Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Yapay zekâda telif tartışması: Ülkeler neden ayrışıyor?

Prof. Dr. Cahit Suluk, yapay zekânın telif sistemini dönüştürdüğünü belirterek gelişmiş ülkelerin teknoloji şirketlerini önceleyen politikalarını değerlendirdi.

BİLİM-TEKNOLOJİ 30.10.2026 11:28 Sibel Eyüpoğlu Okuma Süresi: 3 dk
Yapay zekâda telif tartışması: Ülkeler neden ayrışıyor?
Paylaş:
N

Yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesi, müzikten sinemaya, edebiyattan görsel sanatlara kadar birçok alanda telif haklarını yeniden tartışmaya açtı. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cahit Suluk, gelişmiş ülkelerin yapay zekâ karşısında telif korumasına yaklaşımının değiştiğini belirterek, bu politikaların teknoloji şirketlerinin ekonomik çıkarları doğrultusunda şekillendiğini savundu.

YAPAY ZEKÂ TELİF SİSTEMİNİ NASIL ETKİLİYOR?

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Av. Prof. Dr. Cahit Suluk, Anadolu Ajansı için kaleme aldığı analizde, yapay zekânın fikrî mülkiyet hakları üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Fikrî mülkiyet sisteminin temel amacının insan yaratıcılığını ve yenilikçiliği teşvik etmek olduğunu belirten Suluk, yapay zekânın insan üretimine benzer içerikler oluşturmasının mevcut telif düzenini zorladığını ifade etti.

Yapay zekâ tarafından üretilen metin, müzik, film ve görsellerin insan emeğiyle hazırlanan eserlerin yerine kullanılabildiğine işaret eden Suluk, bunun yaratıcı sektörlerin geleceği açısından risk oluşturduğunu savundu.

YAPAY ZEKÂ İLE ÜRETİLEN MÜZİKLERİN ORANI ARTIYOR

Analizde, yapay zekâ kaynaklı içerik üretimindeki artışa ilişkin müzik platformu Deezer'ın verilerine de yer verildi.

Paylaşılan verilere göre platforma günlük yüklenen tamamen yapay zekâ üretimi müziklerin oranı, Ocak 2025'te yüzde 10 seviyesindeyken Eylül 2025'te yüzde 28'e yükseldi.

Nisan 2026'da yüzde 44'e ulaşan bu oran, platformun Temmuz 2026'da yaptığı açıklamaya göre haziran ayının bazı günlerinde yüzde 50'yi aştı.

Suluk, yeni teknolojilerin mevcut üretim biçimlerini değiştirmesini açıklayan Joseph Schumpeter'in "yaratıcı yıkım" yaklaşımına değinerek, yapay zekânın bu kez insanın fikrî üretimini kullanarak yine insan üretimiyle rekabet ettiğini belirtti.

Bu sürecin uzun vadede yeni ve özgün eserlerin ortaya çıkmasını zorlaştırabileceğini savunan Suluk, insan yaratıcılığındaki olası gerilemeyi "entelektüel çölleşme" riski olarak değerlendirdi.

GELİŞMİŞ ÜLKELER NEDEN TELİF KORUMASINA DİRENİYOR?

Prof. Dr. Suluk, geçmişte telif haklarının uluslararası düzeyde güçlendirilmesini savunan gelişmiş ülkelerin, yapay zekâ teknolojileri söz konusu olduğunda farklı bir yaklaşım sergilediğini ileri sürdü.

Bu değişimin arkasında ekonomik ve stratejik önceliklerin bulunduğunu belirten Suluk, yapay zekâ sektörünün büyümesiyle telifli eserlerin teknoloji şirketleri açısından önemli bir veri kaynağına dönüştüğünü ifade etti.

ABD'deki "adil kullanım" yaklaşımı ve Avrupa Birliği'ndeki metin ve veri madenciliği istisnalarının, yapay zekâ eğitiminde telifli içeriklerden yararlanılmasına yönelik hukuki tartışmalarda öne çıktığını aktardı.

Japonya'nın Telif Yasası'ndaki 30/4 maddesine de değinen Suluk, söz konusu düzenlemenin yapay zekâ eğitimi gibi belirli kullanımlarda eser sahibinin izni veya ücret ödenmesi gerekliliğini geniş ölçüde sınırlandırdığını belirtti.

Suluk'a göre gelişmiş ülkelerin bu alandaki tutum değişikliği, telif haklarının korunması ile yapay zekâ sektörünün geliştirilmesi arasındaki ekonomik önceliklerin farklılaşmasından kaynaklanıyor.

TÜRKİYE YAPAY ZEKÂ VE TELİF HAKLARI İÇİN NE YAPMALI?

Analizde, Türkiye ve diğer gelişmekte olan ülkelerin yapay zekâ eğitiminde telifli eserlerin kullanımına ilişkin kendi hukuki düzenlemelerini geliştirebileceği belirtildi.

Prof. Dr. Suluk, uluslararası telif anlaşmalarının asgari koruma standartlarını düzenlediğine işaret ederek, ülkelerin yapay zekâ şirketleri için geniş kapsamlı telif istisnaları getirmek zorunda olmadığını ifade etti.

Türkiye'nin, telif hakkıyla korunan eserlerin yapay zekâ eğitiminde kullanılmasını hak sahibinin iznine veya bedel ödenmesine bağlayan kurallar oluşturabileceğini savundu.

Ancak ülkelerin büyük teknoloji şirketleri karşısındaki pazarlık gücünün sınırlı olabileceğine dikkat çekerek, uluslararası iş birliğinin önemini vurguladı.

YAPAY ZEKÂ ŞİRKETLERİNE KARŞI ORTAK TUTUM ÇAĞRISI

Prof. Dr. Suluk, gelişmekte olan ülkelerin telif haklarına ilişkin düzenlemelerde birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Dünya Fikrî Mülkiyet Örgütü (WIPO) ve Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) gibi kuruluşların bu süreçte önemli rol oynayabileceğini ifade etti.

Suluk, ülkelerin ortak bir yaklaşım geliştirerek yapay zekâ şirketleriyle müzakerelerde daha güçlü konuma gelebileceğini savundu.

Analizde, yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesiyle eser sahiplerinin haklarının korunması arasındaki dengenin uluslararası düzeyde yeniden ele alınması gerektiği görüşü öne çıktı.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: AA
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Putin'den Avrupa'ya rest: Savaşa hazırız!
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Putin'den Avrupa'ya rest: Savaşa hazırız!
WhatsApp
İhbar Hattı