Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından dün “COP31 Yolunda Türkiye'nin Enerji Gündemi” başlıklı basın toplantısı düzenlendi. TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden ve yönetim kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda, Türkiye'nin rüzgâr enerjisindeki hedefleri ve yeni yatırım planları ele alındı.
Toplantıda konuşan Erden, Türkiye'nin 2035 yılı için öngördüğü 48 bin megavatlık rüzgâr enerjisi hedefine ulaşabilmesi için yatırımların hızlandırılması gerektiğini söyledi. İzin süreçleri, şebeke altyapısı ve finansmana erişimin sektörün öncelikli gündem maddeleri olduğunu belirten Erden, YEKA RES-2026 sonuçları, deniz üstü rüzgâr yatırımları ve COP31 hazırlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
RÜZGÂRDA 48 BİN MEGAVAT HEDEFİ
Toplantıda paylaşılan verilere göre Türkiye'nin rüzgâr enerjisindeki mekanik kurulu gücü 16 bin 231 megavata ulaştı. Türkiye, 2025 yılında gerçekleştirdiği 2 bin 142 megavatlık yeni kurulumla Avrupa'da ikinci sırada yer aldı.
Rüzgâr enerjisinin 2026'nın ilk yarısında elektrik üretimindeki payı yüzde 13,5 olurken, sektörün yılda yaklaşık 4 milyar dolarlık doğal gaz ithalatını önlediği belirtildi. Yaklaşık 30 bin kişiye istihdam sağlayan sektörün yıllık ihracat değeri ise 2 ila 2,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.
TÜREB'in 2035 yılı için ortaya koyduğu 48 gigavatlık kapasite senaryosu, yılda ortalama 3,2 gigavatlık yeni kurulum gerektiriyor. Türkiye'nin 25,5 gigavatlık karasal rüzgâr proje stokunun ise yalnızca 4,5 gigavatı yatırım aşamasında bulunuyor.
Erden, yatırımların önündeki engellere ilişkin şu ifadeleri kullandı:“Bugün sektörün öncelikli ihtiyacı, projelerin yatırım kararından üretime geçişine kadar uzanan süreci hızlandırmak. İzin süreçlerinde uygulama birliğinin sağlanması, şebeke bağlantılarının yatırım takvimleriyle uyumlu hale getirilmesi ve uzun vadeli, uygun maliyetli finansman imkanlarının geliştirilmesi bu açıdan belirleyicidir.”
Erden, 100 megavatlık bir rüzgâr santralinin altı ay gecikmesinin yaklaşık 5 milyon dolarlık üretim kaybına yol açabileceğini belirterek, “Yatırımın zamanında yapılması gerçekten çok önemli” dedi.
2040 ENERJİ VİZYONUNDA ELEKTRİFİKASYON ÖNE ÇIKIYOR
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının açıklamaya hazırlandığı 2040 enerji vizyonuna değinen Erden, sanayi, ulaştırma ve konutlarda elektrik kullanımının yaygınlaştırılmasının beklendiğini söyledi.Küresel enerji piyasalarında yaşanan fiyat dalgalanmaları ve tedarik sorunlarının yenilenebilir kaynakların önemini artırdığını belirten Erden, elektrik ihtiyacının mümkün olduğunca rüzgâr ve güneşten karşılanması gerektiğini ifade etti.
Türkiye'nin enerji arz güvenliğini güçlendirmek için yenilenebilir enerji yatırımlarının yanı sıra elektrik iletim altyapısının da geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda 2035 yılına kadar 28 milyar dolarlık şebeke yatırımı öngörülüyor.
YEKA RES-2026'DA 1.500 MEGAVATLIK KAPASİTE
Toplantıda, 2 Kasım'da gerçekleştirilen YEKA RES-2026 yarışmalarının sonuçları da değerlendirildi. Yedi sahada toplam 1.500 megavatlık kapasite için düzenlenen yarışmalara 12 şirketten 29 başvuru yapıldı. Toplam 73 tur açık eksiltme sonucunda beş farklı şirket kapasite hakkı kazandı. Yarışmaların tamamında kazanan elektrik satış fiyatı kilovatsaat başına 3,50 avro sent olurken, toplam 62,92 milyon avroluk katkı bedeli oluştu. Projelerin yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırıma dönüşmesi bekleniyor.
Erden, zorlu finansman koşullarına rağmen yatırımcı ilgisinin devam ettiğini belirterek, YEKA yarışmalarında temel amacın kamuya gelir sağlamak değil, tahsis edilen kapasiteyi hızla elektrik üretimine kazandırmak olduğunu söyledi. TÜREB, her yıl en az 1,5 gigavatlık rüzgâr YEKA kapasitesinin düzenli olarak tahsis edilmesini öneriyor.DENİZ ÜSTÜ RÜZGÂRDA İLK İHALE 2027'DE
Türkiye'nin 2035 yılı için belirlediği 5 gigavatlık deniz üstü rüzgâr hedefi kapsamında Kuzey Ege'deki dört aday sahada hazırlıklar sürüyor. İlk 1.000 megavatlık yarışmanın 2027 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Yaklaşık 3 milyar dolarlık yatırım gerektiren proje için ihale koşullarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülüyor.
Erden, yabancı yatırımcıların talepleri doğrultusunda şartnamede bazı düzenlemeler yapılmasının beklendiğini söyledi. İhalenin başarısız olabileceği yönündeki değerlendirmelere ise şöyle karşılık verdi:“Gelen noktada ben böyle bir ihtimal görmediğimi belirtmek istiyorum”
Deniz üstü rüzgâr yatırımlarının limanlar, tersaneler, mühendislik ve ekipman üretimi gibi alanlarda yeni fırsatlar oluşturması bekleniyor.
COP31'DE TÜRKİYE'NİN RÜZGÂR POTANSİYELİ TANITILACAK
9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31 kapsamında TÜREB, Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) iş birliğiyle beş güne yayılan sekiz etkinlik gerçekleştirecek. 9 Kasım'da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayesinde düzenlenecek Bakanlar ve Yatırımcılar Toplantısı'na 10'dan fazla ülkeden bakan ve 250 davetlinin katılması bekleniyor.
Erden, iklim zirvelerinin diplomatik görüşmelerin yanı sıra yeni yatırım ve ticari iş birliklerinin geliştirildiği platformlara dönüştüğünü belirtti. COP31'in Türkiye'nin rüzgâr enerjisindeki üretim gücünü uluslararası yatırımcılara tanıtmak açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade etti. Türkiye'nin rüzgâr enerjisindeki büyüme potansiyeline dikkat çeken Erden, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Rüzgarda büyümenin önünü açacak potansiyele sahibiz. Şimdi bu potansiyeli yatırımlara dönüştürecek süreçleri hızlandırmalıyız.”