Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Türkiye ve İsrail gerilimi savaşa dönüşür mü? Asıl tehdit siber saldırı 

Akademisyen Dr. Damla Taşkın, Manşet TV'de katıldığı Gündem Özel programında Türkiye-İsrail ilişkileri, Orta Doğu'daki güvenlik gelişmeleri ve Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmalarını değerlendirdi. 

ÖZEL HABER 16.10.2026 12:26 Güncelleme: 16.10.2026 12:43 Barış Hacısalihoğlu Okuma Süresi: 3 dk
Türkiye ve İsrail gerilimi savaşa dönüşür mü? Asıl tehdit siber saldırı 
Paylaş:
N

Türkiye ile İsrail arasında siyasi ve diplomatik gerilim tırmanırken olası bir çatışmanın siber ve ekonomik boyutları gündeme geldi. Ankara Bilim Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Damla Taşkın, iki ülke arasında doğrudan savaş beklemediğini ancak yapay zeka, dijital altyapılar ve hibrit saldırıların gelecekteki çatışmalarda daha fazla önem kazanabileceğini söyledi.

Akademisyen Dr. Damla Taşkın, Manşet TV'de Besim Kavukçu'nun sunduğu Gündem Özel programına konuk oldu. Bölgesel savunma iş birlikleri, Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmaları ve dış politikadaki gelişmelerin iç siyasete etkilerini değerlendiren Taşkın, Türkiye-İsrail ilişkilerine ayrı parantez açtı. Taşkın, Suriye ve Doğu Akdeniz üzerinden ortaya çıkabilecek gerilimlerin geleneksel savaş yöntemlerinin ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

TÜRKİYE-İSRAİL GERİLİMİNDE SİBER SALDIRI RİSKİ

Türkiye ile İsrail arasında doğrudan savaş yaşanması ihtimaline ilişkin konuşan Taşkın, böyle bir çatışma beklemediğini ancak güvenlik tehditlerinin değişen niteliğine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Taşkın, olası gerilimlerin yalnızca Suriye üzerinden değil, Doğu Akdeniz üzerinden de değerlendirilebileceğini belirterek, savaşların ekonomik, psikolojik ve siber boyutlarının öne çıktığını ifade etti.

Taşkın, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

"Artık savaşlar topla tüfekle, taşla sopayla olmuyor. Burada artık biz savaşı şöyle değerlendirmeliyiz bence. Sınır ötesi operasyonlarla ya da karadaki ya da denizdeki bizzat karşılaşmalar ya da savaşlarla değil, ekonomik savaşlarla, psikolojik savaşlarla ve siber savaşlarla değerlendirmeliyiz bence. Çünkü burada artık günümüzde güvenlik ve tehdit algıları değişti."

Devlet kurumlarının dijital altyapıları, finansal sistemler ve güvenlik teknolojilerine yönelik olası saldırıların da çatışmaların bir parçası olabileceğini belirten Taşkın, bu tür girişimlerin güvenlik açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

YAPAY ZEKÂ VE SİBER GÜVENLİK VURGUSU

Taşkın, ülkelerin yapay zeka ve bilişim teknolojilerine yaptığı yatırımların gelecekteki güvenlik politikalarını şekillendirebileceğini dile getirdi.
Klasik savaş yöntemlerinin yanında hibrit saldırıların da değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Taşkın, teknolojik gelişmelerin çatışma biçimlerini değiştirdiğini ifade etti.

Taşkın, şöyle devam etti:

"Artık daha mantıklı ve daha geleceği okur şekilde okumalar yapmamız lazım. Çünkü artık dediğimiz gibi, karakol baskınları değil ya da klasik savaş tekniklerinden değil, daha hibrit ve daha odaklı saldırıların mümkün olabileceğini düşünüyorum. İsrail ve ABD gibi ülkeler teknoloji yatırımlarına ağırlık veriyor. Gelecekteki çatışmalarda siber yöntemler daha fazla kullanılabilir.”

MEKKE İTTİFAKI'NIN BÖLGESEL GÜVENLİĞE ETKİSİ

Programda gündeme gelen bir diğer konu, Mekke İttifakı olarak adlandırılan bölgesel savunma girişimi oldu.

Taşkın, bu girişimi Türkiye'nin Orta Doğu'daki güvenlik iş birlikleri açısından değerlendirdi. Böyle bir mekanizmanın yalnızca sınır güvenliğiyle sınırlı kalmayıp enerji arzı ve ticaret koridorlarının korunmasına da katkı sağlayabileceğini savunan Taşkın, Türkiye'nin NATO üyeliğine dikkat çekti. 

Taşkın, bölgesel güvenlik iş birliklerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bakın Batı'da NATO ile birlikteyiz fakat Asya'da yani doğuda herhangi bir güvenlik mekanizması yok. Dolayısıyla Türkiye bu konuda elbette yeni bir mekanizmanın oluşturulması gerekliliğini söylüyordu."

Taşkın, bölgesel savunma ortaklıklarının çok boyutlu krizlerin çözümünde rol oynayabileceğini belirterek söz konusu girişimin Türkiye'ye katkı sağlayabileceği görüşünü dile getirdi.

SAVUNMA SANAYİSİNE EKONOMİK KATKI BEKLENTİSİ

Taşkın, bölgesel savunma iş birliklerinin Türkiye'nin savunma sanayisi açısından da fırsatlar oluşturabileceğini belirtti.

Türkiye'de geliştirilen motor ve füze sistemlerinin uluslararası alanda daha fazla görünürlük kazanabileceğini ifade eden Taşkın, savunma sanayisi ürünlerine yönelik talebin artabileceğini söyledi.

Taşkın, bu gelişmelerin Türkiye ekonomisine daha fazla döviz girişi sağlayabileceği değerlendirmesinde bulundu.

AZERBAYCAN'DAKİ BAŞÖRTÜSÜ TARTIŞMALARI

Programda Azerbaycan'daki okullarda başörtüsü kullanımına ilişkin tartışmalar da ele alındı. Taşkın, bireysel özgürlüklerin korunmasının önemine dikkat çekerken Azerbaycan'ın bağımsız bir devlet olduğunu ve iç hukukuna ilişkin kararların bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Taşkın, şu ifadeleri kullandı:

"Her ne kadar Türk soylu olsak da kültür ve dil birliğimiz olsa bile Azerbaycan bağımsız bir devlet. Dolayısıyla almış olacakları kararlar elbette ki yine kendi yasamalarını ve karar mekanizmalarını bağlayacaktır."

Tartışmaların Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri olumsuz etkilememesi gerektiğini belirten Taşkın, dezenformasyon ihtimaline karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu.

 

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi Muhabir: Barış Hacısalihoğlu
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Tunceli'de sağanak etkili oldu! Valilik uyardı!
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Tunceli'de sağanak etkili oldu! Valilik uyardı!
WhatsApp
İhbar Hattı