Yapay zeka teknolojilerinin yaygınlaşması, üniversite hazırlık sınıflarında dil öğrenim yöntemlerini doğrudan etkiliyor. Öğrencilerin ders çalışma ve ödev yapma süreçlerine dahil olan bu araçlar, yabancı dil öğretiminde yeni bir dönemi başlatıyor. Kendi seviyesinin üzerinde metinleri yapay zekaya ürettiren öğrencilerde, ortaya çıkan ürün ile gerçek dil becerisi arasındaki fark giderek açılıyor.
"HAZIR ÖDEV ÜRETİCİSİ" UYARISI
Öğretim Görevlisi Filiz Ayça İnce, Manşet Haber’e yaptığı açıklamada, öğrencilerin yapay zekâyı bir öğrenme desteği yerine doğrudan ödev yaptırma amacıyla kullanmasının sakıncalarına değindi. İnce, "Öğrencinin kendi cümlelerini kurması gereken bir alanda yapay zekânın doğrudan metin üretmesi öğrenmeyi desteklemez" uyarısında bulundu.
EN ÇOK YAZMA VE DİL BİLGİSİNDE TERCİH EDİLİYOR
Hazırlık öğrencilerinin yapay zekâ araçlarına başvurduğu temel alanlar şu şekilde sıralanıyor:
Writing (Yazma): Metin kontrolü ve düzeltme.
Grammar (Dil bilgisi): Örnek cümle üretme ve konu anlatımı.
Speaking (Konuşma): Diyalog ve pratik yapma.
Vocabulary (Kelime bilgisi): Kelime anlamları ve kullanım örnekleri.
ANINDA GERİ BİLDİRİM VE KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ PRATİK
Yapay zekânın doğru kullanıldığında dil öğreniminde büyük imkânlar sunduğunu belirten İnce, "Özellikle yabancı dil öğrenen öğrenciler için kişiselleştirilmiş pratik yapma, anında geri bildirim alma ve anlamadıkları konuları tekrar etme imkânı sağlıyor" dedi. Ancak A1 seviyesindeki bir öğrencinin kusursuz bir paragraf ürettirmesinin gerçek dil seviyesini yansıtmayacağını hatırlatan İnce, bilinçsiz kullanımın tembelliğe yol açabileceğini vurguladı.
KULLANIM AMACI BAŞARIYI BELİRLİYOR
İnce, yapay zekânın faydalı bir araca dönüşmesinin tamamen öğrencinin yaklaşımına dayandığını belirterek, "Önemli olan, öğrencinin bu araçlardan nasıl yararlandığıdır. Öğrenci bir konuyu anlamak, kendi hatalarını fark etmek ve kendini geliştirmek için yapay zekâdan yararlanıyorsa bu oldukça değerlidir" ifadelerini kullandı.