Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz’ın, 23 Aralık 2025 tarihinde Ankara'da düşen ve Libya Genel Kurmay Başkanı'nı taşıyan uçağın kazasıyla ilgili ileri sürdüğü iddialara sert yanıt verdi. Uraloğlu, Yavuzyılmaz’ın açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Deniz Yavuzyılmaz’ın yalanlarını, söylediklerini yalanlamaktan biz gerçekten bıktık, o bıkmadı” ifadelerini kullandı.
Deniz Yavuzyılmaz, kazadan sonra uçağın Esenboğa Havalimanı’nda park ettiği İsrail jetiyle 1 saat 41 dakika boyunca aynı apronda kaldığını ve o dönemde DHMİ kameralarının çalışmadığını öne sürmüştü. Yavuzyılmaz, Uraloğlu’na çağrı yaparak, kameraların neden çalışmadığını açıklamasını istemişti.
"HER SEFERİNDE YENİ İDDİALAR ORTAYA KOYUYOR"
Bakan Uraloğlu, gazetecilere yaptığı açıklamalarda, “Her seferinde yeni iddialar ortaya koyuyor 'ya tutarsa' diye” diyerek Yavuzyılmaz’a sert eleştirilerde bulundu. Uraloğlu, konuya ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını ve kendilerinin de karakutu incelemelerini tamamlayarak savcılığa sunduklarını belirtti.
Yavuzyılmaz’ın sürekli yeni iddialar sunduğunu belirten Uraloğlu, “Ben açık çağrı yaptım, gerçekten bu işe samimi olarak katkı sağlamak istiyorsa, elinde bizim bilmediğimiz bir şey varsa buyursun, bu işin mahremiyetine dikkat ederek bize versin” dedi.
“BU SÜREÇ TAMAMEN HASSASİYETLE YÜRÜTÜLÜYOR”
Uraloğlu, kazanın ilk anından itibaren gerekli incelemelerin başlatıldığını ve Cumhuriyet savcılığı tarafından soruşturmanın sürdüğünü vurgulayarak, sürecin hassasiyetle yürütüldüğünü belirtti.
NE OLMUŞTU?
Yavuzyılmaz, düşen Libya uçağı ile ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu iddiaları gündeme getirmişti:
"Düşen Libya uçağı, şüpheli İsrail jeti ve kayıp kamera kayıtları!
23 Aralık 2025 tarihinde Ankara’da düşen, Libya Genel Kurmay Başkanını taşıyan jetin Esenboğa Havalimanı’nda park halindeyken, aynı aprona (5 No’lu aprona) yönlendirilen İsrail jetiyle bir arada kaldığı 1 saat 41 dakikanın DHMİ tarafından kamerayla izlenmesi ve kaydedilmesi gerekiyordu. Ancak 5 No’lu aprondaki bu iki uçağın park pozisyonlarını anlık olarak izlemesi ve kaydetmesi gereken DHMİ’ye ait kameraların, uçağın düştüğü gün çalışmadığını tespit ettik.
Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’na sesleniyorum! Bu karanlık sürece ortak değilseniz, uçağın düştüğü gün, bu kameraların neden çalışmadığını derhal açıklarsınız. Eğer olay günü, 5 No’lu aprondaki bu iki uçağın park pozisyonlarını gören DHMİ’ye ait kameraların çalıştığını iddia ediyorsanız, derhal söz konusu 1 saat 41 dakikalık videoyu yayınlarsınız! İlla, bu iki uçağın aynı aprondaki park pozisyonunu gören, 1 saat 41 dakikalık, özel bir şirkete ait güvenlik kamerası görüntülerini biz mi yayınlayalım?
Ayrıca tüm bu süreçlerde ihmal ve iştiraki olan DHMİ Genel Müdürlüğü yönetiminin; Genel Müdür yardımcılarından Fatih Çakmak ve Havalimanlarındaki güvenlikten sorumlu Mustafa Akkaya’nın adeta ödüllendirilerek; DHMİ yönetim kurulundaki görev sürelerinin 24 Nisan 2026’da Cumhurbaşkanı Kararı’yla uzatıldığını tespit ettik. Bu neyin ödülüdür? Çalışmayan kameraların mı? Gizlenen kanıtların mı?
Cumhurbaşkanı, Ulaştırma Bakanı, İçişleri Bakanı ve Dışişleri Bakanına kritik bir soru daha
Siz! Normalde yabancı devlet yetkililerini taşıyan uçaklar ana apron olan ve VİP terminaline en yakın 1 No’lu aprona park ettirildiği halde; Libya Genel Kurmay Başkanını taşıyan uçak 1 No’lu apron yerine 5 No’lu aprona park ettirilirken, Ertesi gün, aynı aprona şüpheli bir İsrail jeti yönlendirilirken, Libya uçağının mürettebatı oteldeyken, İsrail jeti içindekilerle birlikte 1 saat 41 dakika boyunca Libya uçağıyla baş başa bırakılırken, Tüm bunlar olurken Burayı gören kameraların çalışmadığını biliyordunuz, öyle değil mi?"