2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla okul kantinlerindeki yüksek fiyatlar velileri ve öğrencileri çaresiz bıraktı. Kantinde bir tost, ayran ve suyun aylık maliyeti 3 bin 300 lirayı bulurken, Eğitim-İş tüm öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek verilmesinin yıllık maliyetinin bütçenin sadece yüzde 1,4’üne denk geldiğini açıkladı.
SADECE TOST, AYRAN VE SU AYLIK 3 BİN 300 LİRA!
Yeni eğitim öğretim yılında okul kantinlerindeki fiyat tarifeleri aile bütçelerini sarsıyor. Bazı kantinlerde karışık tostun 120, ayranın 30, suyun ise 15 liradan satılmasıyla bir öğrencinin günlük en temel beslenme harcaması 165 liraya ulaşıyor. 20 günlük bir okul ayında öğrencinin yalnızca tost, ayran ve su tüketiminin maliyeti 3 bin 300 lirayı buluyor. Bu tutarın tek başına asgari ücretin yaklaşık yüzde 12’sine denk gelmesi, özellikle birden fazla çocuğu olan dar gelirli ailelerin çocuklarını kantinden yiyecek alamama, öğün atlama ya da temel ihtiyaçlardan kısma durumunda bırakıyor.
OECD ORTALAMASININ 3,5 KATI YOKSUNLUK
Sendika verilerine göre okula başlama masrafları en düşük kamu emekçisi maaşını aşarak yaklaşık 3 asgari ücrete ulaştı. Güncel PISA verileri ise Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 41,3’ünün maddi veya sosyal yoksunluk yaşadığını gösteriyor. OECD ortalamasının yaklaşık 3,5 katına karşılık gelen bu oran, her 10 öğrenciden 4'ünün açlık ve yetersiz beslenme riskiyle derse girmesine yol açıyor.
EĞİTİM-İŞ: "KAYNAK YOKLUĞU DEĞİL, SİYASİ TERCİH"
Eğitim-İş tarafından yapılan araştırmada, Türkiye'deki tüm öğrencilere her okul günü bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek sağlanmasının yıllık maliyeti 259 milyar lira olarak hesaplandı. Bu tutarın merkezi yönetim bütçesinin yalnızca yüzde 1,4'üne denk geldiğini vurgulayan sendika yönetimi, kamuoyuna yansıyan fon yolsuzluğu iddialarındaki 900 milyar liralık rakamın bu maliyetin 3,5 katı olduğunu belirterek; çocuklara ücretsiz yemek sunulmamasının kaynak yokluğundan değil, bir siyasi tercihten kaynaklandığının altını çizdi.