihsel gelişimini incelemek isteyenler için önemli bir durak.

Adres: Meclis-i Mebusan Caddesi No: 6, Beyoğlu.

Arter: Çağdaş sanat sergileri, farklı disiplinlerden sanatçıların eserleri ve kültürel programlarıyla sanat meraklılarının ziyaret edebileceği bir başka adres.

Adres: Irmak Caddesi No: 13, Dolapdere, Beyoğlu.

Sergilerin ziyaret saatleri ve bilet koşulları için gitmeden önce ilgili kurumların güncel duyurularını kontrol etmenizi öneririm.

ANKARA

Kaktüs Çiçeği – Tiyatro Oyunu

Tarih: 19 Ekim Pazartesi
Saat: 20.00
Yer: Vesahne Panora, Ankara

Tiyatroseverler için haftanın başlangıcında değerlendirilebilecek sahne yapımlarından biri.

Alevli Günler – Tiyatro Oyunu

Tarih: 20 Ekim Salı
Saat: 20.00
Yer: MEB Şûra Salonu, Ankara

Sahne sanatlarını takip eden okuyucularımızın programlarına alabilecekleri bir başka tiyatro seçeneği.

Deli Dumrul – Opera

Tarih: 22 Ekim Perşembe
Saat: 20.00
Yer: Ankara Opera Sahnesi

Türk kültürünün önemli anlatılarından Deli Dumrul’u opera sahnesinde izlemek, farklı sanat disiplinlerini bir araya getiren bir deneyim arayanlar için değerlendirilebilir.

Sesler – Salih Bademci

Tarih: 23 Ekim Cuma
Saat: 20.30
Yer: Yenimahalle Nazım Hikmet Kültür Merkezi, Genco Erkal Salonu

Salih Bademci’nin sahne performansını izlemek isteyenler için haftanın öne çıkan tiyatro seçeneklerinden biri.

Ankara’da resim ve çağdaş sanat

Sanat galerilerini gezmek isteyenler için CerModern, Ankara’nın önemli kültür sanat adreslerinden biri.

Adres: Hacı Bayram Mahallesi, Altınsoy Caddesi No: 3, Sıhhiye.

Çağdaş sanat, fotoğraf ve farklı görsel sanat disiplinlerine yönelik programlarıyla öne çıkan merkezde, ziyaret öncesinde güncel sergi takviminin incelenmesi faydalı olacaktır.

Ankara Resim ve Heykel Müzesi de Türk resim ve heykel sanatının farklı dönemlerini keşfetmek isteyenler için ziyaret edilebilecek adresler arasında.

Adres: Hacettepe Mahallesi, Türkocağı Sokak, Altındağ.

İZMİR

İzmir’de bu hafta için tarih ve saat bilgileriyle birlikte doğrulayabildiğim etkinliklerin sayısı sınırlı. Bu nedenle kesinleşmemiş konser veya tiyatro programlarını köşemize eklemek yerine, sanatseverlerin takip edebileceği önemli kültür sanat merkezlerini de paylaşmak istiyorum.

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi

Adres: Mehmet Ali Akman Mahallesi, Mithatpaşa Caddesi No: 1087, Konak.

Klasik müzik konserleri, sahne sanatları ve sergiler açısından İzmir’in önde gelen kültür sanat merkezlerinden biri. Haftalık programı incelenerek konser ve sergi ziyaretleri planlanabilir.

İzmir Kültür Sanat Fabrikası

Adres: Mimar Sinan Mahallesi, Atatürk Caddesi No: 5, Konak.

Tarihi bir endüstri yapısının kültür sanat alanına dönüştürülmesiyle oluşturulan merkez; müzeleri, sergi alanları, atölyeleri ve kültürel etkinlikleriyle farklı ilgi alanlarına hitap ediyor.

Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi

Adres: Umurbey Mahallesi, Alsancak.

İzmir’in kültürel belleğinde önemli bir yere sahip olan merkez, konserler ve çeşitli kültür sanat organizasyonları için takip edilebilecek adreslerden.

Bu üç mekânın 19–25 Ekim haftasına ait kesin etkinlik saatleri ayrıca doğrulanmalıdır.

ANTALYA

Antalya’da bu haftaya ilişkin tarih, saat ve mekân bilgileriyle doğrulanmış yeterli sayıda tiyatro, konser ve sergi kaydına ulaşamadığım için kesinleşmemiş etkinlikleri listeye eklemiyorum.

Bununla birlikte Antalya’da kültür sanat etkinliklerini takip eden okuyucularımız için Antalya Devlet Tiyatrosu, Antalya Büyükşehir Belediyesi kültür sanat programları ve kentteki sanat galerilerinin güncel duyuruları önemli kaynaklar.

Sanatın farklı biçimlerini keşfetmek isteyenler için bir öneri: Bir tiyatro oyununu izlemek, bir resim sergisini gezmek veya bir konser salonunda müziğe kulak vermek için mutlaka özel bir gün beklemeyin. Kültür sanat etkinlikleri, gündelik hayatın temposuna küçük ama değerli molalar eklemenin yollarından biridir.

Haftanın küçük hatırlatması

Sevgili okuyucularım, sanatla kurduğumuz ilişki yalnızca estetik zevklerimizi geliştirmez; ayrıntıları fark etmemizi, farklı bakış açılarını anlamamızı ve hayatı daha incelikli değerlendirmemizi de sağlar.

Bir tablonun önünde birkaç dakika durmak, bir tiyatro oyunundaki karakterin dünyasını anlamaya çalışmak ya da bir müzik eserini dikkatle dinlemek… Bütün bunlar kendimize ayırdığımız kıymetli zamanlardır.

Etkinliklerin gün ve saatlerinde değişiklik olabileceğini hatırlatıyor, bilet ve ziyaret bilgilerini organizatörlerin güncel duyurularından kontrol etmenizi öneriyorum.

Sanatla, kültürle ve zarafetle dolu bir hafta geçirmeniz dileğiyle.

Ben Ayça Kuru.

Zarafet, imaj ve iletişim uzmanı; yazar ve televizyon sunucusu.

Asaletle kalın.

 

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı