Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Mevlüt Karakaya, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılının “Türk asrı ve Türkiye Yüzyılı” hedefiyle şekillendiğini belirterek, Türkiye’nin yeni dönemde bölgesel bir güç olmanın ötesinde küresel ölçekte etkili bir aktör olmasının amaçlandığını söyledi.
MHP Çankaya İlçe Başkanlığı, Cumhuriyet'in 103'üncü yılı dolayısıyla özel konser düzenledi. Konserde konuşan Karakaya, Cumhuriyet'in kuruluş sürecinden Türkiye’nin ikinci yüzyılına uzanan değerlendirmelerde bulundu. Karakaya, 29 Ekim 1923’ü anlamak için o günün dünyasının hatırlanması gerektiğini belirterek, "Türk milleti, böyle bir dünyada bağımsızlığından vazgeçmedi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Milli Mücadele’yi kazandı; geleceğini kendi iradesiyle kurma kararlılığını gösterdi." dedi.
“29 EKİM 1923 SIRADAN BİR GÜN DEĞİL”
Konser öncesi Manşet Haber’in sorularını yanıtlayan MHP Genel Başkan Yardımcısı Karakaya, “Bugün Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünde biz aslında Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına da başladık. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını Türk asrı ve Türkiye Yüzyılı olarak ilan ettik.” dedi. Karakaya, 29 Ekim 1923’ün sıradan bir tarih olmadığını, Birinci Dünya Savaşı sonrasında dünyanın birçok bölgesinde manda ve sömürge yönetimlerinin devam ettiğini hatırlattı.
“HİMAYE VE MANDA KABUL EDİLEMEZ DENİLDİ”
Milli Mücadele döneminde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün farklı grupları ortak bir bağımsızlık hedefi etrafında topladığını ifade eden Karakaya, Sivas ve Erzurum kongrelerinin bu süreçteki önemine dikkat çekti. Karakaya, Atatürk’ün liderliğinde himaye ve manda anlayışının reddedildiğini, bağımsızlık mücadelesinin ardından yeni devletin yönetim biçiminin millet iradesine dayandırıldığını belirtti. “Yönetim atadan, dededen evlada geçmez. Bu irade milletin iradesidir.” diyen Karakaya, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu anlayış üzerine kurulduğunu söyledi.
TÜRKEŞ VE ÜLKÜCÜ HAREKETE VURGU
Karakaya, Cumhuriyetin korunması ve geleceğe taşınması konusunda Alparslan Türkeş’in mücadelesine de değindi. 12 Eylül öncesindeki ideolojik çatışmaları hatırlatan Karakaya, Türkeş’in Türk gençliğini milli birlik ve beraberlik anlayışı çevresinde topladığını ifade etti. Karakaya, o dönemde ülkücü gençliğin ülkenin birliği, Cumhuriyetin devamı ve milli değerlerin korunması için önemli bir mücadele verdiğini belirterek, Kızılcahamam’daki ülkücü şehitler anıtına da dikkat çekti.
“MİLLİ BİRLİK VE KARDEŞLİK GÜÇLENMELİ”
Manşet Haber’in “Cumhuriyet’in 103. yılında toplumsal birlik ve beraberliği güçlendirmek için sizce hangi adımlar atılmalı?” sorusuna da yanıt veren Karakaya, Türkiye’nin yaklaşık 50 yıldır terörle mücadele ettiğini söyledi.
Karakaya, bu mücadelenin yalnızca sınır güvenliğiyle sınırlı olmadığını belirterek, Cumhuriyet'in kuruluş felsefesinin, ülkenin birliğinin, beraberliğinin ve kardeşliğinin korunmasının temel mesele olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin bu süreçte çok sayıda şehit verdiğine dikkat çeken Karakaya, Cumhuriyet'in gelecek nesillere aktarılmasının yüksek insani ve toplumsal bedellerle gerçekleştiğini dile getirdi.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE GİRİŞİMİ SON DERECE ÖNEMLİ”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin gündeme taşıdığı “Terörsüz Türkiye” hedefine ayrı bir parantez açan Karakaya, bu girişimin Cumhuriyet'in ikinci yüzyılı açısından önemli olduğunu söyledi.
Karakaya, “Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Cumhuriyeti korumak, gelecek yüzyılını garanti altına almak için Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'nin Terörsüz Türkiye girişimi ve bu konuda aldığı risk, bu konudaki kararlılığı son derece önemli oldu.” ifadelerini kullandı.
2024’ten bu yana yürütülen süreçte önemli mesafe alındığını kaydeden Karakaya, Atatürk, Türkeş ve Bahçeli’nin farklı dönemlerde görev üstlenmelerine rağmen ortak noktalarının Cumhuriyet'in kuruluşu, korunması ve geleceğe taşınması olduğunu savundu.
“MESELE SADECE SINIRLARI KORUMAK DEĞİL”
Manşet Haber’in “MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin gündeme taşıdığı Terörsüz Türkiye hedefi, Cumhuriyetimizin geleceği ve Türkiye’nin birliği açısından ne ifade ediyor?” sorusunu da değerlendiren Karakaya, hedefin yalnızca bir güvenlik politikası olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
Karakaya, “Olay sadece ülkenin sınırlarını korumak değil. Sadece milli güvenlik meselesi değil. Milli birlik, kardeşlik, kalkınma. Terörün sona ermesi, Türkiye’nin kalkınmasını ve dış politikadaki gücünü de destekleyecek." diye konuştu.
“HEDEF TÜRK ASRI”
Türkiye’nin gelecek yüzyıldaki hedefinin “Türk asrı” olduğunu ifade eden Karakaya, dünyadaki çatışmalar, bölgesel krizler ve yayılmacı politikalar karşısında güçlü bir Türkiye’nin önemine dikkat çekti.
Karakaya, Terörsüz Türkiye girişimiyle birlikte Türkiye’nin dış politikadaki duruşunun daha kararlı hale geldiğini dile getirerek, Doğu Akdeniz ve Mavi Vatan gibi başlıkların da bu stratejik çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin yeni yüzyıldaki hedefini anlatan Karakaya, “Türk asrı da gerçekten bölgesinde güç, küresel alanda ciddi bir aktör haline gelmek.” ifadelerini kullandı.