CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, Türkiye’nin enerji politikaları ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile yürütülen ilişkiler üzerinden iktidara yönelik sert eleştirilerde bulundu. Karabat, AK Parti’nin Türkiye’nin sahip olduğu jeopolitik gücü ülke menfaatleri doğrultusunda değil, kendi siyasi meşruiyet arayışı için kullandığını ileri sürdü.
"TRUMP VE BARRACK'IN AÇIK DESTEK İTİRAFI"
ABD Başkanı Donald Trump ile Trump’ın Ortadoğu temsilcisi Tom Barrack tarafından yapılan açıklamaların dikkat çekici olduğunu belirten Karabat, Barrack’ın “Erdoğan’a meşruiyet veriyoruz” şeklindeki sözlerinin, iktidara sağlanan uluslararası desteğin açık bir itirafı olduğunu savundu.
Bu siyasi desteğin bedelinin Türkiye’ye ekonomik olarak ödetildiğini ifade eden Karabat, özellikle enerji alanında atılan adımlara ve yapılan tercihlere dikkat çekti.
"TÜRKİYE ABD LNG'SİNE BAĞIMLI HALE GETİRİLDİ"
Türkiye’nin son dönemde Avrupa’nın en büyük LNG ithalatçılarından biri konumuna geldiğini aktaran Karabat, son aylarda gerçekleştirilen LNG ithalatının yaklaşık yüzde 60’ının ABD’den yapıldığını açıkladı. Karabat'ın paylaştığı verilere göre Türkiye, Ekim 2025 ile Şubat 2026 tarihleri arasındaki 5 aylık süreçte ABD’den 305,5 milyar fit küp doğalgaz ithal etti ve bu ithalat karşılığında toplam 2 milyar 667 milyon dolar ödeme gerçekleştirdi. Yaklaşık 100 tane LNG gemisinin 5 ayda bu doğalgazı Türkiye'ye taşıdığını belirten Karabat, Türkiye’nin çevresinde doğalgaz kaynakları bulunan ülkeler yer alırken ABD’ye bağımlı bir enerji hattı kurulduğunu ifade etti.
İktidarın yerli doğalgaz keşiflerini siyasi propaganda aracı olarak kullandığını söyleyen Karabat, bu keşiflerin kıymetli olduğunu ancak toplam tüketime oranla yetersiz kaldığını ve ithalata bağımlılığın bittiği algısıyla ABD'ye verilen tavizlerin gizlenmeye çalışıldığını savundu.
"DAHA UCUZ ALTERNATİFLER VARDI"
Aynı miktardaki LNG’nin farklı ülkelerden çok daha düşük maliyetlerle tedarik edilebileceğini belirten Karabat, ortalama LNG fiyatlarının ABD’ye kıyasla Cezayir’de yaklaşık 3 dolar, Nijerya’da 3,5 dolar, Katar’da ise 4 dolar daha ucuz seviyelerde bulunduğunu ifade etti.
Türkiye’nin aynı miktardaki gazı diğer ülkelerden alması durumunda oluşacak maliyet farklarını da paylaşan Karabat, şu verileri sundu:
"Türkiye aynı miktardaki LNG’yi Cezayir’den alsaydı 1 milyar dolara yakın, Nijerya’dan alsaydı 1,1 milyar dolar, Katar’dan alsaydı da 1,2 milyar dolar daha az ödeme yapacaktı."
Karabat, bu duruma rağmen iktidarın Türkiye’nin jeopolitik avantajını kullanıp zamanında kontratlar yapmak yerine, ABD ile siyasi ilişkiler uğruna daha pahalı olan enerjiyi tercih ettiğini ileri sürdü.
"TÜRKİYE'NİN BAĞIMSIZLIĞI TEHLİKEDE"
Dış politika ve enerji alanında verilen tavizlerin ülkenin siyasi ve ekonomik bağımsızlığını zayıflattığını belirten Karabat, AK Parti’nin Türkiye açısından bir “beka sorunu” haline geldiğini iddia etti. Karabat, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti:
"Türkiye diplomaside ve küresel ticarette sürekli taviz veren bir noktaya sürüklenmiştir. Bu anlayış devam ederse siyasi ve iktisadi bağımsızlığımız ciddi bir tehdit altına girecektir."