Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Al Jazeera'ya verdiği röportajda Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikasından savaş ihtimaline, Mekke Anlaşması'ndan Suriye ile ilişkilere ve ABD ile yürütülen F-35 görüşmelerine kadar dünya gündemini yakından ilgilendiren başlıklarda dikkat çeken mesajlar verdi.
"TÜRKİYE SAVAŞTAN DA ÇEKİNMEZ, KAÇMAZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin önceliğinin bölgede barışın ve istikrarın korunması olduğunu vurgularken, ülkenin güvenliği ve millî çıkarları söz konusu olduğunda Ankara'nın geri adım atmayacağı mesajını verdi.
Erdoğan, Türkiye'nin savaş isteyen veya çatışmaları körükleyen bir ülke olmadığının altını çizerken, gerekli şartların oluşması halinde Türkiye'nin kendi güvenliğini savunmaktan çekinmeyeceğini belirtti.
Erdoğan'ın, "Türkiye savaştan da çekinmez, kaçmaz" sözleri röportajın en dikkat çeken mesajlarından biri oldu.
Türkiye'nin son dönemde bölgesel güvenlik yaklaşımında Suriye, Lübnan ve çevre ülkelerdeki gelişmeleri kendi ulusal güvenliğiyle doğrudan bağlantılı gördüğü biliniyor. Erdoğan, Haziran 2026'da yaptığı bir konuşmada Türkiye'nin güvenliğinin yalnızca Hatay'dan değil, Halep, Şam ve Beyrut'tan başladığını ifade etmişti.
MEKKE ANLAŞMASI İÇİN "ORTAK SAVUNMA PAKTI" VURGUSU
Erdoğan'ın röportajdaki önemli başlıklarından biri de Türkiye'nin bölgesel savunma ve güvenlik politikası oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mekke Anlaşması bir ortak savunma paktıdır" değerlendirmesinde bulunarak anlaşmanın temel amacının taraf ülkeler arasında güvenlik dayanışmasını ve caydırıcılığı artırmak olduğunu belirtti.
Anlaşma, bölgedeki yeni güvenlik mimarisine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. Ortak savunma anlayışı, taraflardan birinin güvenliğine yönelik ciddi bir tehdidin diğer ülkelerin güvenliği açısından da değerlendirilmesi esasına dayanıyor.
Bu yaklaşımın Türkiye'nin NATO üyeliğinin yanında Orta Doğu ve İslam dünyasındaki ülkelerle geliştirdiği güvenlik ilişkilerine yeni bir boyut kazandırabileceği değerlendiriliyor.
TÜRKİYE'NİN HEDEFİ SAVAŞ DEĞİL CAYDIRICILIK
Erdoğan'ın açıklamalarındaki temel mesajlardan biri, Türkiye'nin askeri kapasitesini savaş çıkarmak amacıyla değil, tehditleri caydırmak ve gerektiğinde kendi güvenliğini sağlamak amacıyla kullandığı yönünde oldu.
Ankara'nın son yıllarda hava savunma sistemleri, insansız hava araçları, füze teknolojileri, savaş uçakları ve elektronik harp sistemlerine yaptığı yatırımlar da bu politikanın önemli bir parçasını oluşturuyor.
Türkiye aynı zamanda NATO içindeki savunma kapasitesini artırma çalışmalarını sürdürüyor. Temmuz 2026'da Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nde hava ve füze savunmasının geliştirilmesi ile savunma sanayisi kapasitesinin artırılması öne çıkan konular arasında yer aldı.
ERDOĞAN: EN KISA ZAMANDA ŞAM'A GİDECEĞİM
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriye konusunda verdiği mesajlar da röportajın öne çıkan bölümleri arasında yer aldı.
Erdoğan, "En kısa zamanda Şam seyahati yapacağım" açıklamasıyla Türkiye-Suriye ilişkilerinde yeni bir dönemin işaretini verdi.
Gerçekleşmesi halinde ziyaretin yalnızca Türkiye-Suriye ilişkileri açısından değil, Orta Doğu'daki siyasi dengeler açısından da büyük önem taşıması bekleniyor.
Ankara, Suriye'nin istikrarının Türkiye'nin güvenliği açısından kritik önemde olduğunu uzun süredir vurguluyor. Erdoğan'ın daha önce Türkiye'nin güvenliğinin Halep ve Şam'dan başladığını söylemesi de Ankara'nın Suriye politikasına verdiği stratejik önemi ortaya koymuştu.
ŞAM ZİYARETİNİN GÜNDEMİNDE NELER OLABİLİR?
Olası Şam ziyaretinde ikili ilişkilerin yanı sıra sınır güvenliği, terörle mücadele, Suriye'nin toprak bütünlüğü, ekonomik ilişkiler ve bölgesel güvenlik konularının öne çıkması beklenebilir.
Türkiye açısından özellikle sınır hattındaki güvenliğin kalıcı hale getirilmesi ve Suriye kaynaklı tehditlerin ortadan kaldırılması en önemli başlıklar arasında bulunuyor.
Ankara ayrıca Suriye'deki istikrarın güçlendirilmesinin bölgedeki ekonomik ve siyasi normalleşmeye katkı sağlayacağını savunuyor.
F-35 DOSYASINDA TRUMP'A MESAJ
Erdoğan'ın ABD ile ilişkiler konusunda üzerinde durduğu en önemli konulardan biri de F-35 savaş uçakları oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye yönelik F-35 konusundaki sözlerine işaret ederek, "Trump'ın F-35 sözünü yerine getirmesini bekliyoruz" mesajını verdi.
F-35 konusu uzun süredir Ankara-Washington ilişkilerinin en önemli savunma başlıkları arasında bulunuyor.
Türkiye, daha önce F-35 programının ortaklarından biriyken Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın almasının ardından programdan çıkarılmıştı.
TRUMP F-35 SATIŞINI YENİDEN GÜNDEME GETİRDİ
F-35 konusunda son dönemde Washington'dan gelen mesajlar Ankara açısından yeni bir sürece işaret ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Temmuz 2026'da Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi kapsamında Türkiye'ye F-35 satışı konusunun değerlendirileceğini açıkladı. Trump, Türkiye'yi önemli bir ortak olarak nitelendirirken savaş uçağı satışının yeniden gündeme alınabileceğini söyledi.
Erdoğan da Trump ile görüşmesinin ardından Türkiye'nin F-35 talebine ilişkin olumlu bir karar beklediğini dile getirdi. Al Jazeera'nın aktardığına göre Trump, Türkiye'ye uçak verilmesi konusunda daha önce söz vermişti.
F-35 DOSYASINDA KONGRE ENGELİ DE GÜNDEMDE
Türkiye'nin yeniden F-35 programına dönmesi yalnızca ABD Başkanı'nın siyasi iradesine bağlı bir süreç olarak görülmüyor.
ABD Kongresi, yaptırımlar ve S-400 meselesi gibi başlıkların da nihai süreçte belirleyici olabileceği değerlendiriliyor. Al Jazeera'nın Temmuz 2026 tarihli analizinde de Trump'ın F-35 satışı ve yaptırımların kaldırılması yönündeki yaklaşımına rağmen Kongre sürecinin önemli bir unsur olduğu vurgulanmıştı.
Bu nedenle Ankara-Washington hattındaki görüşmelerin önümüzdeki dönemde savunma diplomasisinin en önemli gündem maddelerinden biri olmayı sürdürmesi bekleniyor.
ERDOĞAN'DAN ÇOK YÖNLÜ DIŞ POLİTİKA MESAJI
Erdoğan'ın açıklamalarının bütünü, Türkiye'nin hem NATO içindeki konumunu koruyan hem de Orta Doğu'daki ülkelerle yeni güvenlik ve diplomasi mekanizmaları kurmaya çalışan çok yönlü dış politika yaklaşımına işaret ediyor.
Bir tarafta ABD ile F-35 başta olmak üzere savunma alanındaki sorunların çözülmesi hedeflenirken diğer tarafta Suriye ile ilişkilerin geliştirilmesi ve bölgesel savunma iş birliklerinin güçlendirilmesi gündemde bulunuyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Türkiye savaştan da çekinmez, kaçmaz" çıkışı ise Ankara'nın diplomasiyi öncelikli araç olarak görmesine rağmen ülkenin güvenliği söz konusu olduğunda askeri seçenekleri tamamen dışlamadığı yönündeki en güçlü mesajlardan biri olarak öne çıktı.