Teknoloji dünyası yapay zekanın hızına ve işlem kapasitesine odaklanırken, veri merkezlerinin artan su tüketimi yeni bir tartışmayı gündeme taşıdı. Son araştırmalar, dijital asistanlarla kurulan her kısa etkileşimin dolaylı olarak ciddi miktarda su kullanımına yol açtığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre, 2026 itibarıyla teknoloji sektörünün en büyük çevresel sınavı karbon salımı değil, “su ayak izi” olacak.
BİR SORGU İÇİN YARIM LİTRE SU
Yapay zeka sistemlerinin çalıştığı veri merkezlerinde binlerce yüksek kapasiteli grafik işlemci (GPU) aynı anda faaliyet gösteriyor. Bu donanımlar yoğun işlem sırasında büyük miktarda ısı üretiyor. Isının kontrol altına alınması için en yaygın yöntemlerden biri ise buharlaşmalı soğutma sistemleri. Güncel verilere göre bir kullanıcının yapay zekaya basit bir e-posta taslağı yazdırması ya da görsel üretmesi sırasında sistemin soğutulması için ortalama 500 mililitre ile 1 litre arasında temiz su tüketiliyor. Günlük milyarlarca sorgu dikkate alındığında bu miktar, ciddi bir su kullanımına işaret ediyor.
MODEL EĞİTİMİ ÇOK DAHA FAZLA TÜKETİYOR
Sadece günlük kullanım değil, yapay zeka modellerinin eğitim süreci de su kaynakları üzerinde büyük baskı oluşturuyor. Yeni nesil büyük dil modellerinin (LLM) sıfırdan eğitilmesi sürecinde yaklaşık 700 bin litre su tüketildiği belirtiliyor. Bu miktar, binlerce kişinin yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor. Araştırmalara göre 2026 yılı sonuna kadar yapay zeka kaynaklı küresel su çekiminin 6,6 milyar metreküpe ulaşabileceği tahmin ediliyor.
TEKNOLOJİ DEVLERİNDEN “WATER POSİTİVE” HEDEFİ
Artan eleştiriler üzerine Microsoft, Google ve Meta gibi büyük teknoloji şirketleri “Water Positive” taahhüdü açıkladı. Şirketler, 2030 yılına kadar tükettiklerinden daha fazla suyu doğaya geri kazandırmayı hedeflediklerini duyurdu. Ancak uzmanlar, veri merkezlerinin çoğunlukla su stresi yaşayan kurak bölgelerde kurulmasının yerel kaynaklar üzerinde ek baskı oluşturduğuna dikkat çekiyor.
YENİ SOĞUTMA YÖNTEMLERİ GÜNDEMDE
Su tüketimini azaltmak amacıyla veri merkezlerinde alternatif soğutma teknolojilerine yönelim hız kazandı. Buharlaşmalı sistemler yerine kapalı devre sıvı soğutma çözümlerine yatırım yapılırken, bazı şirketler deniz altı veri merkezleri ve arıtılmış deniz suyu kullanımı gibi projeleri test ediyor. Uzmanlar, yapay zekanın büyümesiyle birlikte su yönetiminin teknoloji politikalarının merkezine yerleşeceğini belirtiyor.

