Güney Kore'nin önemli turizm merkezlerinden Jeju Adası'nda art arda bulunan dört ceset, kayıp vakalarının nasıl ele alındığına ilişkin büyük bir polis soruşturmasına dönüştü. 22-24 Ağustos tarihleri arasındaki üç günlük dönemde daha önce kayıp olarak bildirilen dört kişinin cesedi bulundu. Vakaların ikisinin, kayıp dosyalarını usulsüz biçimde kapattığı şüphesiyle soruşturulan aynı polis memuruyla bağlantılı olduğu belirlendi. Diğer iki ölümün ise söz konusu memurun baktığı dosyalarla bağlantısı bulunmadığı açıklandı.
104 GÜN SONRA KONAKLADIĞI YERİN YAKININDA BULUNDU
Skandalı ortaya çıkaran olaylardan biri 37 yaşındaki Jang Mi-ran'ın kaybolması oldu. Jang'ın 12 Mayıs gecesi Jeju'nun Hallim-eup bölgesinde kaldığı konaklama yerinden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamadı. Erkek arkadaşı 15 Mayıs'ta polise kayıp başvurusunda bulundu. Ancak dosya yaklaşık iki buçuk saat sonra kapatıldı. Dosyayla ilgilenen polis memurunun, Jang ile telefonla görüştüğünü ve kadının yerinin yakınlarına bildirilmesini istemediğini söylediği öne sürüldü. Daha sonra yapılan incelemede ise polis memuru ile Jang arasında herhangi bir telefon görüşmesi kaydı bulunamadı. Jang'ın cesedi, kaybolmasından 104 gün sonra, 24 Ağustos'ta Hallim-eup'ta kaldığı yerin yakınındaki ağaçlık alanda bulundu. Cesedin kimliği daha sonra diş kayıtlarından kesinleştirildi. Yanında cep telefonu, bileklik ve yüzüğünün de bulunduğu bildirildi.
İKİNCİ VAKADA DA AİLEYE “GÜVENDE” DENİLDİ
Soruşturma sırasında aynı polis memurunun başka bir kayıp vakasını da benzer şekilde kapattığı ortaya çıktı. 60'lı yaşlarındaki bir erkek için 2 Temmuz'da kayıp başvurusu yapılmıştı. İddiaya göre memur, aileye adamın güvende olduğunu ancak yerinin açıklanmasını istemediğini söyledi ve dosyayı kapattı. Aile, Jang Mi-ran vakasının basına yansımasının ardından kendi yakınlarının durumundan şüphelenerek yeniden başvuru yaptı. Adam, ilk kayıp başvurusundan 51 gün sonra, 22 Ağustos'ta ölü bulundu.
AİLELER POLİSİN SÖZÜNE GÜVENDİ
İkinci vakadaki kayıp kişinin ailesinin, polisin kendilerine kişinin güvende olduğunu söylemesi nedeniyle uzun süre arama yapılmasını beklemediği belirtildi. Aile, yeniden yapılan başvurunun ardından kişinin cansız bedenine ulaşılmasına tepki göstererek polisin verdiği yanlış bilginin arama sürecini geciktirdiğini savundu. Jang Mi-ran'ın yakınlarının da benzer şekilde, polisin Jang ile irtibat kurulduğu yönündeki bilgisine güvendiği bildirildi.
KRİTİK ZAMAN KAYBEDİLDİ, KAMERA KAYITLARI SİLİNDİ
Jang'ın yakınları 17 Temmuz'da yeniden başvuru yaptı ancak önceki kayıtta onun yerinin açıklanmasını istemediği yönünde bilgi bulunması nedeniyle sürecin ilerlemediği aktarıldı. 19 Temmuz'da başka bir yakınının Seul'de yeniden kayıp başvurusu yapması üzerine olay tekrar soruşturulmaya başlandı. Ancak bu aşamada kaybolmasının üzerinden iki aydan fazla zaman geçmişti. Polis, Jang'ın son hareketlerini gösterebilecek birçok güvenlik kamerası kaydının saklama süresinin dolması nedeniyle silindiğini açıkladı.
ARAMA BAŞLAYINCA PEŞ PEŞE CESETLER BULUNDU
Jang Mi-ran için gecikmeli olarak başlatılan kapsamlı arama çalışmalarında yüzlerce personel, helikopterler, dronlar, arama köpekleri, dalgıçlar ve sahil güvenlik ekipleri görevlendirildi. Bu çalışmalar sırasında 22-24 Ağustos arasında Jeju'nun farklı noktalarında dört kayıp kişinin cesedi bulundu. Jang dışında 60'lı yaşlardaki erkek de soruşturulan polis memurunun dosyasıyla bağlantılıydı. Aynı dönemde bir vadide bulunan başka bir kayıp kişi ile denizde bulunan 70'li yaşlardaki bir erkeğin dosyalarının ise söz konusu polis memuru tarafından yürütülmediği bildirildi.
“DÖRT ÖLÜMÜN TAMAMI AYNI POLİSLE BAĞLANTILI” DEĞİL
Olayla ilgili sosyal medya paylaşımlarındaki en önemli ayrıntılardan biri burada. Üç günde dört kayıp kişinin cesedinin bulunması doğru; ancak mevcut polis açıklamalarına göre dört ölümün tamamı aynı memurla bağlantılı değil. Şu ana kadar usulsüz kapatma iddiasının doğrudan ilişkilendirildiği vakalar Jang Mi-ran ve 60'lı yaşlarındaki erkek olmak üzere iki dosya.
POLİS MEMURU TUTUKLANDI
Jeju Batı Polis Merkezi'nde görev yaptığı bildirilen, soyadı Boo olarak açıklanan polis memuru hakkında görevi ihmal, resmi elektronik kayıtları tahrif etme ve görevlerin hileli yöntemlerle engellenmesi şüpheleriyle soruşturma başlatıldı. Memur 22 Ağustos'ta acil gözaltına alındı. Ancak Jeju Bölge Mahkemesi 24 Ağustos'ta acil gözaltı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle serbest bırakılmasına karar verdi. Savcılığın talebi üzerine yeniden mahkemeye çıkarılan memur hakkında 25 Ağustos'ta tutuklama kararı verildi. Mahkeme, kaçma veya delilleri yok etme ihtimalini gerekçe gösterdi.
300 DEĞİL, RESMİ RAKAM 298 DOSYA
Sosyal medyada “yaklaşık 300 dosya” şeklinde yayılan rakamın ayrıntısı da netleşti. Jeju Eyalet Polis Teşkilatı, söz konusu memurun Mart 2025 ile Temmuz 2026 sonu arasında baktığı toplam 298 kayıp dosyasının yeniden inceleneceğini açıkladı. Bu nedenle haberde “300 kayıp dosyası” yerine daha doğru biçimde “298 kayıp dosyası” ifadesinin kullanılması uygun olur.
20 KİŞİLİK ÖZEL EKİP KURULDU
Jeju Polisi, 298 dosyanın tek tek incelenmesi için yaklaşık 20 dedektif ve soruşturmacıdan oluşan özel bir ekip kurdu. Ekip, polis memurunun sistemde yaptığı kayıtların gerçekten yürütülen işlemlerle uyuşup uyuşmadığını, kayıp kişilerin bulunup bulunmadığını ve dosyaların hangi gerekçelerle kapatıldığını inceleyecek. Polis bunun yanı sıra yalnızca söz konusu memurun dosyalarıyla sınırlı kalmayarak Jeju'daki kayıp vakalarına yönelik daha geniş kapsamlı bir inceleme de yürütüyor.
DÖRT ÜST DÜZEY POLİS GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI
Skandal yalnızca dosyaları kapattığı iddia edilen memurla sınırlı kalmadı. Güney Kore Ulusal Polis Teşkilatı, Jeju Batı Polis Merkezi'nin mevcut müdürü, olay dönemindeki eski müdürü ve iki üst düzey soruşturma yöneticisi olmak üzere dört polisi idari olarak görevden uzaklaştırdı. Yetkililer, denetim zincirinde ihmal bulunup bulunmadığını araştırıyor.
DOSYALAR ARTIK TEK POLİS TARAFINDAN KAPATILAMAYACAK
Skandal, Güney Kore'deki kayıp kişi sisteminde ciddi bir açığı da ortaya çıkardı. Mevcut sistemde yetişkin kayıp vakalarında dosyayla ilgilenen polis memurunun, üst makamdan nihai onay almadan kişinin kayıp statüsünü kaldırabilmesine imkân tanındığı bildirildi. Ulusal Polis Teşkilatı bunun üzerine sistemi değiştirme kararı aldı. Yeni düzenlemeyle bir polis memuru kayıp dosyasının kapatılmasını istediğinde, bir yönetici tarafından ikinci kontrol ve nihai onay yapılacak.
OLAY GÜNEY KORE'DE ULUSAL GÜNDEME TAŞINDI
Jeju'daki olay ülke çapında tepkiye neden oldu. Güney Kore'de polis yönetiminin kayıp vakalarındaki denetim mekanizmaları sorgulanırken, olay en üst düzeyde de gündeme geldi. Polis teşkilatı, hem 298 dosyanın yeniden kontrol edilmesi hem de komuta zincirindeki sorumluluğun belirlenmesi için kapsamlı inceleme başlattı.
SORUŞTURMADA EN KRİTİK SORU: KAÇ DOSYA DAHA HATALI KAPATILDI?
Soruşturmanın bundan sonraki en önemli ayağını 298 dosyanın incelenmesi oluşturuyor. Yetkililer, diğer dosyalarda da kayıp kişilerle gerçekten temas kurulmadan “güvende” kaydı girilip girilmediğini, herhangi bir vakanın usulsüz biçimde kapatılıp kapatılmadığını ve benzer şekilde gecikmiş aramalar bulunup bulunmadığını araştıracak.