Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

E1 projesi sonrası İngiltere’den İsrail’e yeni adım: Londra’nın politikası neden değişti?

İngiltere, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşimlerine yönelik politikasını sertleştirdi. Yerleşim ürünlerine ithalat yasağı getirilmesi kararlaştırıldı.

DÜNYA 16.09.2026 10:59 Nahibe Demirel 106 okuma Okuma Süresi: 4 dk
E1 projesi sonrası İngiltere’den İsrail’e yeni adım: Londra’nın politikası neden değişti?
Paylaş:
N

İngiltere'nin İsrail ve işgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşimlere yönelik politikasında son iki yılda başlayan değişim, 8 Eylül'de açıklanan yeni yaptırımlarla yeni bir aşamaya taşındı. Londra yönetimi, yerleşimlerden İngiltere'ye ürün ithalatının yasaklanacağını ve yerleşimlerin genişlemesine ekonomik destek sağlayan kişi ve şirketlere yönelik yaptırımların artırılacağını duyurdu. Doha Enstitüsü'nün analizine göre İngiltere'nin bu noktaya gelmesinde uluslararası hukuktaki gelişmeler, E1 yerleşim projesi, ülke içindeki siyasi baskı ve yerleşimlere karşı son iki yılda kademeli olarak sertleşen politika etkili oldu.

İNGİLTERE'NİN İSRAİL POLİTİKASI ADIM ADIM DEĞİŞTİ

Londra'nın 8 Eylül'deki kararı tek başına ortaya çıkmadı. İngiltere 2024'te İsrail'e yönelik bazı silah ihracatı lisanslarını askıya aldı. 2025'te bazı İsrailli bakanlara yaptırım uygulayan İngiliz hükümeti, aynı yıl Filistin devletini tanıdı. 2026'da ise politikanın ağırlığı doğrudan işgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerine kaydı. İngiltere Parlamentosu araştırma biriminin aktardığına göre Londra, yerleşimlerin genişlemesine ekonomik destek sağlayan kişi ve şirketleri de kapsayabilecek daha geniş önlemler üzerinde çalışmaya başladı.

ULUSLARARASI HUKUKTAKİ GELİŞMELER ETKİLİ OLDU

Doha Enstitüsü'nün analizinde değişimin ilk nedenlerinden biri uluslararası hukuk alanındaki gelişmeler olarak gösterildi. Uluslararası Adalet Divanı, 19 Temmuz 2024 tarihli danışma görüşünde İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki devam eden varlığının hukuka aykırı olduğu sonucuna vardı ve yeni yerleşim faaliyetlerinin durdurulması gerektiği görüşünü bildirdi. Londra'nın önceki yaklaşımında ağırlık yerleşimlerin hukuka aykırılığı üzerindeyken son dönemde işgalin devamına ilişkin daha geniş hukuki çerçeve öne çıkmaya başladı.

E1 PROJESİ DÖNÜM NOKTASI OLDU

İngiltere'nin tutumunun sertleşmesinde Doğu Kudüs ile Maale Adumim arasında planlanan E1 yerleşim projesi de etkili oldu. Londra, bölgedeki yeni yerleşimlerin Batı Şeria ile Doğu Kudüs arasındaki bağlantıyı zayıflatacağını ve iki devletli çözümün uygulanabilirliğine zarar vereceğini savunuyor. Ağustos 2026'da E1 bölgesinde yaklaşık 1200 konut için yeni ihaleler açılması İngiltere'nin tepkisini artırdı. Dışişleri Bakanı Ed Miliband, gelişmenin ardından yerleşim faaliyetlerine karşı daha ileri önlemler alınacağının sinyalini verdi.

İÇ SİYASETTEKİ BASKI ARTTI

Değişimin bir diğer ayağını İngiltere'deki siyasi gelişmeler oluşturdu. Gazze'deki savaşın ardından İşçi Partisi içinde hükümetin İsrail politikasına yönelik tartışmalar artarken çok sayıda milletvekili Batı Şeria'daki yerleşimlerle ticarete karşı daha güçlü önlemler alınmasını istedi. Parlamento araştırma biriminin aktardığına göre hükümet üzerindeki bu baskı, yerleşimlere ekonomik destek sağlayan İngiliz şirketlerine yönelik tedbirlerin gündeme gelmesinde etkili olan unsurlardan biri oldu.

8 EYLÜL'DE YENİ YAPTIRIMLAR AÇIKLANDI

Yaklaşık iki yıllık sürecin ardından İngiltere 8 Eylül'de yerleşimlere yönelik politikasını ekonomik alanda genişletti. Hükümet, işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimlerinden İngiltere'ye ürün ithalatının yasaklanacağını ve yerleşim faaliyetlerine mal veya hizmet sağlayan kişi ve şirketlere yönelik yaptırım imkanlarının genişletileceğini duyurdu. Bununla birlikte karar İsrail'le bütün ticari ilişkilerin kesilmesi anlamına gelmiyor. Londra, önlemlerin İsrail halkını veya İsrail'in uluslararası kabul gören sınırları içerisindeki genel ticareti değil, işgal altındaki topraklardaki yerleşim faaliyetlerini hedeflediğini belirtiyor.

AVRUPA'DA ORTAK TUTUM ARAYIŞI

Doha Enstitüsü'nün analizinde dördüncü unsur İngiltere'nin bu konuda tek başına hareket etmemesi. İngiltere'nin yanı sıra Fransa, Kanada ve çeşitli Avrupa ülkeleri de yerleşimlerle bağlantılı ürünlere yönelik ticari tedbirleri destekleyen bir yaklaşım ortaya koydu. Bu nedenle Londra'nın kararının ekonomik büyüklüğünden çok başka ülkelerin benzer uygulamalara yönelmesine oluşturabileceği örnek üzerinde duruluyor.

İSRAİL'DEN KARŞI ADIM GELDİ

İngiltere'nin kararının ardından İsrail yönetimi de Londra'ya yönelik karşı tedbirler açıkladı. Bunlar arasında İngiltere'nin Kudüs'teki konsolosluğunun kapatılması da yer aldı. İngiltere ise Tel Aviv'deki büyükelçiliğini koruyacağını açıkladı. Bu nedenle yaşanan gelişmeler İngiltere ile İsrail arasındaki ilişkilerin tamamen kopması anlamına gelmiyor. Londra'nın yeni politikasındaki temel değişiklik, İsrail ile işgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşimleri ekonomik ve hukuki açıdan daha belirgin biçimde birbirinden ayıran bir yaklaşım benimsemesi olarak öne çıkıyor.

LONDRA'NIN YENİ POLİTİKASINDA 4 NEDEN

Ortaya çıkan tabloda İngiltere'nin politika değişikliğinin tek bir gelişmeye dayanmadığı görülüyor. Uluslararası Adalet Divanı'nın 2024 tarihli görüşü hukuki zemini etkilerken E1 projesi yerleşim tartışmasını yeniden öne çıkardı. Buna İngiltere'deki siyasi baskı ve Avrupa ülkeleriyle ortak hareket arayışı eklendi. Londra'nın son kararı İsrail'le ilişkileri tamamen sona erdirmekten ziyade işgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşimlere yönelik ekonomik ve siyasi baskıyı artıran daha kapsamlı bir politika değişikliğine işaret ediyor.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: Haber Merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Altındağ’da 75 bin 637 ton asfalt serimi yapıldı
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Altındağ’da 75 bin 637 ton asfalt serimi yapıldı
WhatsApp
İhbar Hattı