Macaristan parlamentosu, Tisza Partisi’nin üçte iki çoğunluğuyla András Baka’yı cumhurbaşkanı seçti. Karar, ülkede Viktor Orbán döneminin ardından başlayan siyasi ve anayasal dönüşüm tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Muhalefetteki Fidesz ise önceki Cumhurbaşkanı Tamás Sulyok’un anayasa değişikliğiyle görevden alınması nedeniyle seçimin meşruiyetine itiraz etti. Avrupa basınındaki yorumlarda Baka’nın seçilmesinden çok, bu tercihin Macaristan’ın gelecekteki yönetim sisteminde ne anlama geldiği tartışılıyor.
HVG: KUVVETLER AYRILIĞI YENİDEN KURULUYOR
Macaristan merkezli Hvg, Başbakan Péter Magyar’ın cumhurbaşkanlığı seçimine yaklaşımının Viktor Orbán döneminden farklı olduğu görüşünde.
Gazeteye göre Magyar, parlamentodaki güçlü çoğunluğunu yalnızca kendi iktidar alanını genişletmek için kullanmak yerine, kuvvetler ayrılığını yeniden tesis etme vaadini somutlaştırmaya çalışıyor.
Hvg, Magyar’ın kendisini eleştiren kesimlerle temas kurmaya çalışmasını da bu yeni siyasi yaklaşımın işaretlerinden biri olarak değerlendiriyor.
BAKA BİR GEÇİŞ DÖNEMİ CUMHURBAŞKANI MI?
444.hu ise András Baka’nın seçilmesini Macaristan’daki anayasal dönüşümün sembolik adımlarından biri olarak görüyor.
Gazete, Tamás Sulyok’un görevden ayrılmasının Orbán dönemindeki siyasi sistemin tasfiyesi açısından sembolik önem taşıdığı değerlendirmesinde bulundu.
Baka’nın görev süresinin yeni anayasa kabul edilene kadar devam etmesi, yeni sistemin nasıl şekilleneceği tartışmasını da beraberinde getirdi.
CUMHURBAŞKANINI HALK SEÇEBİLİR
444.hu’nun değerlendirmesine göre Baka, parlamento tarafından seçilen son Macaristan Cumhurbaşkanı olabilir.
Yaklaşık iki yıl içerisinde yürürlüğe girmesi beklenen yeni anayasanın cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesini öngörebileceği belirtiliyor.
Böyle bir değişiklik gerçekleşirse Baka’nın görevi, eski sistemden yeni anayasal düzene geçiş döneminin önemli parçalarından biri olacak.
ORBAN SİSTEMİNİN TASFİYESİ Mİ?
Avrupa basınında öne çıkan bir diğer tartışma, Baka’nın seçilmesinin Viktor Orbán döneminden kopuş anlamına gelip gelmediği.
444.hu, Sulyok’un cumhurbaşkanlığı döneminde Orbán iktidarıyla uyumlu hareket ettiğini savunurken, Baka tercihinin önceki siyasi düzenle arasına mesafe koyma amacı taşıdığını değerlendiriyor.
Bu nedenle cumhurbaşkanlığı değişimi yalnızca bir isim değişikliği olarak değil, ülkedeki daha geniş siyasi dönüşümün parçası olarak görülüyor.
DER STANDARD: AVRUPA’NIN KALBİNE DÖNÜŞ
Avusturya gazetesi Der Standard ise gelişmeyi Macaristan’ın Avrupa ile ilişkileri üzerinden değerlendirdi.
Gazete, Baka’nın cumhurbaşkanlığına getirilmesini ülkenin Orbán dönemindeki “illiberal demokrasi” anlayışından uzaklaşma çabasının göstergesi olarak yorumladı.
Der Standard’a göre Baka, Macaristan’ın Avrupa kurumları ve demokratik standartlarla ilişkilerini yeniden güçlendirme hedefinin önemli aktörlerinden biri olabilir.
BAKA NEDEN SEMBOLİK BİR İSİM?
Avrupa basınının Baka üzerinde özellikle durmasının nedenlerinden biri de geçmişte Orbán dönemindeki anayasal değişikliklerden etkilenen isimlerden biri olması.
Der Standard, Baka’nın yıllar sonra devletin en üst makamlarından birine gelmesini, Orbán dönemindeki uygulamalardan geri dönüş arayışının güçlü bir sembolü olarak değerlendiriyor.
Bu nedenle Baka’nın cumhurbaşkanlığı yalnızca bugünkü siyasi dengeler açısından değil, geçmişle hesaplaşma bakımından da önem taşıyor.
MACARİSTAN’DA YENİ ANAYASAL DÖNEM
Avrupa basınındaki yorumların ortak noktası, Macaristan’da değişimin yalnızca hükümet değişikliğiyle sınırlı kalmayabileceği yönünde.
Yeni anayasa hazırlıkları, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ihtimali ve kuvvetler ayrılığının yeniden düzenlenmesi, ülkenin siyasi sisteminde daha kapsamlı bir dönüşümün işaretleri olarak değerlendiriliyor.
András Baka’nın cumhurbaşkanlığı ise bu sürecin kalıcı bir parçası mı yoksa yeni anayasa kabul edilene kadar görev yapacak bir geçiş çözümü mü olacağı sorusunu gündemde tutuyor.