DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisindeki (TBMM) grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın tutukluluğuna tepki gösteren Hatimoğulları, AİHM kararları ve kayyım uygulamalarını eleştirdi. Fon soruşturmasını "ekonomik Susurluk" olarak nitelendiren Hatimoğulları, çözüm sürecine ilişkin somut adımlar atılması ve yasal düzenlemeler için takvim açıklanması çağrısında bulundu.
DEM Parti'nin TBMM'deki grup toplantısına, Kürt meselesine ilişkin yürütülen süreçte somut adımlar atılması talebiyle 24 farklı kentten Ankara'ya gelerek Barış Nöbeti başlatan Barış Anneleri de katıldı. Konuşmasına anneleri selamlayarak başlayan Hatimoğulları, siyasi tutuklular, ekonomik sorunlar, dış politika ve çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
HATİMOĞULLARI'NDAN 4 KASIM AÇIKLAMASI
Hatimoğulları, 4 Kasım 2016'da yaşanan gözaltı ve tutuklamaları hatırlatarak dönemin HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda siyasetçinin tutuklandığını söyledi.
Yaşananları "siyasi darbe" olarak nitelendiren Hatimoğulları, "4 Kasım’da Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da içinde olduğu geniş çaplı gözaltı ve tutuklama operasyonuyla karşı karşıya kaldık. Milyonların iradesine kelepçe takılmak istendi. Kobani kumpas davasında hala cezaevinde olan yoldaşlarımız var" ifadelerini kullandı.
Hatimoğulları, aradan 10 yıl geçmesine rağmen tutuklulukların devam etmesini eleştirerek Kobanê davasının siyasi amaçlarla yürütüldüğünü savundu.
AİHM KARARLARININ UYGULANMASINI İSTEDİ
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) kararlarını hatırlatan Hatimoğulları, Türkiye'nin söz konusu kararları uygulamakla yükümlü olduğunu belirtti.
Tutuklu siyasetçilerin serbest bırakılmamasına tepki gösteren Hatimoğulları, "Hala arkadaşlarımız siyasi rehin olarak tutuluyorlar. Bunu kabul etmek mümkün değil" dedi.
Hatimoğulları, yargı süreçlerinin siyasi amaçlarla kullanılmaması gerektiğini savunarak tutuklulukların sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
KAYYIM UYGULAMALARINA TEPKİ GÖSTERDİ
Hatimoğulları, belediyelere kayyım atanmasını eleştirerek seçilmiş yöneticilerin görevlerinden uzaklaştırılmasının halkın iradesine müdahale olduğunu savundu.
DEM Partili bazı belediyelere yeniden kayyım atandığını belirten Hatimoğulları, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğunu da gündeme getirdi.
Hatimoğulları, "4 Kasım’da DEM Parti belediyelerine patır patır kayyım atandı. Bakın bu dönemde de yine belediyelerin bir kısmına kayyım atanmış durumda. Ekrem İmamoğlu hala tutuklu. Siyasetçilerin yeri seçildiği makamlardır, cezaevi değil. Halkın iradesine kayyum atamak demokrasiyi mezara gömmek demektir." ifadelerini kullandı.
FON SORUŞTURMASINI EKONOMİK SUSURLUK OLARAK NİTELENDİRDİ
Gündemdeki fon soruşturmasına değinen Hatimoğulları, Susurluk kazasını hatırlatarak devlet, siyaset ve organize suç ilişkileri üzerinden iktidara eleştiriler yöneltti.
Hatimoğulları, "Devlet mafya siyaset üçgeni aynı arabadaydı. 30 yıl içinde araba değişti ama zihniyet değişmedi. Bugün bu araba fonda bankalarda cirit atıyor. Fon vurgunu bu ülkenin ekonomik Susurluk’udur. Türkiye Yüzyılı dediniz vurgun yüzyılı çıktı" dedi.
İktidarın soruşturmaya ilişkin yeterli adım atmadığını ileri süren Hatimoğulları, "Hala bir somut adım yok" ifadelerini kullandı.
Soruşturma kapsamında gündeme gelen para iadelerine de değinen Hatimoğulları, suçtan elde edildiği iddia edilen paraların iade edilmesinin cezai sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını savundu.
Hatimoğulları, "Yüksek paralar kazananların paraları iade ettiği söyleniyor, biz emin değiliz gerçekten iade edilip edilmediğinde. Ama velev ki iade ettiniz, çaldınız, tövbe ettiniz, iade ettiniz, suçunuz bağışlanmalı mı? O zaman hırsızlıktan cezaevinde bulunanlar tövbe etsin hepsini salın o zaman hukuka ne gerek var." sözleriyle eleştirilerini sürdürdü.
EMEKLİ MAAŞLARI VE MESEM İÇİN ÇAĞRI
Ekonomi ve bütçe politikalarını da değerlendiren Hatimoğulları, çalışanların ve emeklilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti.
Mesleki Eğitim Merkezlerinin (MESEM) kapatılması gerektiğini savunan Hatimoğulları, staj ve çıraklık sürelerinin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesini istedi.
Emekli aylıklarına ilişkin DEM Parti'nin önerisini de açıklayan Hatimoğulları, emekli maaşlarının yoksulluk sınırının yarısı düzeyinde olması gerektiğini belirtti.
Hatimoğulları, "Faizlere kaynak var, işçiye emekçiye, emekçiye geldiğinde ‘kaynak yok’ diyorlar. Kaynak var. Kaynaklar silaha, ranta değil, halka eşit bir şekilde bölüştürüldüğünde kaynak yeter" dedi.
DİLOVASI'NDAKİ OLAYA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Hatimoğulları, Dilovası'nda yaşanan ve "katliam" olarak nitelendirdiği olaya ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
Olayda sorumluluğu bulunduğunu savunduğu kamu görevlileri ve işverenlerin yargılanması gerektiğini belirten Hatimoğulları, "Yargılanmayan kamu görevlileri ve işverenler yerli yerinde duruyor. Hesap vermeliler" ifadelerini kullandı.
MEKKE ANLAŞMASI'NA TEPKİ GÖSTERDİ
Dış politikaya ilişkin açıklamalarında iktidarın bölgesel politikalarını eleştiren Hatimoğulları, Mekke Anlaşması'na karşı olduklarını söyledi.
Türkiye'nin bölgesel çatışmaların içine çekilebileceğini savunan Hatimoğulları, konunun TBMM Genel Kuruluna gelmesi halinde karşı oy kullanacaklarını belirtti.
Suudi Arabistan ve Yemen üzerinden değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, Türkiye'nin bir savaşın ortasında kalabileceğini ileri sürdü. Bölgesel barışın korunması gerektiğini belirterek Türkiye'deki barış çabalarının bölge için de sürdürülmesini istedi.
BARIŞ ANNELERİ'NİN TALEPLERİNİ GÜNDEME TAŞIDI
Ankara'da Barış Nöbeti başlatan Barış Anneleri'nin taleplerine değinen Hatimoğulları, farklı kentlerden gelen annelerin barış sürecinde somut adımlar atılmasını istediğini söyledi.
Hatimoğulları, "Barış için buradalar. Bütün siyasi partilerin başkanlarına sesleniyorum. Sizden analarımızın beklentisi çok yüksek" ifadelerini kullandı.
Barış Anneleri'nin Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünün sağlanması ve siyasi tutukluların serbest bırakılması yönündeki taleplerini aktaran Hatimoğulları, bütün siyasi partilerin bu çağrılara kulak vermesi gerektiğini savundu.
Barış sürecinin ilerlemesi için siyasi parti liderlerinin sorumluluk üstlenmesini isteyen Hatimoğulları, sürecin hızlandırılmasına yönelik ortak çaba gösterilmesi çağrısında bulundu.
ÇÖZÜM SÜRECİ İÇİN YASAL DÜZENLEME VE TAKVİM ÇAĞRISI
Hatimoğulları, konuşmasının son bölümünde çözüm sürecine ilişkin iktidardan somut adımlar atılmasını istedi.
Yasal düzenlemelerin ne zaman uygulanacağının açıklanması gerektiğini belirten Hatimoğulları, silah bırakan kişilerin hangi koşullarda geri döneceğine ilişkin belirsizliklerin giderilmesini talep etti.
Hatimoğulları, "Yasa ne zaman uygulanacak? Silahlarını yakanlar nereye, nasıl ve hangi şartla gelecek. Oyalama ve zamana yaymak neden? İktidar konuşulan takvime değil de kendi takvimine göre mi davranıyor? İktidarın bir takvimi var mı?" diye sordu.
Sürecin zamana yayılmasını eleştiren Hatimoğulları, iktidarın yasal düzenlemelere ilişkin yol haritasını ve uygulama takvimini açıklaması gerektiğini savundu.