Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, son günlerde yeniden alevlenen erken seçim spekülasyonlarını analiz etti. Mevcut anayasal sistemde böyle bir ihtimalin ancak olağanüstü şartlarda mümkün olabileceğini vurgulayan Uçum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığı için anayasa değişikliğine gerek olmadığını savundu.
Anadolu Ajansı için kaleme aldığı analizde Uçum, yeni yönetim sisteminde “erken seçim” ifadesinin hukuki karşılığının “seçimlerin yenilenmesi” olduğunu kaydetti. Türkiye’nin olağanüstü bir siyasi süreçten geçmediğini ifade eden Uçum, mevcut şartlarda 2027 yılının sonundan önce bir seçim adımının gündeme gelmesinin gerçekçi olmadığını söyledi.
“ERKEN SEÇİM BEKLENTİSİ GERÇEKÇİ DEĞİL”
Uçum, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişin ardından muhalefetin her fırsatta erken seçim gündemi oluşturma çabalarının bugüne kadar sonuçsuz kaldığını hatırlattı. Bu tür girişimlerin parlamenter sistem alışkanlığından kaynaklandığını belirten Uçum, 18 Haziran 2023'te yapılması planlanan seçimlerin, bayram ve mevsim koşulları nedeniyle sadece bir ay öne çekilerek 14 Mayıs 2023'te gerçekleştirildiğini, bunun anlamlı bir "erken seçim" olmadığını ifade etti.
"SEÇİMLERİN YENİLENMESİ" KAVRAMI
Uçum, mevcut anayasada erken seçim kavramı bulunmadığını kaydederek, "Cumhurbaşkanı veya meclis, görev süresi içinde seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Bunun toplumsal ve siyasi karşılığı 'erken seçim' olarak adlandırılabilir, ancak hukuki anlamı seçimlerin yenilenmesidir." ifadelerini kullandı.
SEÇİMLERİN YENİLENMESİ İÇİN ZORLU ŞARTLAR
Uçum, seçimlerin yenilenmesi kararının kim tarafından ve hangi koşullarda alınabileceğini detaylandırdı:
Cumhurbaşkanı karar verirse: Birinci döneminde bu kararı aldığında kalan süresinden feragat eder ve yeniden aday olma riskini üstlenir. İkinci döneminde karar verirse hem kalan süresinden vazgeçer hem de bir daha aday olamaz. Bu nedenle cumhurbaşkanının böyle bir karar alması ancak "son çare" ve "olağanüstü koşullarda" mümkün olabilir.
Meclis karar verirse: En az 360 milletvekili (3/5 çoğunluk) kararı desteklemeli. Nitelikli çoğunluk zorunluluğu, bunun da ancak olağanüstü şartlarda sağlanabileceğini gösteriyor.
“MEVCUT DURUMDA ERKEN SEÇİM GÜNDEMİ GERÇEKÇİ DEĞİL”
Uçum, Türkiye'nin siyasal sistem işleyişi açısından olağanüstü bir durum içinde olmadığını vurguladı. Uçum şunları kaydetti:
"Bölgedeki savaş koşulları, Terörsüz Türkiye'ye geçiş süreci gibi son derece kritik sebepler varken ülkeyi erken seçim tartışmasıyla meşgul etmeye çalışmak ciddi bir sorun teşkil eder. 2028'e kadar olağanüstü şartlar oluşmadığı sürece bu tartışma soyut bir gündem olmanın ötesine geçemez."
“ERDOĞAN'IN ADAYLIĞI İÇİN YENİ ANAYASA ŞART DEĞİL”
Mevcut anayasanın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir kez daha aday olmasına imkan tanıdığını belirten Uçum, "istisnai adaylık" mekanizmasını şöyle açıkladı:
"TBMM'nin 7 Mayıs 2028'de yapılması gereken seçimlerden belirli bir süre önce, en az 360 milletvekiliyle seçimlerin yenilenmesi kararı alması halinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan tercih etmesi durumunda son kez aday olabilecek."
SEÇİM İÇİN TARİH VERDİ
Uçum, seçim tarihine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Önümüzdeki genel seçimlerin 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılmasının uygun bir seçenek olabileceğini belirten Uçum, TBMM'nin 2028 yılı Şubat ayının ikinci haftasında seçimlerin yenilenmesi kararı alması halinde seçimlerin yasal takvim gereği 16 Nisan 2028'de yapılabileceğini ifade etti.
Uçum, bu tarihin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin referandumla kabul edildiği günün 11. yıldönümüne denk geldiğini anımsattı.