İsrail’de aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in, Filistinli tutukluların bulunduğu Ketziot Cezaevi çevresine timsah yerleştirilmesi yönündeki önerisi yeniden gündeme geldi.
İsrailli gazeteci Nadav Eyal’ın aktardığı bilgilere göre Ben-Gvir, cezaevi çevresinde timsah bulundurulması fikrini uzun süredir savunuyor.
İsrail basınında yer alan haberlere göre proje, Doğa ve Parklar İdaresi ile bazı hukuk birimlerinin itirazlarına rağmen ilerletilmeye çalışılıyor.
Çevre Bakanı Idit Silman’ın, Nil timsahının hukuki statüsünde değişiklik yaptığı ve güvenlik kurumlarının belirli şartlarla timsah bulundurmasının önünü açtığı iddia edildi.
NİL TİMSAHININ STATÜSÜNE İLİŞKİN DÜZENLEME İDDİASI
İsrail basınındaki haberlere göre Idit Silman tarafından yapılan düzenlemeyle Nil timsahı, “bakımı yapılan/yetiştirilen yabani hayvan” kategorisine alındı.
Bu değişikliğin, İsrail Cezaevi Hizmeti gibi kurumların kontrollü şekilde timsah bulundurmasına ve pilot uygulama yapmasına imkân sağlayabileceği öne sürüldü.
Planlanan ilk uygulama alanının Necef Çölü’nde bulunan Ketziot Cezaevi olduğu belirtildi.
Ketziot Cezaevi, özellikle Filistinli güvenlik tutuklularının tutulduğu tesislerden biri olarak biliniyor.
Ben-Gvir’in amacının, cezaevlerinde bulunan Filistinli tutuklular üzerinde korku oluşturmak olduğu yönünde iddialar ortaya atılırken, bu iddialara ilişkin İsrail makamlarından doğrulanmış bir açıklama yapılmadı.
CEZAEVİ YETKİLİLERİ TİMSAH ÇİFTLİĞİNİ İNCELEDİ
Tartışmalı proje iddiasının 2025 yılının sonlarında Ben-Gvir ile İsrail Cezaevi Hizmeti yöneticileri arasındaki görüşmelerde gündeme geldiği aktarıldı.
Ocak 2026’da cezaevi yetkililerinden oluşan bir heyetin, Hamat Gader bölgesindeki timsah çiftliğini ziyaret ederek hayvanların bakımı ve güvenlik koşulları hakkında bilgi aldığı belirtildi.
Ben-Gvir’in daha önce küçük bir timsahın yaklaşık 8 bin dolar, büyük bir timsahın ise yaklaşık 20 bin dolar maliyetinde olduğunu söylediği ve proje için bütçe sağlamaya hazır olduğunu ifade ettiği aktarıldı.
Yetkililer ise sürecin henüz değerlendirme aşamasında olduğunu belirtirken, projenin uygulanıp uygulanmayacağı kesinleşmedi.
İnsan hakları savunucuları, söz konusu girişimin tutuklulara yönelik baskı aracı haline getirilebileceği gerekçesiyle tepki gösteriyor.