Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

COP31’den çiftçi ne kazanacak? “Antalya kazanacak, peki Anadolu?”

“Türkiye hazırlandı, peki Türk tarımı hazır mı?” Ziraat Yüksek Mühendisi Alparslan Tekbaş, COP31’in başarısının otellerin doluluk oranıyla değil, Anadolu çiftçisine sağlayacağı katkıyla da ölçülmesi gerektiğini söyledi.

ÖZEL HABER 06.11.2026 14:30 Melisa Altuntaş Okuma Süresi: 3 dk
COP31’den çiftçi ne kazanacak? “Antalya kazanacak, peki Anadolu?”
Paylaş:
N

Ziraat Yüksek Mühendisi Alparslan Tekbaş, Manşet Haber’e özel değerlendirmelerinde COP31’in başarısının turizm gelirleriyle sınırlı tutulmaması gerektiğini söyledi. “Antalya kazanacak, peki Anadolu?” diye soran Tekbaş, iklim finansmanının çiftçiye ulaşması ve zirvenin kalıcı tarımsal yatırımlara dönüşmesi çağrısında bulundu.

“TÜRKİYE HAZIRLANDI, PEKİ TÜRK TARIMI HAZIR MI?”

Tekbaş, zirve hazırlıklarının tarım açısından da ele alınması gerektiğini şu sözlerle ifade etti:

“Türkiye hazırlandı. İstanbul ve Antalya hazırlandı. Oteller, turizmciler, işletmeler, ulaşım sektörü hazırlandı. Peki, Türk tarımı hazır mı? Antalya COP31’den ekonomik kazanç sağlayacak. Asıl soru şu: Zirve bittikten sonra Anadolu çiftçisi ne kazanacak?”

COP31’in diplomasi, ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Tekbaş, tarımın iklim tartışmalarındaki yerine ilişkin şu soruyu yöneltti:

“İklim konuşulurken tarım neden yeterince görünür değil? Oysa iklim meselesinin tam merkezinde toprak, su, üretim ve gıda güvenliği bulunmuyor mu?”

“ZİRVENİN ETKİSİ OTELLERİN DOLULUĞUYLA ÖLÇÜLMEMELİ”

Antalya’da turizm ve hizmet sektörlerinin zirveden ekonomik katkı sağlayacağını söyleyen Tekbaş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“Oteller dolacak, restoranlar ve kafeler kazanacak. Taksiciler, araç kiralama şirketleri, tur operatörleri, esnaf ve hizmet sektörü bu hareketlilikten pay alacak. Bunlar küçümsenecek kazanımlar değil. Ancak COP31’in ekonomik etkisi yalnızca Antalya’daki otellerin doluluk oranıyla ölçülmemeli.”

Tekbaş, zirve sonrasında üreticinin elde edeceği kazanımlara da değinerek, “Konya’daki buğday, Yozgat’taki nohut üreticisi, Çukurova’daki pamukçu, Manisa’daki üzümcü, Ardahan’daki hayvancı bu zirveden ne kazanmış olacak? İşte Türkiye’nin COP31 sonrasında cevaplaması gereken asıl soru budur.” dedi.

“FİNANSMANIN NE KADARI ÇİFTÇİYE ULAŞACAK?”

İklim finansmanının kullanımında üreticilerin öncelik taşıması gerektiğini söyleyen Tekbaş, kaynakların tarımsal dönüşüme aktarılmasını istedi. Tekbaş, şöyle devam etti:

“Dünya iklim için milyarlarca dolar konuşuyor. Peki, bu finansmanın ne kadarı toprağa, suya ve çiftçiye ulaşacak? İklim değişikliğinin sonuçlarıyla mücadele eden üretici, dönüşümün finansmanında da öncelikli olmalıdır.”

Tekbaş’ın önerileri arasında modern sulama sistemleri, kuraklığa dayanıklı tohumlar, güneş enerjili tarımsal üretim, akıllı tarım teknolojileri, tarımsal atıkların değerlendirilmesi ve iklim sigortaları yer aldı.

“İKLİM POLİTİKASI TARIMDAN BAĞIMSIZ DÜŞÜNÜLEMEZ”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yürüttüğü iklim diplomasisini tarım açısından bir fırsat olarak değerlendiren Tekbaş, kurumlar arasında güçlü bir iş birliği istedi.

Tekbaş, “Murat Kurum’un yürüttüğü uluslararası iklim diplomasisiyle Tarım ve Orman Bakanlığı’nın üretim politikalarının güçlü biçimde buluşturulması gerekiyor. Çünkü iklim politikası tarımdan, tarım politikası da iklimden bağımsız düşünülemez” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin zirve sonrasına ilişkin hedefini de Tekbaş şu sözlerle anlattı:

“Türkiye’nin hedefi yalnızca COP31’e başarılı biçimde ev sahipliği yapmak değil, bu zirveyi kalıcı tarımsal yatırımlara dönüştürmek olmalıdır.”

ÜRETİCİLERE VE KOOPERATİFLERE ÇAĞRI

Tekbaş, çiftçileri, ziraat odalarını, kooperatifleri ve üretici temsilcilerini COP31 sürecine katılmaya çağırdı:

“COP31’i yalnızca çevreyle ilgili uluslararası bir toplantı olarak görmeyelim. Bu süreci takip edelim, görüşlerimizi açıklayalım, projelerimizi hazırlayalım ve tarımın geleceğine ilişkin taleplerimizi karar vericilere ulaştıralım.”

Anadolu’nun farklı bölgelerindeki üretim alanlarını hatırlatan Tekbaş, “Antalya’da iklim konuşulurken Ardahan’ın meraları, Konya’nın suyu, Çukurova’nın toprağı, Karadeniz’in fındığı, Ege’nin zeytini, Yozgat’ın mercimeği, nohudu unutulmamalı” dedi.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi Muhabir: Melisa Altuntaş
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Çocukları için doğal ürün ararken bal üreticisi oldular
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Çocukları için doğal ürün ararken bal üreticisi oldular
WhatsApp
İhbar Hattı