Türkiye’de her dört gençten biri ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. NEFES Gazetesi’nin haberine göre, artan işsizlik ve umutsuzluk, gençleri hem ekonomik hem de psikolojik olarak zor durumda bırakıyor.
TÜRKİYE'DE "EV GENÇLERİ" ARTIYOR
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2023 yılında 15-34 yaş arası genç nüfus 24 milyon 408 bin olarak kaydedildi. 2025 yılında ise bu sayı 24 milyon 61 bine geriledi. Buna karşılık, ne eğitimde ne istihdamda yer alan gençlerin sayısı artış gösterdi. 2023’te 6 milyon 397 bin olan bu sayı, 2025’te yüzde 2 artarak 6 milyon 519 bine çıktı.
TÜRKİYE OECD LİSTESİNDE İLK SIRADA
İktisatçı İnan Mutlu’nun OECD verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye 15-29 yaş arası “ev genci” oranında ilk sırada yer aldı. Türkiye’de bu oran yüzde 26.68 olarak ölçülürken, en düşük oran yüzde 5.36 ile Hollanda’da görüldü.
"BU DÜZEN DEĞİŞMELİ"
Trakya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden 2023 yılında mezun olan 26 yaşındaki Umutcan Taştekin, yaklaşık iki yıldır iş bulamadığını belirtti. Taştekin, “3.27 ortalama ile okulumu bitirdim. Birçok yere iş başvurusunda bulundum ancak ret yedim.” ifadelerini kullandı.
Bir süre farklı işlerde çalıştığını ancak kalıcı bir iş bulamadığını söyleyen Taştekin, “Hâlâ bir işe girmenin umuduyla yaşıyorum” dedi. Geleceğe dair umudunun azaldığını dile getiren Taştekin, mevcut düzenin değişmesi gerektiğini ifade etti.
"ATANAMAM DİYE OKULU BIRAKTIM"
Selçuk Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünü bırakan 24 yaşındaki M.O.Y. ise yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: "Üniversitenin birinci dönemini sınıf ikincisi olarak tamamlamıştım. Tam bu dönemde, 2023-2024 eğitim öğretim yılından itibaren liselerde Almanca dersi zorunlu ders olmaktan çıkartıldı. Bir gün okula geldim ve sınıfta yalnızca 10 kişinin kaldığını gördüm."
M.O.Y., öğretmen atamalarının yetersiz olacağı düşüncesiyle okulu bıraktığını belirtti. Memleketine dönerek bir fabrikada işe başladığını ancak ağır işler sebebiyle kolunu sakatladığını, son bir yıldır da evde olduğunu söyledi:
"Babamın yanında bir süre mobilyacılık yaptım ancak son bir senedir evde oturuyorum. Monoton bir hayatım var, her şeyden bunaldım. Çoğu gencin evde oturmasının nedeni gençlerin artık okumayı anlamsız bulması. Bir mobilyacı bir haftalık işten iki asgari ücret kazanıyor. Öyleyse niye okuyalım? Dışarda bir kahve 200 lira, sosyalleşemiyoruz da"