Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin "mutlak butlan" kararı vermesi ve eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun "tedbiren" göreve dönmesinin ardından, dün emniyet güçlerinin müdahalesiyle boşaltılan CHP Genel Merkezi'ne ilişkin yankılar sürüyor. Yaşanan kriz sonrasında siyasi çalışmalarını Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) taşıyan Özgür Özel ve kurmayları, parlamentoda önemli bir kabul gerçekleştirdi. Aralarında DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın da yer aldığı DEM Parti heyeti, Meclis'te CHP Grubu'nu ziyaret etti. Görüşmenin ardından kameraların karşısına geçen iki isim, tahliye sürecinde yaşanan müdahaleye sert sözlerle tepki gösterdi.
ÖZGÜR ÖZEL: "MECLİS'TEKİ ODAMIZ ARTIK GENEL MERKEZİMİZ OLARAK İŞLEM GÖRÜYOR"
Dün genel merkez binasının boşaltılmasının ardından TBMM'yi "yeni genel merkez" olarak ilan eden Özgür Özel, parlamento çatısı altında ilk grup toplantısını gerçekleştirdiklerini belirtti. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Meclis'te genel başkan, grup yönetim kurulu odamız; partimizin genel merkezi olarak işlem görüyor. Bugün ilk mesai günümüze başladık. Dün akşam saatlerinde ilk grup toplantımızı milletvekillerimizle yaptık. İlk ziyaretimizi aldık. Bu danışma ziyareti bizim açımızdan da çok kıymetli, teşekkür ediyorum."
TUNCER BAKIRHAN: "ANA MUHALEFETE BİBER GAZIYLA GİDİLMESİ HUKUK SKANDALIDIR"
Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, tahliye esnasında uygulanan kolluk müdahalesini sert bir dille eleştirdi. Yaşananları "demokrasi ayıbı" olarak nitelendirirken, krizden çıkış yolunun demokratikleşme olduğunu vurgulayan Bakırhan, açıklamasında şunları kaydetti:
"Mutlak butlan kararıyla Türkiye'de demokrasi bir kez daha siyasi krizle karşı karşıyadır. Mutlak butlan kararının uygulanması esnasında kolluğun şiddetiyle ortaya çıkan görüntüler tek kelimeyle utanç verici ve kabul edilemezdir. Ana muhalefet partisine biber gazlı, tazyikli su ve plastik mermilerle gidilmesi demokrasi ayıbı ve hukuk skandalıdır. Bu saldırıyı açıkça kınıyoruz.
"SİYASİ PARTİLERİN KADERİ MAHKEME KORİDORLARINDA BELİRLENMEZ"
Türkiye halkları bu tip dönemlerde her zaman demokrasiden yana tavır koymuştur. Siyasete yapılan hiçbir müdahaleye Türkiye halkları bu zamana kadar rıza göstermedi. Demokrasi bizi bir arada tutacak en güçlü ilkedir. Yaşadığımız siyasi krizlerin temelinde demokratik siyaset eksikliği yatmaktadır. Buradan çıkışın tek yolu bu rejimin hukukla kuşanması ve demokratikleşmesidir. Hukuk güvence olmaktan çıktıkça hiçbirimiz kendimizi güvenli bir siyasi zeminde bulamayacağız.
Adalet ve demokrasinin esas alınmadığı her dönemde toplumsal barış zemini daha fazla zarar görüyor. CHP'nin bu dönemden bütünlüğünü koruyarak çıkmasını diliyoruz. CHP'nin bu süreci dışarıdan bir el olmaksızın, kendi demokratik olgunluğuyla aşabileceğine inanıyoruz. Siyasi partilerin kaderi mahkeme koridorlarında değil; üyelerin iradesi, seçmenlerinin tercihleriyle belirlenir."