Ortadoğu’daki savaşın enerji rotalarına etkisi ve Rusya’dan gerileyen ihracat, Avrupa’da akaryakıt fiyatlarını yukarı çekti. Bazı ülkelerde mazotun litre fiyatı 3 avroya yaklaşırken hükümetler vergi indirimi, doğrudan destek ve sübvansiyon seçeneklerini gündeme aldı.
Avrupa basını ise bu önlemlerin tüketiciyi gerçekten rahatlatıp rahatlatmayacağını ve yüksek fiyatların uzun vadede nasıl yönetilmesi gerektiğini tartışıyor.
ALMANYA LİTRE BAŞINA 17 SENT İNDİRİM PLANLIYOR
Almanya’da ekim ayından itibaren akaryakıt fiyatlarının litre başına yaklaşık 17 sent düşürülmesi planlanıyor.
Vergi indiriminin maliyetinin yaklaşık 2,5 milyar avroya ulaşması beklenirken, uygulamanın kısa vadeli rahatlama sağlayacağı ancak enerji politikasında yeni bir tartışma başlatacağı değerlendiriliyor.
NEUE ZÜRCHER ZEITUNG: PİYASAYA MÜDAHALE ETMEYİN
İsviçre gazetesi Neue Zürcher Zeitung, akaryakıt fiyatlarına devlet müdahalesine karşı çıktı.
Gazeteye göre yüksek fiyatlar tüketimi azaltarak piyasadaki baskıyı düşürüyor. Vergi indirimleri ve sübvansiyonların ise yakıt tasarrufuna ve alternatif enerji teknolojilerine geçişi geciktirebileceği savunuldu.
NÉPSZAVA: NAKİT DESTEK SORUNU ÇÖZMEZ
Macaristan’dan Népszava, dizel araç sahiplerine doğrudan para verilmesini eleştirdi.
Gazete, yaklaşık 55 avroluk desteğin vatandaşları kısa süreli rahatlatabileceğini ancak küresel mazot krizinin nedenlerini ortadan kaldırmayacağını belirtti.
TAGESSPIEGEL: 2,5 MİLYAR AVROYA ŞİMDİ PARA BULUNDU
Alman Tagesspiegel ise hükümetin akaryakıt indirimi için ayırmayı planladığı kaynağı sosyal harcamalarla karşılaştırdı.
Gazete, bazı sosyal desteklerin tasarruf gerekçesiyle azaltıldığı bir dönemde akaryakıt indirimi için milyarlarca avro bulunmasını eleştirdi. Uygulamanın petrol şirketlerinin fiyat artışlarını dolaylı biçimde destekleyebileceği de savunuldu.
DE MORGEN: FOSİL YAKITLARA DESTEĞİ UZATMAYIN
Belçika gazetesi De Morgen, yükselen mazot ve doğal gaz fiyatlarının devlet tarafından telafi edilmesine karşı çıktı.
Gazeteye göre elektrikli araçlar, ısı pompaları ve temiz enerji yatırımları desteklenmeli. Bir yandan fosil yakıtlardan çıkışı savunup diğer yandan fiyat yükseldiğinde sübvansiyon vermenin çelişkili olduğu belirtildi.
VZGLYAD: PETROL PİYASASI SAVAŞ MEYDANINA DÖNDÜ
Rus Vzglyad ise krizin arkasındaki jeopolitik tabloya dikkat çekti.
Gazeteye göre petrol piyasasında artık yalnızca arz ve talep değil, savaş bölgeleri, nakliye güvenliği ve alıcıların satıcılara ulaşabilme kapasitesi de belirleyici hâle geldi.
Vzglyad, önümüzdeki dönemde asıl tartışmanın petrolün fiyatından çok hangi ülkelerin enerjiye fiziksel olarak erişebileceği üzerinde yoğunlaşabileceğini savundu.
AVRUPA’DA İKİ FARKLI YAKLAŞIM ÖNE ÇIKIYOR
Avrupa’daki tartışmada iki ana yaklaşım öne çıkıyor. Bir kesim hükümetlerin vergi indirimi ve doğrudan desteklerle vatandaşın yükünü hafifletmesini isterken, diğer kesim bu politikaların yüksek tüketimi sürdürdüğünü ve enerji dönüşümünü geciktirdiğini savunuyor.