ABD’nin ulusal borcunun gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 100’ünü geçmesi, küresel ekonomide endişe yaratan yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Sorumlu Federal Bütçe Komitesi’nin (CRFB) açıkladığı veriler, ülkenin mali yapısındaki kırılganlığın giderek arttığını ortaya koydu.
BORÇ 31 TRİLYON DOLARI GEÇTİ
31 Mart itibarıyla ABD’nin kamu elindeki borcu 31,27 trilyon dolara ulaştı. Aynı dönemde yıllık nominal GSYH’nin 31,22 trilyon dolar seviyesinde kalmasıyla borç oranı yüzde 100,2’ye çıktı. Bu tablo, ülke tarihinde son yılların en yüksek borç seviyelerinden biri olarak kaydedildi.
EKONOMİDE YAPISAL RİSKLER DERİNLEŞİYOR
Ekonomi uzmanlarına göre bu seviyedeki borç, sadece rakamsal bir eşik değil; aynı zamanda yapısal bir kırılganlık anlamına geliyor. Artan borçlanma, kamu harcamalarının sürdürülebilirliğini zorlaştırırken, faiz yükünün de hızla yükselmesine neden oluyor.
UZMANLARDAN SERT UYARI: “TARİHİ ALARM”
CRFB Başkanı Maya MacGuineas, mevcut durumu “çok güçlü bir mali alarm” olarak tanımladı. MacGuineas, borcun artık ABD ekonomisinin büyüklüğünü geçtiğini vurgulayarak, bunun savaş ya da kriz dönemleri dışında nadir görülen bir tablo olduğuna dikkat çekti.
FAİZ YÜKÜ VE ENFLASYON BASKISI ARTIYOR
Raporda, yüksek borç seviyesinin ekonomik büyümeyi yavaşlattığı, yatırım kapasitesini azalttığı ve enflasyon üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi. Özellikle faiz ödemelerinin bütçe içindeki payının hızla artması, kamu maliyesi üzerinde ek yük oluşturuyor.
GELECEK NESİLLER İÇİN RİSK VURGUSU
Uzmanlar, mevcut borç trendinin devam etmesi halinde gelecek nesillerin daha yüksek vergi yükü ve daha sınırlı kamu hizmetleriyle karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor. Bu durumun uzun vadeli ekonomik refahı tehdit ettiği ifade ediliyor.
KREDİ NOTU VE KÜRESEL ETKİ
Fitch Ratings ise ABD’nin artan borç seviyesinin kredi notu açısından risk oluşturduğunu açıkladı. Yapısal bütçe açıklarının devam etmesi halinde ülkenin borç yükünün diğer gelişmiş ekonomilerin üzerine çıkmaya devam edeceği öngörülüyor. Bu durumun küresel finans piyasalarında da dalgalanmalara yol açabileceği değerlendiriliyor.