Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, daha önce de Türkiye’de hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve temel haklar konusunda eleştirilerde bulunmuştu. Avrupa Parlamentosu’nun 2026’da gündeme gelen Türkiye raporu da demokratik standartlar, yargı bağımsızlığı ve temel özgürlükler alanındaki sorunlara dikkat çekmişti. Sánchez Amor’un hazırladığı raporun ardından AP’de Türkiye’ye yönelik eleştiriler daha görünür hale gelirken, raporda Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yaptırım çağrısının yer alması da Ankara ile Brüksel arasında yeni bir gerilim başlığı olmuştu.
İMAMOĞLU, KAVALA VE DİĞER DAVALAR GÜNDEME GELMİŞTİ
Sánchez Amor, daha önce Ekrem İmamoğlu, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş ve Can Atalay gibi isimlerin davaları üzerinden Türkiye’deki yargı süreçlerini eleştirmişti. Raportörün cezaevi ziyaretleri sonrası yaptığı açıklamalarda, Avrupa Parlamentosu’nun bu davalara ilişkin dayanışmasını ilettiği ve Türkiye’de yargı bağımsızlığına dair endişelerini dile getirdiği aktarılmıştı. Sánchez Amor ayrıca Osman Kavala dosyasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması çağrısında bulunmuş, İmamoğlu’na ilişkin süreçlerde de davaların siyasi nitelik taşıdığı yönünde değerlendirmeler yapmıştı.
GÜRLEK’TEN SÁNCHEZ AMOR’A YANIT
Adalet Bakanı Akın Gürlek ise Sánchez Amor’un İmamoğlu davalarına yönelik son eleştirilerine sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Gürlek, yargı süreçlerinin uluslararası çevreler tarafından takip edilmesini “demokratik olgunluk ve şeffaflık” göstergesi olarak nitelendirdi ancak yapılan açıklamaların yargıyı baskı altına alma amacı taşıdığını ileri sürdü. Türkiye’de yargı süreçlerinin yabancı parlamenterlerin siyasi ajandalarına göre değil, Anayasa’ya, kanunlara ve dosyadaki delillere göre yürüdüğünü savunan Gürlek, “Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz” diyerek eleştirilere karşı çıktı.