İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında bölgedeki askeri hareketlilik, ABD’nin İran politikası ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Bekayi, İran’ın kendisine yönelik herhangi bir saldırıya karşılık verme ve saldırının kaynağını hedef alma hakkına sahip olduğunu savundu.
SALDIRI İÇİN KULLANILAN ÜSLERİN DURUMU FARKLI
Avrupa’daki ABD üslerinin İran’a yönelik olası saldırılarda hedef alınıp alınmayacağı sorusuna yanıt veren Bekayi, İran’ın diğer ülkelerin halklarıyla bir sorunu bulunmadığını belirtti. Ancak askeri üs, teçhizat veya imkanlarını İran’a karşı saldırgan amaçlarla kullandıran ülkelerin farklı değerlendirileceğini söyledi. Bulgaristan’dan bazı ABD uçaklarının ayrıldığı yönünde bilgiler aldıklarını aktaran Bekayi, bu tür desteğin askeri eylemlere dolaylı katkı anlamına gelebileceğini ifade etti.
Bekayi, ABD’nin İran’a yönelik ekonomik baskılarını da “ekonomik terörizm” olarak nitelendirirken, olası bir deniz ablukasının saldırgan bir eylem sayılacağını savundu. Washington’un diğer ülkeleri İran ile ticari ilişkilerini kesmeye zorlamasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ileri süren Bekayi, Hürmüz Boğazı’ndan petrol geçişine ilişkin ABD kaynaklı rakamların ise “psikolojik ve medya savaşının” parçası olduğunu öne sürdü.
HÜRMÜZ BOĞAZI VE BÖLGESEL GELİŞMELER GÜNDEMDE
Bekayi, Umman’dan Tahran’a gelen heyetle ikili ilişkilerin yanı sıra Hürmüz Boğazı ve deniz yollarının güvenliğinin görüşüleceğini açıkladı. Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı’nın İran ziyaretini de iki ülke arasındaki gelişen ilişkilerin göstergesi olarak değerlendirdi. İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarına da değinen Bekayi, bu eylemlerin Suriye’nin toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini ve “Büyük İsrail” projesinin bir parçası olduğunu savundu.