Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Türkiye yapay zeka çağına hazır mı?

Türkiye'de yapay zeka kullanımı hızla artarken uzman eksikliği, yasal düzenlemeler ve veri güvenliği tartışılıyor. Manşet Haber, özel dosyasının son bölümünde Türkiye'nin yapay zekaya ne kadar hazır olduğunu inceledi.

ÖZEL HABER 23.10.2026 11:51 Güncelleme: 23.10.2026 11:56 Mazhar Taha Akkaya Okuma Süresi: 4 dk
Türkiye yapay zeka çağına hazır mı?
Paylaş:
N

Yapay zeka artık Türkiye'de de günlük hayatın bir parçası haline geliyor. Öğrenciler ders çalışırken, çalışanlar belge hazırlarken, şirketler ise üretim ve müşteri hizmetlerinde bu teknolojiden yararlanıyor.

Ancak kullanımın artması yeni soruları beraberinde getiriyor. Türkiye'de yeterli sayıda uzman var mı? Yapay zekanın yanlış kararlarından kim sorumlu olacak? Vatandaşların kişisel bilgileri nasıl korunacak?

TÜİK son araştırması, yapay zeka kullanımının hızla arttığını gösterirken, şirketlerin uzman eksikliği ve hukuki belirsizlikler yaşadığını da ortaya koyuyor.

TÜRKİYE'DE YAPAY ZEKA KULLANIMI İKİ KATINA YAKLAŞTI

TÜİK'in 2 Ekim 2026'da yayımladığı araştırmaya göre 16-74 yaş grubunda üretken yapay zeka kullananların oranı 2025 yılında yüzde 19,2 iken 2026'da yüzde 37,6'ya yükseldi.

Yapay zeka kullanımının en yaygın olduğu yaş grubu gençler oldu. Araştırmaya göre 16-24 yaş grubundakilerin yüzde 64,9'u yapay zeka kullandığını belirtti.

Eğitim seviyesi de kullanım oranlarını etkiledi. Yükseköğretim mezunlarında bu oran yüzde 62,7 olurken ilkokul mezunlarında yüzde 8,5 olarak ölçüldü.

Veriler, yapay zekanın Türkiye'de yaygınlaştığını ancak kullanımın yaşa ve eğitim düzeyine göre önemli farklılıklar gösterdiğini ortaya koydu.

ŞİRKETLERİN YÜZDE 14'Ü YAPAY ZEKA KULLANIYOR

TÜİK'in araştırmasına göre en az 10 çalışanı bulunan girişimlerde yapay zeka kullanma oranı 2025 yılında yüzde 7,5 iken 2026 yılında yüzde 14'e çıktı.

Ancak şirketlerin büyük bölümü henüz bu teknolojiyi kullanmadığını bildirdi.

Yapay zeka kullanmayan ancak kullanmayı düşünen girişimlerin yüzde 72,3'ü uzman eksikliğini önemli bir engel olarak gösterdi.

Aynı gruptaki şirketlerin yüzde 66,4'ü hukuki belirsizliklerden, yüzde 65,4'ü ise veri güvenliği ve gizliliğiyle ilgili endişelerden söz etti.

Bu sonuçlar, şirketlerin yalnızca teknolojiye erişmekte değil, teknolojiyi güvenli biçimde kullanabilecek çalışanlar bulmakta da zorlandığını gösteriyor.

TÜRKİYE 2030 YILINA KADAR YENİ BİR PLAN HAZIRLADI

Türkiye'nin ilk Ulusal Yapay Zeka Stratejisi 2021 yılında yürürlüğe girdi. Bu stratejinin ardından 2024-2025 dönemini kapsayan yeni bir eylem planı hazırlandı.

18 Ağustos 2026'da ise Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030) Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile duyuruldu.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan plan, yapay zeka alanında uzman yetiştirilmesini, veri altyapısının güçlendirilmesini ve teknolojinin kamu ile özel sektörde daha fazla kullanılmasını hedefliyor.

Planda Türkiye'nin yalnızca yapay zeka kullanan değil, aynı zamanda bu teknolojiyi geliştiren ve üreten bir ülke olması amaçlanıyor.

Ancak hedeflerin ne ölçüde gerçekleşeceği, önümüzdeki yıllarda uygulanacak projeler ve bunların sonuçlarıyla değerlendirilebilecek.

TÜRKİYE KENDİ YAPAY ZEKASINI GELİŞTİRİYOR

Türkiye'de yapay zeka alanındaki çalışmalardan biri de TÜBİTAK BİLGEM tarafından yürütülüyor.

Kurumun geliştirdiği BİLGE adlı yapay zeka modeli ailesi, özellikle Türkçe metinleri anlama, yazma ve işleme amacıyla hazırlandı.

Farklı büyüklüklerde modellerden oluşan çalışma, Türkiye'de kendi yapay zeka sistemlerini geliştirme girişimlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Bu tür çalışmaların yaygınlaşması için güçlü bilgisayar altyapısına, yeterli veriye ve alanında uzman araştırmacılara ihtiyaç duyuluyor.

YAPAY ZEKA KANUNU MECLİS'TE BEKLİYOR

Yapay zekanın yaygınlaşması, teknolojinin nasıl denetleneceğine ilişkin yasal düzenlemeleri de gündeme getirdi.

24 Haziran 2024'te TBMM'ye sunulan Yapay Zeka Kanun Teklifi, sistemlerin güvenli ve adil biçimde kullanılmasını, kişisel verilerin korunmasını ve yapay zeka uygulamalarının denetlenmesini amaçlıyor.

Teklif, Meclis'in Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda bulunuyor.

7 Kasım 2025'te sunulan ve yapay zeka sistemlerine yönelik bazı düzenlemeler içeren başka bir kanun teklifi de komisyonda bekliyor.

25 Haziran 2026'da sunulan bir diğer teklif ise yapay zeka ve otomasyon nedeniyle işini kaybedebilecek çalışanlara yönelik destek mekanizmaları kurulmasını öngörüyor.

Bu teklifler henüz kanunlaşmadı. Türkiye'de yapay zekaya ilişkin uygulamalar, kişisel verilerin korunması ve diğer alanlardaki mevcut kanunlar kapsamında değerlendirilmeye devam ediyor.

VATANDAŞLARIN KİŞİSEL VERİLERİ NASIL KORUNACAK?

Yapay zeka sistemleri metin, görüntü ve ses gibi farklı türlerdeki bilgileri işleyebiliyor. Bu bilgiler arasında kişisel veriler de bulunabiliyor.

Türkiye'de kişisel verilerin korunmasına ilişkin temel düzenlemeler 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında uygulanıyor.

Kanun, kişisel verilerin hangi şartlarda işlenebileceğini ve vatandaşların bu verilere ilişkin haklarını düzenliyor.

Ayrıca kişilerin yalnızca otomatik sistemler tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda kendileri aleyhine ortaya çıkan sonuçlara itiraz etme hakkı bulunuyor.

TÜBİTAK da 2025 yılında yayımladığı rehberde araştırma süreçlerinde yapay zekanın kullanımı için kurallar belirledi. Rehberde gizli bilgilerin korunması ve yapay zekanın ürettiği içeriklerin insanlar tarafından kontrol edilmesi gerektiği vurgulandı.

ÇAYIR: YAPAY ZEKANIN ALDIĞI KARARLARA İTİRAZ EDİLEBİLMELİ

Manşet Haber'in sorularını yazılı olarak yanıtlayan Alternatif Bilişim Derneği Başkanı Avukat Faruk Çayır, yapay zekanın insanların hayatını doğrudan etkileyen alanlarda kullanılması halinde şeffaflık ve insan denetiminin sağlanması gerektiğini belirtti.

Çayır, özellikle iş başvuruları, çalışanların performans değerlendirmeleri, terfiler ve işten çıkarmalarda yapay zeka kullanıldığında kişilerin bu durumdan haberdar edilmesi gerektiğini ifade etti.

Bu kişilerin yapay zekanın verdiği kararlara itiraz edebilmesinin ve kararların bir insan tarafından yeniden incelenmesini isteyebilmesinin önemine dikkat çekti.

TÜRKİYE YAPAY ZEKA ÇAĞINA NE KADAR HAZIR?

TÜİK'in 2026 verileri, Türkiye'de yapay zeka kullanımının bir yılda belirgin biçimde arttığını gösteriyor.

Buna karşılık şirketlerin bildirdiği uzman eksikliği, hukuki belirsizlikler ve veri güvenliği endişeleri çözüm bekleyen sorunlar arasında bulunuyor.

Türkiye'nin hazırlıklarını değerlendiren Alternatif Bilişim Derneği Başkanı Avukat Faruk Çayır, teknolojiyi kullanan kişi ve kurum sayısının tek başına yeterli bir ölçü olmadığını belirtti.

Çayır, şu ifadeleri kullandı:

“Asıl ölçüt; çalışanların haklarını, vatandaşların mahremiyetini, ifade özgürlüğünü ve demokratik denetimi koruyan kurumların bulunup bulunmadığıdır.”

Türkiye'nin 2030 yılına kadar uygulamayı hedeflediği eylem planının sonuçları ve Meclis'teki düzenlemelerin geleceği, bu alandaki hazırlıkların nasıl ilerlediğini gösterecek.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Rusya'dan Ukrayna'nın liman ve demir yollarına İHA saldırısı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Rusya'dan Ukrayna'nın liman ve demir yollarına İHA saldırısı
WhatsApp
İhbar Hattı