Bilimsel araştırmalar, yemek pişirme sırasında insan saçının kalınlığından çok daha küçük partiküllerin havaya yayılabildiğini gösteriyor. 2024'te yapılan deneysel bir çalışmada mutfaktaki PM2.5 yoğunluğunun kullanılan pişirme ve havalandırma koşullarına göre büyük farklılık gösterdiği belirlendi.
ÖLÇÜMLERDE 2 BİN 296 MİKROGRAMA KADAR ÇIKTI
Araştırmacılar bir apartman mutfağında farklı pişirme yöntemlerini ve havalandırma seçeneklerini karşılaştırdı. Ölçümlerde mutfaktaki ortalama PM2.5 konsantrasyonu metreküp başına 22 mikrogram ile 2 bin 296 mikrogram arasında değişti. Ortaya çıkan tablonun en önemli belirleyicisi ise davlumbaz kullanımı oldu.
SADECE MUTFAKTA KALMADI
Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de pişirme sırasında oluşan partiküllerin mutfaktan diğer bölümlere yayılmasıydı. Mutfakta kaydedilen PM2.5 artışından yaklaşık 200 ila 800 saniye sonra bitişik odada da partikül seviyesinin zirve yaptığı görüldü. Başka bir ifadeyle mutfağın havasındaki değişim, kısa süre içinde evin diğer bölümlerine de taşınabildi.
DAVLUMBAZIN ETKİSİ DİKKAT ÇEKTİ
Aynı araştırmada davlumbaz kullanımı, diğer şartlar sabit tutulduğunda pişirme kaynaklı PM2.5 maruziyet dozunu yaklaşık yüzde 90 azalttı. Pencerenin açılması yaklaşık yüzde 51, hava besleme sisteminin kullanılması ise yüzde 37 oranında azalma sağladı. Bu oranlar araştırmanın yapıldığı deney koşullarına ait. Her mutfakta aynı sonucu vereceği anlamına gelmiyor ancak araştırma, etkili havalandırmanın önemini açık biçimde ortaya koyuyor.
KIZARTMA VE YÜKSEK ISI NEDEN ÖNEMLİ?
Yağ ısıtıldığında ve yiyecek yüksek sıcaklıkta pişirildiğinde havaya yalnızca su buharı çıkmıyor. Bilimsel incelemelerde pişirme dumanlarının ultra ince partiküller, aldehitler, uçucu organik bileşikler ve farklı kimyasal maddeler içerebildiği belirtiliyor. Ortaya çıkan miktar ise kullanılan yağdan pişirme sıcaklığına, tavadan yemek türüne ve havalandırmaya kadar birçok etkene bağlı.
GÖRÜNMÜYOR AMA SOLUNABİLİYOR
PM2.5 olarak sınıflandırılan parçacıklar, çapları 2,5 mikrometrenin altında olduğu için çıplak gözle görülemiyor. Boyutlarının küçüklüğü nedeniyle bu partiküllerin bir bölümü nefes yoluyla akciğerlerin derin bölgelerine kadar ulaşabiliyor. Bu nedenle bilim insanları yemek pişirmeyi, iç ortam hava kalitesini etkileyebilecek kaynaklardan biri olarak değerlendiriyor.
BAŞKA BİR ARAŞTIRMADA AKCİĞER BULGUSU
2025'te yayımlanan sekiz aylık bir müdahale araştırması da dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Odunun yaygın biçimde yemek pişirme yakıtı olarak kullanıldığı Çin'in kırsal bölgelerinde yapılan çalışmada, yemek pişirme sırasında havalandırma davlumbazı kullanan grupta 24 saatlik ortalama PM2.5 maruziyeti yaklaşık yüzde 30 azaldı.
Araştırmada bazı akciğer fonksiyonu göstergelerinde de olumlu değişiklikler kaydedildi. Ancak çalışmanın yakıt ve yaşam koşulları modern kent mutfaklarından farklı olduğu için sonuçların tüm evlere doğrudan genellenemeyeceği belirtilmeli.
MUTFAKTA BASİT AMA ETKİLİ ÖNLEM
Bilimsel bulguların ortak noktası, yemek pişirirken havalandırmanın önemli olması. Davlumbazın çalıştırılması, mümkünse havanın dış ortama tahliye edilmesi ve uygun şekilde pencere açılması mutfakta biriken ince partiküllerin azaltılmasına yardımcı olabiliyor. Kısacası sofraya gelen yemeğin kokusunun ardında gözle görülmeyen bir hava kirliliği de bulunabilir. Çözüm ise mutfağın havasını ihmal etmemekten geçiyor.