Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesine bağlı Üzengili köyü yakınlarındaki Durupınar Formasyonu, yaklaşık 67 yıldır Nuh'un Gemisi iddialarının merkezinde bulunuyor. Yaklaşık 157 metre uzunluğundaki tekne biçimli jeolojik oluşum, 1959'da Yüzbaşı İlhan Durupınar'ın bölgenin hava fotoğraflarını incelemesi sırasında fark edildi. Biçiminin gemi gövdesini andırması, bölgenin yıllar boyunca farklı araştırmacılar tarafından incelenmesine yol açtı.
Formasyonun Nuh'un Gemisi olabileceğini savunan araştırmacılar, özellikle yapının biçimine ve yer altında belirlenen bazı doğrusal ve geometrik anomalilere dikkat çekiyor. Daha önce yapılan yer altı radarı çalışmalarında düzgün sınırlara, çizgisel özelliklere ve bazı noktalarda dik açılara benzeyen yansımalar rapor edildi. Bunların geminin iç bölmeleri veya yapısal parçaları olabileceği öne sürüldü. Ancak bu yorumlar henüz bilimsel olarak kanıtlanmış değil.
Bilimsel açıdan en kritik soru da burada ortaya çıkıyor: Oluşumun altında gerçekten insan eliyle yapılmış bir yapı mı var, yoksa radar görüntülerinin tamamı doğal jeolojik süreçlerden mi kaynaklanıyor? Araştırmacılar bu nedenle yalnızca formasyonun gemiye benzeyen dış görünüşüne değil, yer altındaki yapının jeolojik ve fiziksel özelliklerine odaklanıyor.

5 ÜLKEDEN YAKLAŞIK 20 BİLİM İNSANI SAHADA
2026 araştırması, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Arkeoloji Bölümünden Prof. Dr. Cenker Atila başkanlığında, ilgili kurumların izinleriyle yürütülüyor. 5 ülkeden yaklaşık 20 bilim insanı ve öğrencinin yer aldığı saha çalışması 29 Haziran'da başladı ve 11 Eylül'e kadar sürecek şekilde planlandı. Çalışmada arkeoloji ve jeofizik başta olmak üzere farklı disiplinlerden yöntemler bir arada kullanılıyor.
Sahada yer altı radarı (GPR), hassas GPS ölçümleri, 2D ve 3D dijital modelleme, haritalandırma, toprak örnekleme ve karot sondajı uygulanıyor. Önce radar ve diğer jeofizik yöntemlerle dikkat çeken noktalar belirleniyor, ardından bu alanlardan örnekler alınarak yer altındaki tabakaların yapısı inceleniyor.
Özellikle radarın işaret ettiği bölgelerden alınan karot ve toprak örnekleri araştırmanın en önemli aşamalarından birini oluşturuyor. Laboratuvar analizleriyle oluşumun jeolojik yapısının yanı sıra olası organik materyal ve insan faaliyetiyle ilişkilendirilebilecek izlerin bulunup bulunmadığı araştırılacak. Böylece radar görüntülerindeki anomalilerin ne olduğuna ilişkin daha somut bilimsel veriye ulaşılması hedefleniyor.
GEMİ BULUNDU MU? BİLİMSEL SONUÇ HENÜZ YOK
Bugüne kadar elde edilen radar görüntülerinde dikkat çekici anomaliler bulunması, “Nuh'un Gemisi bulundu” sonucuna ulaşmak için yeterli değil. Yer altı radarı bir cismin veya yapının doğrudan ne olduğunu göstermiyor; zemindeki fiziksel farklılıklardan kaynaklanan yansımaları tespit ediyor. Dolayısıyla “gemi bölmeleri” veya “güverte” yorumları şu aşamada araştırılması gereken iddialar niteliğinde.
Asıl belirleyici sonuçların karot ve toprak örneklerinin laboratuvar analizlerinden gelmesi bekleniyor. Araştırmanın temel hedefi, Durupınar'ın tamamen doğal bir jeolojik oluşum mu, yoksa insan müdahalesine ilişkin izler taşıyan bir yapı mı olduğunu bilimsel verilerle değerlendirmek. Bu nedenle proje ekibi tarihsel ve dinî anlatıları kanıtladığını ileri sürmek yerine ölçülebilir bilimsel veriye odaklanıyor.
2026 saha verilerinin “Durupınar Formasyonu 2026 Yılı Araştırmaları” adıyla kitaplaştırılması ve sonuçların uluslararası bilim dünyasıyla paylaşılması planlanıyor. Çalışmaların bütün aşamalarının 2027 içerisinde tamamlanması hedeflenirken bulguların 3 uluslararası bilimsel bildiriyle de sunulması öngörülüyor. Şimdilik Nuh'un Gemisi'nin bulunduğuna ilişkin doğrulanmış bilimsel bir sonuç yok; araştırmanın en kritik aşamasını laboratuvar analizleri oluşturuyor.