Covid-19 salgınında geliştirdikleri mRNA aşısıyla dünya çapında tanınan Uğur Şahin ve Özlem Türeci, yeni bir biyoteknoloji girişimine imza attı. Almanya’nın Mainz kentinde kurulan ARİFE, yeni nesil mRNA teknolojileri üzerinde çalışacak. Kanser tedavileri, şirketin öncelikli araştırma alanlarından biri olacak.
ARİFE’NİN MERKEZİ MAINZ OLACAK
Alman basınında yer alan ticaret sicili bilgilerine göre ARİFE, Avrupa Şirketi statüsünde tescil edildi. Şirketin başlangıç sermayesi 120 bin avro olarak belirlendi. Son tescil işleminin ise 1 Eylül 2026’da tamamlandığı bildirildi.
Mainz merkezli şirketin ilk aşamada yüzü aşkın çalışanla faaliyet göstermesi planlanıyor. ARİFE’nin ilaç araştırma ve geliştirme çalışmalarının yanı sıra üretim ve pazarlama alanlarında da faaliyet yürütmesi bekleniyor.
Şirkete verilen “Arife” adının Türkçe kökenli olduğu ve “bilen, bilgili kadın” anlamına geldiği aktarıldı.
YENİ NESİL MRNA TEDAVİLERİ GELİŞTİRİLECEK
ARİFE’nin çalışmaları, hücrelerin belirli proteinleri geçici olarak üretmesini sağlayan yeni nesil mRNA teknolojilerine odaklanacak. Bu teknolojiyle bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıması ve hedef alması amaçlanıyor.
Şirket henüz araştırma ve geliştirme aşamasında bulunuyor. Bu nedenle gelişme, yeni bir kanser ilacının bulunduğu anlamına gelmiyor. ARİFE bünyesinde geliştirilecek tedavi adaylarının klinik deneylerden ve resmî onay süreçlerinden geçmesi gerekecek.
BioNTech’in bazı mRNA teknolojileri ile bunlara bağlı hakları ARİFE’ye aktarması planlanıyor. BioNTech, bu aktarım karşılığında yeni şirkette azınlık payına sahip olacak. Anlaşmada lisans gelirleri ile araştırma aşamalarına bağlı ödemelerin de yer alması bekleniyor.
BIONTECH’TEKİ GÖREVLERİNİ DEVREDECEKLER
Uğur Şahin ve Özlem Türeci’nin BioNTech’teki yönetim görevlerini 2026 sonuna kadar bırakması planlanıyor. Şahin, şirkette üst yöneticilik; Türeci ise baş tıbbi sorumluluk görevini yürütüyor.
İki bilim insanı, yönetim sorumluluklarını devrettikten sonra ARİFE’nin çalışmalarına liderlik edecek. BioNTech ile yeni şirket arasındaki bilimsel ve ticari iş birliğinin ise devam etmesi öngörülüyor.
BioNTech, ARİFE’den bağımsız olarak mevcut kanser araştırmalarını ve klinik programlarını sürdürecek. Şirket, 2026 sonuna kadar onkoloji alanında 15 farklı Faz 3 klinik araştırmanın devam etmesini hedefliyor.
İLK ŞİRKETLERİNİ 2001’DE KURDULAR
ARİFE, Şahin ve Türeci’nin kurduğu üçüncü biyoteknoloji şirketi oldu. İki bilim insanı, 2001 yılında kanser tedavilerine odaklanan Ganymed Pharmaceuticals’ı kurdu.
Ganymed, kanser hücrelerindeki belirli hedeflere bağlanan antikor tedavileri geliştirdi. Şirket, 2016 yılında Japon ilaç üreticisi Astellas tarafından 422 milyon avro karşılığında satın alındı. Anlaşmada araştırmaların ilerlemesine bağlı olarak 860 milyon avroya kadar ek ödeme yapılması da öngörüldü.
BIONTECH’İN TEMELİNDE KANSER ARAŞTIRMALARI VAR
Uğur Şahin ve Özlem Türeci, Christoph Huber ile birlikte BioNTech’i 2008’de kurdu. Şirketin kuruluş amacı, kişiye özel kanser tedavileri ve bağışıklık sistemini harekete geçiren mRNA tabanlı ilaçlar geliştirmekti.
BioNTech, 2012’de kişiselleştirilmiş bir mRNA kanser tedavisi için ilk insan çalışmasını başlattı. Şirket, 2014’te katı tümörlere karşı geliştirilen kişiye özel başka bir mRNA tedavisini klinik araştırma aşamasına taşıdı.
Covid-19 salgınının başlamasıyla “Project Lightspeed” programını hayata geçiren BioNTech, Pfizer ile birlikte mRNA tabanlı aşı geliştirdi. Yaklaşık 10 ay içinde geliştirilen aşı, çok sayıda ülkede kullanım onayı aldı.
Şirket, salgının ardından yeniden kanser araştırmalarına ağırlık verdi. BioNTech halen mRNA kanser tedavileri, antikor-ilaç bileşikleri, bağışıklık sistemini düzenleyen ilaçlar ve hücre tedavileri üzerinde çalışıyor.