Görüşmelerde İran merkezli jeopolitik gelişmeler önemli yer tutsa da, ticaret dengesi, enerji arzı, yapay zeka teknolojileri ve karşılıklı yatırımların zirvenin ekonomik omurgasını oluşturması bekleniyor.
Trump’ın Pekin ziyareti, 2017’den bu yana bir ABD başkanının Çin’e gerçekleştireceği ilk resmi temas olması açısından da dikkat çekiyor. Küresel büyümenin yavaşladığı, ticaret savaşlarının yeniden gündeme geldiği ve enerji fiyatlarının jeopolitik risklerle dalgalandığı bir dönemde yapılacak görüşmelerin, piyasalara doğrudan etkide bulunabileceği değerlendiriliyor.
TİCARET AÇIĞI VE YENİ ANLAŞMALAR MASADA
Washington yönetiminin öncelikli başlıkları arasında ABD’nin Çin karşısında verdiği dış ticaret açığının azaltılması yer alıyor. ABD’li yetkililer, iki ülke arasında ticaret ve yatırımları kolaylaştıracak yeni mekanizmaların oluşturulabileceğini belirtiyor.
Özellikle Çin’in Amerikan üretimi uçaklar, tarım ürünleri ve enerji alanında yeni satın alma taahhütleri açıklayabileceği beklentisi öne çıkıyor. Enerji tarafında ise Çin’in LNG ve diğer Amerikan enerji ürünlerine yönelik talebinin artırılmasının gündeme gelebileceği belirtiliyor.
DEV ŞİRKETLERİN KATILIMI EKONOMİK AJANDAYI GÜÇLENDİRDİ
Trump’a eşlik eden iş dünyası heyeti de zirvenin ekonomik boyutunu öne çıkarıyor. Heyette teknoloji, finans, havacılık ve ödeme sistemleri alanlarında faaliyet gösteren büyük şirketlerin yöneticileri yer alıyor.
Katılımcılar arasında:
- Apple CEO’su Tim Cook
- Tesla CEO’su Elon Musk
- BlackRock CEO’su Larry Fink
- Goldman Sachs CEO’su David Solomon
- Visa ve Mastercard yöneticileri bulunuyor.
Uzmanlara göre bu tablo, ABD’nin Çin ile yalnızca diplomatik ilişkileri değil, finansal ve ticari entegrasyonu da yeniden şekillendirmek istediğini gösteriyor.
YAPAY ZEKA VE NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ KRİTİK BAŞLIK
Zirvede yapay zeka teknolojileri ve stratejik üretim zincirleri de önemli yer tutacak. Özellikle yapay zekanın askeri ve ekonomik kullanım alanlarına ilişkin iki ülke arasında iletişim mekanizması kurulmasının değerlendirildiği belirtiliyor. Diğer yandan elektrikli araçlar, savunma sanayi ve yüksek teknoloji üretiminde kritik öneme sahip nadir toprak elementleri konusunda da yeni müzakerelerin yapılması bekleniyor. Çin’in bu alandaki küresel hakimiyeti, ABD açısından stratejik risk olarak görülüyor.
1 TRİLYON DOLARLIK YATIRIM İDDİASI
Uluslararası basında yer alan bazı iddialara göre, Çin’in ABD’ye yönelik yaklaşık 1 trilyon dolarlık yatırım planı üzerinde değerlendirmeler yapılıyor. Söz konusu yatırımların ağırlıklı olarak fabrika ve üretim altyapısına yönelmesi öngörülüyor. Ancak analistler, mevcut jeopolitik riskler ve İran merkezli gerilim nedeniyle kısa vadede dev ölçekli bir anlaşmanın gerçekleşmesinin zor olabileceği görüşünde birleşiyor.