Merkez Bankası’nın yayımladığı son Enflasyon Raporu ve piyasalarda oluşan beklentiler, ekonomideki kırılganlığın rakamlara açık şekilde yansıdığını ortaya koyuyor. Ekonomist Levent Işık, Manşet Haber'e mevcut tabloyu değerlendirirken, özellikle enflasyon hedeflemesi ile açıklanan tahminler arasındaki uyumsuzluğa dikkat çekiyor.
ENFLASYON HEDEFİ İLE TAHMİN ARALIĞI ÇELİŞİYOR
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ara hedefi yüzde 16 seviyesinde koruduğunu belirtmesine rağmen, tahmin aralığını yüzde 15–21 bandına çekerek orta noktayı yüzde 18’e yükseltti. İktisat teorisine göre, hedef yüzde 16 iken tahmin orta noktasının 18’e çıkması, hedefin aşıldığını ve para politikasında sıkılaşma gereğini işaret ediyor Bu durumun, faiz artışı gerektiren bir tabloya işaret ettiğini vurgulayan Işık, buna karşın piyasalarda Mart ayında 100 baz puanlık faiz indirimi beklentisinin güçlenmesini “ciddi bir çelişki” olarak nitelendiriyor.
PİYASA BEKLENTİLERİ ENFLASYONDA BOZULMAYA İŞARET EDİYOR
Merkez Bankası’nın gerçekleştirdiği beklenti anketinde yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 23,23’ten yüzde 24,11’e yükseldiğini hatırlatan Işık, piyasa raporları ve reel göstergelere bakıldığında beklentinin yüzde 25 civarında katılaştığını belirtiyor. Işık’a göre, piyasa uzmanlarının büyük bölümü önümüzdeki 5 yıl içinde enflasyonun tek haneye ineceğine dair umutlarını kaybetmiş durumda.
PETROL VE GIDA VARSAYIMLARI GERÇEKÇİ DEĞİL
Merkez Bankası’nın iyimser senaryosunun büyük ölçüde petrol fiyatlarının 60 dolar civarında kalacağı varsayımına dayandığını ifade eden Işık, bu öngörünün piyasa gerçekleriyle örtüşmediğini söylüyor. Brent petrolün son günlerde 67–68 dolar seviyelerinde işlem gördüğüne dikkat çeken Işık, benzer bir kopukluğun gıda enflasyonu tahminlerinde de bulunduğunu belirtiyor. Raporda tüm yıl için yüzde 19’luk gıda enflasyonu öngörüsünün, mevcut fiyat eğilimleri dikkate alındığında inandırıcılıktan uzak olduğunu vurguluyor.
ŞUBAT VE MART VERİLERİ ANA EĞİLİMİ GÖSTERİYOR
Bloomberg’in anketine göre Şubat ayı enflasyon beklentisinin yüzde 2,74 olduğunu aktaran Işık, gerçekleşmenin yüzde 3’ü aşmasının kuvvetle muhtemel olduğunu ifade ediyor. Şubat enflasyonunun yüzde 3 gelmesi halinde, mevsimsellikten arındırılmış oranın yaklaşık yüzde 2,7 olacağına dikkat çekiyor. Ocak ayındaki yüzde 2,9’luk arındırılmış veriyle birlikte değerlendirildiğinde, bu durumun enflasyonun ana eğiliminin bozulduğunu gösterdiğini belirten Işık, yıllık enflasyonun yeniden yükseliş trendine girebileceği uyarısında bulunuyor.
FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİSİ RİSKLERLE UYUMLU DEĞİL
Mart ve Nisan aylarında baz etkisinin sınırlı kalacağına işaret eden Işık, Mayıs ayında düşük baz etkisinin geçici bir rahatlama sağlayabileceğini ancak genel eğilimin yukarı yönlü olduğunu vurguluyor. Buna rağmen piyasada faizlerin yüzde 30 seviyesine kadar indirileceği yönündeki beklentinin mevcut risklerle örtüşmediğini dile getiriyor.
CARİ AÇIK VE REZERVLERDE BOZULMA SİNYALİ
Cari dengede de bozulma yaşandığını belirten Işık, 25 milyar dolarlık cari açığın oluştuğunu, altın hariç dengede ise bir yıl içinde yaklaşık 8 milyar dolarlık bir kötüleşme görüldüğünü aktarıyor. Bu durumun, para politikasındaki kırılganlığı daha da artırdığını ifade ediyor. Rezervler cephesinde ise görünen iyileşmenin büyük ölçüde altın fiyatlarındaki artıştan kaynaklandığını vurgulayan Işık, reel anlamda net rezervlerin geçmiş dönemlere göre gerilediğine dikkat çekiyor.
“KRİTİK SINAV 12 MART’TA”
Levent Işık’a göre, 12 Mart’taki faiz kararı, enflasyonla mücadelede izlenecek yolun netleşmesi açısından kritik bir eşik olacak. Şubat enflasyonu yüzde 3 civarında gelmesine rağmen faiz indirimi yapılması halinde, ekonomi politikalarının tutarlılığı konusunda ciddi soru işaretleri doğacağını belirten Işık, önümüzdeki dönemin enflasyonla mücadelede “havlu atılıp atılmadığının” göstergesi olacağını söylüyor.
Haber: Melisa Altuntaş

