Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Salah'ın Taşı... Bir Taşın Şöhretle İmtihanı

Salah'ın Taşı... Bir Taşın Şöhretle İmtihanı
Paylaş:
N
Bazen bir insanın değeri, ne yaptığıyla değil, kimin yanında durduğuyla anlaşılır.
Bazen de bir taşın…
 
Trabzon’un bir yaylasında yıllardır sessiz sedasız duran bir taş vardı. Yağmuru, karı, güneşi gördü; yüzlerce insanın gelip geçtiğine şahit oldu. Kimse dönüp bakmadı.
 
Sonra Muhammed Salah geldi.
 
Taşın üzerine oturdu.
 
Bir fotoğraf çekildi.
 
Ve taş bir anda şöhret oldu.
 
İnsanlar aynı yere gitmeye, aynı taşa oturmaya, aynı pozu vermeye başladı. Taşın yanına bir bank konuldu. Yaylaya Salah’ın adını taşıyan bir yazı yerleştirildi.
 
Buraya kadar her şey güzel.
 
Sonra bizim o meşhur “hatıra bırakma” kültürümüz devreye girdi.
 
Bank çalındı.
 
Yazı da çalındı.
 
Demek ki Salah’ın oturduğu taşın yanına konulan bank, sıradan bir bank değildi.
 
Hatırası vardı.
 
Tabela da sıradan bir tabela değildi.
 
Değeri vardı.
 
Hem de o kadar vardı ki, yerinde tutamadık.
 
Taş ise hâlâ orada.
 
Çünkü taş ağır.
 
Belki de hikâyenin en ironik tarafı bu.
 
Yıllardır yerinden kıpırdamayan taş, bir futbolcunun oturmasıyla turizm değerine dönüşüyor. Yanına konulan bank ise birkaç gün içinde turistik eşya oluyor.
 
Bizim turizm anlayışımız da böylece yeni bir boyut kazanıyor:
 
Ünlü birini getir, fotoğraf çektir, turist gelsin; sonra bankı korumaya al.
 
⸻
 
Aslında Salah’ın oturduğu yerin güzelliği yeni değil.
 
Yayla zaten oradaydı.
 
Doğa zaten güzeldi.
 
Taş zaten taştı.
 
Ama biz çoğu zaman güzelliği kendi gözümüzle fark etmek yerine, ünlü birinin gözünden bakmayı tercih ediyoruz.
 
Salah oturunca değer kazanıyor.
 
Bir başkası otursa belki sadece “taş” olarak kalacak.
 
Ne acı bir ölçü bu…
 
Bir insanın dokunduğu şey değerleniyor; ama o değerin asıl sahibi olan doğa, yıllardır sessizce bekliyor.
 
⸻
 
Şimdi taşın başına yeni bir tabela konur mu bilmiyorum.
 
Konursa, bence üzerine fazla şey yazmaya gerek yok.
 
Sadece:
 
“Salah burada oturdu.”
 
Altına da küçük bir not:
 
“Bank vardı. Tabela vardı. Artık yok.”
 
Taş yine orada.
 
Bütün bu şöhretin, ziyaretçi akınının ve küçük çaplı servet hareketliliğinin ortasında…
 
Sessizce duruyor.
 
Belki de bize bakıp gülüyor.
 
Çünkü o biliyor:
 
Şöhret gelip geçer. Taş kalır.
 
Tabii biri taşı da çalmaya kalkmazsa…
 
Malum.
 
Salah oturdu diye taş bile artık güvende değil.
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı