CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Faik Öztrak ile yarıştığı TBMM Grup Başkanlığı seçiminin ardından parti içi işleyişe ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Erol, kendisine destek veren milletvekillerine teşekkür ederken CHP’de son dönemde siyasi tekelleşme yaşandığını savundu.
Grup Başkanlığı seçiminin ilk turunda Gürsel Erol 19, Faik Öztrak ise 18 oy aldı. İkinci turda oy dengesi değişirken Öztrak 21, Erol 17 oy aldı. Erol, ikinci turun ardından ve üçüncü tur öncesinde yarıştan çekildi; Faik Öztrak CHP’nin yeni Grup Başkanı oldu.
EROL’DAN “TEKELLEŞME” ELEŞTİRİSİ
Seçimin ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Gürsel Erol, CHP’nin fikir üreten, gerektiğinde itiraz eden ve halk adına konuşabilen siyasetçilerin partisi olduğunu belirtti. Parti içinde tek sesli bir anlayış yerine çoğulculuğun korunması gerektiğini ifade etti.
Erol, açıklamasında, “CHP; biat edenlerin değil, fikir üretenlerin ve özgür iradesiyle hareket edenlerin partisidir” ifadelerini kullandı. Son dönemde parti içi siyasette tekelleşme yaşandığını ileri süren Erol, milletvekillerinin tercihlerinin herhangi bir siyasi odağın yönlendirmesi altında kalmaması gerektiğini savundu.
CHP’nin demokratik geleneğinin milletvekillerinin özgür iradesine dayandığını belirten Erol, hiçbir genel başkanın, makamın veya siyasi yapının partinin kurumsal kimliğinin üzerinde olmaması gerektiğini kaydetti.
ORTAK AKIL VE ÇOĞULCULUK VURGUSU
Gürsel Erol, CHP’nin köklü siyasi kültürünün tek sese değil ortak akla dayandığını ifade etti. Partinin iktidar yürüyüşünün, itiraz edebilen, emek veren ve örgütün iradesine sahip çıkan kadrolarla mümkün olacağını dile getirdi.
Açıklamasının kişisel bir makam veya seçim sonucu tartışması olmadığını vurgulayan Erol, mücadelesinin CHP’nin demokratik gelenekleri, kurumsal hafızası ve Türkiye’nin geleceği için olduğunu belirtti.
Erol’un mesajında doğrudan bir isim hedef alınmazken genel başkanların ve siyasi odakların milletvekili tercihlerini yönlendirmemesi gerektiğine yönelik ifadeler öne çıktı. Açıklama, Grup Başkanlığı seçim süreci üzerinden CHP’de parti içi demokrasi ve karar alma mekanizmalarına ilişkin yeni bir tartışma başlattı.