Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar sistemi, 1 Temmuz itibarıyla ülke genelinde uygulanmaya başlayacak. Sistemle, içecek ambalajlarının doğaya karışmadan geri dönüşüm zincirine kazandırılması ve ekonomiye katkı sağlanması hedefleniyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Türkiye Çevre Ajansı’nın yürüttüğü Depozitosu Olan Ambalajlar uygulaması, Sıfır Atık Hareketi kapsamında hayata geçiriliyor. Uygulama kapsamında tüketiciler, DOA logolu plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarını kayıtlı iade noktalarına ya da Depozito İade Makineleri’ne teslim edebilecek.

Her bir iade için vatandaşların dijital cüzdanlarına 1 lira teşvik bedeli aktarılacak. Kullanıcılar, DOA mobil uygulaması üzerinden biriken tutarları banka hesaplarına gönderebilecek, ATM’lerden nakit olarak çekebilecek veya alışverişlerinde değerlendirebilecek.
DOA SİSTEMİ EKONOMİYE KATKI SAĞLAYACAK
Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, Depozitosu Olan Ambalajlar sisteminin yalnızca bir geri dönüşüm uygulaması olmadığını, çevre, teknoloji, sanayi ve ekonomi alanlarını bir araya getiren stratejik bir dönüşüm projesi olduğunu belirtti.
Öztürk, sistemle birlikte çevresel faydanın ekonomik kazanımla destekleneceğini ifade ederek, Türkiye ekonomisine yıllık yaklaşık 30 milyar liralık katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi.
Türkiye’de her yıl yaklaşık 25 milyar tek kullanımlık içecek ambalajının tüketildiğini aktaran Öztürk, geri dönüşüm oranlarının artmasıyla içecek ambalajı hammaddesi ithalatında yüzde 35 ila 40 arasında azalma beklediklerini kaydetti.
TÜM SÜREÇ DİJİTAL OLARAK TAKİP EDİLECEK
DOA sistemi, üreticiden tüketiciye, iade noktalarından geri dönüşüm tesislerine kadar tüm sürecin dijital olarak izlenmesini sağlayacak. Bu sayede ambalajların toplanması, doğrulanması, finansal işlemler ve saha operasyonları dijital altyapı üzerinden yönetilecek.
Sistemin önemli unsurlarından biri olan Depozito İade Makineleri de Türkiye genelinde yaygınlaştırılıyor. Öztürk’ün verdiği bilgilere göre, şu ana kadar 1148 makinenin kurulumu gerçekleştirildi. Sistem genişledikçe makine sayısının da artırılması planlanıyor.
Öztürk, Türkiye’de DİM üreten 6 yerli üretici bulunduğunu belirterek, projenin geri dönüşüm altyapısının yanı sıra yerli teknoloji ve üretim kapasitesini de desteklediğini vurguladı.

38 MİLYONDAN FAZLA AMBALAJ GERİ KAZANILDI
Sakarya’da başlatılan pilot uygulama, zamanla 72 ile yayıldı. Bu süreçte 38 milyondan fazla ambalaj geri kazanıldı.
Geri kazanılan ambalajların yaklaşık yüzde 72’sini PET, yüzde 18’ini cam, yüzde 10’unu ise alüminyum ambalajlar oluşturdu. Uygulamanın ülke genelinde başlamasıyla geri kazanılan ambalaj miktarının daha da artması bekleniyor.
SERA GAZI VE ENERJİ TASARRUFU HEDEFLENİYOR
DOA sisteminin yaygınlaşmasıyla çevresel alanda da önemli kazanımlar öngörülüyor. Sistem kapsamında yaklaşık 37 bin ton sera gazı emisyonunun azaltılması, 1,3 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlanması ve 3,6 milyon varil petrol kullanımının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Uygulamayla atıkların doğaya karışması engellenirken, doğal kaynak kullanımının azaltılması ve ambalajların ekonomiye yeniden kazandırılması amaçlanıyor.
MARKETLER VE HOREKA İŞLETMELERİ SİSTEME DAHİL OLACAK
1 Temmuz itibarıyla market zincirleri, süpermarketler, bakkallar, büfeler ile otel, restoran ve kafelerden oluşan HOREKA işletmeleri iade noktası olarak sistemde yer alacak.
Bu işletmeler, tüketilen veya iade edilen içecek ambalajlarını biriktirerek seçtikleri saha operatörlerine teslim edecek. Böylece ambalajların geri dönüşüm zincirine düzenli şekilde aktarılması sağlanacak.
Öztürk, bugün itibarıyla 853 HOREKA işletmesinin sisteme kayıtlı olduğunu, manuel iade noktalarının sayısının ise 304’e ulaştığını bildirdi.
OPERATÖR AĞI GENİŞLETİLİYOR
Sistem kapsamında toplama, taşıma ve doğrulama süreçlerini saha operatörleri yürütecek. Şu anda faaliyetlerine onay verilen 23 operatör bulunuyor. Yeni operatörlerin sisteme dahil edilmesi için çalışmalar devam ediyor.
Öztürk, dijital altyapı sayesinde iade noktalarındaki taleplerin anlık olarak takip edildiğini belirterek, ambalajların sahadan zamanında alınması ve geri dönüşüm sürecine hızlı şekilde dahil edilmesi için gerekli kapasitenin oluşturulduğunu ifade etti.