AB Komisyonu Başsözcüsü Marcus Lammert, düzenlediği basın toplantısında, paktın kabul edilmesinin üzerinden geçen iki yılın ardından yeni göç ve iltica kurallarının tam anlamıyla yürürlüğe girdiğini belirtti. Lammert, yeni sistemin dış sınırların daha etkin korunmasını, iltica süreçlerinin hızlandırılmasını ve üye ülkeler arasında daha güçlü dayanışma mekanizmalarının kurulmasını hedeflediğini söyledi.
GÖÇ YÖNETİMİNDE ORTAK ÇÖZÜM HEDEFİ
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in "Göç, Avrupa'nın ortak sorunudur ve ortak çözüm gerektirir" yaklaşımını hatırlatan Lammert, yeni paktın göç baskısını daha dengeli yönetmeyi amaçladığını ifade etti. Yeni düzenleme kapsamında düzensiz göçle mücadele, sınır kontrolleri, geri dönüş süreçleri ve iltica başvurularının değerlendirilmesinde ortak kurallar uygulanacak.
MACARİSTAN'DAN ÇEKİNCE
Paktın en tartışmalı başlıklarından biri olan zorunlu dayanışma mekanizmasına bazı ülkeler itiraz etmeyi sürdürüyor. Macaristan başta olmak üzere bazı üye ülkeler, sığınmacıların yeniden yerleştirilmesini öngören uygulamaların ulusal göç politikaları üzerindeki kontrolü azaltabileceğini savunuyor. AB Komisyonu ise üye ülkelerle temasların sürdüğünü ve yeni sistemin uygulanmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini belirtiyor.
2015 GÖÇ KRİZİ SONRASI HAZIRLANDI
Göç ve İltica Paktı'nın temelleri, Avrupa'nın 2015 yılında yaşadığı büyük göç krizinin ardından atılmıştı. Bir milyondan fazla kişinin Avrupa'ya ulaşmasıyla birlikte ortaya çıkan kriz, üye ülkeler arasında sınır güvenliği, sığınmacı paylaşımı ve iltica süreçleri konusunda ciddi görüş ayrılıklarına neden olmuştu. 2020 yılında Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan taslak, uzun müzakerelerin ardından Mayıs 2024'te kabul edilmiş ve bugün itibarıyla uygulamaya alınmıştı.
AB'DE GÖÇ POLİTİKASINDA YENİ SAYFA
AB'nin ilk kapsamlı göç ve iltica çerçevesi olarak değerlendirilen pakt, üye ülkeler arasında sorumluluk paylaşımını artırmayı ve göç yönetiminde daha bütüncül bir sistem oluşturmayı hedefliyor. Yeni uygulamanın önümüzdeki dönemde Avrupa'daki göç politikaları ve üye ülkeler arasındaki ilişkiler üzerinde önemli etkiler yaratması bekleniyor.