SON GELİŞMELER
lösev
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Yapay zeka çağında nükleer enerji yeniden gündemde

Haber görseli

Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Ahmet Kağan Mercan, yapay zeka kaynaklı elektrik talebindeki artışın enerji sistemleri üzerindeki etkisini ve nükleer enerjinin bu süreçteki rolünü Enerji Haber’e özel değerlendirdi.

Yapay zeka uygulamalarının yüksek yoğunluklu ve kesintisiz enerji gerektirdiğinin altını çizen Mercan, mevcut şebeke yapısının tek başına yeterli olmayabileceğine dikkat çekti.

“NÜKLEER ENERJİ YÜKSEK KAPASİTE FAKTÖRÜYLE BAZ YÜK OLARAK KULLANILIYOR”

Nükleer enerjinin birçok ülkede baz yük kaynağı olarak değerlendirildiğini belirten Mercan, “Nükleer enerji yüksek kapasite faktörü sayesinde birçok ülkede baz yük olarak kullanılmaktadır. Türkiye'de de Akkuyu NGS devreye girdiğinde ülkemizin baz yükü olacaktır” dedi.

Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin devreye girmesiyle Türkiye’nin enerji sisteminde önemli bir denge unsuru oluşacağını söyleyen Mercan, yapay zeka sistemlerinin sürekli ve düzenli enerjiye ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

“Yapay zeka teknolojileri yüksek yoğunlukta ve düzenli enerji sağlanması gereken sistemlerdir. Bu sebeple bir baz elektrik gücüne ihtiyaç duymaktadırlar” ifadelerini kullanan Mercan, ABD’de bazı firmaların bu alana yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirtti.

“Küçük alanlarda güç üretilebilmesi, işletim sürelerinin uzun olması, güvenli işletimi ve modüler yapısı sayesinde istendiği kadar eklenebilmesi sebebiyle KMR’ler uygun bir kaynak olarak gözükmektedir” ifadelerini kullandı.

“SMR’LERDE SÜREÇ UZAYABİLİR”

Küçük modüler reaktörler (SMR/KMR) konusunda temkinli olunması gerektiğini belirten Mercan, “Kısıtlı gerçekleşmiş uygulamaları olması ve yeni lisanslama gereksinimleri sebebiyle bu tip reaktörlerin işletime alınması süreci biraz uzun sürecektir” değerlendirmesinde bulundu.

Arjantin’de inşa edilen CAREM reaktörünü örnek gösteren Mercan, “Bu süreç gerek maddi gerek siyasi sebeplerle beklenenden uzun sürelere ulaşmıştır. Bu sebeple First-of-a-Kind yatırımlarının dikkatle incelenmesi gereklidir” dedi.

“SADECE ENERJİ POLİTİKASI OLARAK GÖRÜLMEMELİ”

ABD, Fransa ve Çin’in nükleer yatırımlarını artırmasının çok boyutlu olduğunu vurgulayan Mercan, “Burada yadsınamaz şekilde 2050 sıfır karbon hedefleri yer almaktadır. Ancak KMR tasarımlarının modülerlik ve mobilite avantajları yüksek enerji isteyen ileri sanayi ve yapay zekâ sistemleri için enerji sağlaması da kaçınılmaz bir hedeftir” ifadelerini kullandı.

Mercan ayrıca hidrojen üretiminde nükleer enerjinin rolüne de işaret ederek, “KMR’lerde üretilen enerji ve artık ısının hidrojen üretiminde kullanılması da söz konusudur. Bu sebeple yalnızca enerji politikasından ziyade daha büyük ölçekli yatırımların altyapısı olarak düşünülmelidir” dedi.

“YAPAY ZEKA NÜKLEER SANTRALLERDE GÜVENLİĞİ ARTIRABİLİR”

Yapay zeka uygulamalarının nükleer alanda halihazırda kullanılmaya başlandığının altını çizen Mercan, “Nükleer santral tasarımlarının verimliliğini artıracak optimizasyonun öğrenme tabanlı yapay zeka uygulamaları ile gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir” dedi.

Benzer şekilde güvenlik analizlerinde de yapay zekadan yararlanıldığını vurgulayan Mercan, “Reaktör işletmesinde insan hatası payının azaltılması yönünde yapay zeka uygulamalarından destek alınabilmektedir, bu da daha güvenli işletimin yolunu açmaktadır” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’NİN NÜKLEER PLANLARI VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM

Türkiye’nin nükleer planlarının öncelikle baz yük ihtiyacını karşılamak ve sanayinin enerji talebini güvence altına almak üzerine şekillendiğinin altını çizen Mercan, dijital dönüşümün artan elektrik gereksinimi nedeniyle bu yatırımların farklı bir perspektifle de ele alınması gerektiğini söyledi. “Öncelik baz yük ve sanayinin ihtiyacı olan enerjidir. Ancak dijital dönüşümün gerektirdiği enerji ihtiyacı için de değerlendirilmesi doğru olacaktır.” dedi.

UZAY VİZYONU NÜKLEER PLANLARDA

Mercan, nükleer teknolojilerin uzay hedefleri kapsamında da gündemde olduğunu vurgulayarak, Türkiye Uzay Ajansı’nın nükleer temelli itki sistemleri üzerinde çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Derin uzay görevlerinde nükleer enerjinin uzun süreli ve güvenilir güç üretimi avantajı sunduğunu belirten Mercan, Ay ve Mars görevlerinde küçük ölçekli reaktörlerin enerji ve yaşam destek sistemlerinde kritik rol oynayabileceğini dile getirdi.

Önümüzdeki 10–20 yılda yapay zeka ile nükleer enerjinin daha entegre bir yapıya kavuşacağını söyleyen Mercan, bu ilişkinin enerji politikalarının ötesinde yapısal bir dönüşüme işaret ettiğini kaydetti.

Haber Merkezi: Beyza Kum