Eski HDP Milletvekili Altan Tan’ın Alevilere ilişkin daha önce yaptığı açıklamaların yeniden dolaşıma girmesiyle başlayan tartışma büyüdü. Tan’ın “Ali’siz Aleviler” ve “siyasal Alevilik” ifadeleri Alevi kurumlarının tepkisini çekerken, Alevi Bektaşi Federasyonu’nun ardından Adana Alevi Platformu da açıklama yaptı. Tartışmanın merkezindeki bazı sözlerin Ağustos 2026’da yeni söylenmediği, Nisan 2025’teki bir yayında dile getirildiği görülüyor. Bununla birlikte Tan, Ağustos 2026’daki değerlendirmelerinde de “Ali’siz Aleviler” ifadesini yeniden kullandı.
TARTIŞMA 2025’TEKİ AÇIKLAMALARLA BAŞLADI
Altan Tan, Nisan 2025’te Kürt sorununun çözümüne yönelik yeni süreci değerlendirirken sürecin gerçekleşmesini isteyen ve istemeyen kesimler bulunduğunu savundu. Tan; Selahattin Demirtaş, Ekrem İmamoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu, CHP ve “Türk solu”nu sıraladıktan sonra “Ali’siz Marksist Alevi kesim” ifadesini kullandı. Tan, “geleneksel Alevilerle” bir sorunu olmadığını söylerken kendi tanımlamasıyla Marksizm ve ateizm çizgisindeki “siyasal Alevilik” ile sorun bulunduğunu ileri sürdü. Bu kesimlerin yalnızca Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti ile değil, geçmişte Turgut Özal, Necmettin Erbakan ve Adnan Menderes’le de karşı karşıya geldiğini savunan Tan, “özünde İslam’la da bir hesaplaşmaları var” değerlendirmesinde bulundu. Tan ayrıca PKK ve DEM Parti içerisinde de “Ali’siz Alevi ve Türk solu egemenliği” bulunduğunu iddia ederek bu kesimlerin Abdullah Öcalan’ın çağrıları doğrultusunda yürütülen süreci yavaşlattığını öne sürdü. Sözler Nisan 2025’te de tepki çekmiş, HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, Tan’ın kimin Alevi olup olmadığını tanımlamasının kabul edilemeyeceğini söylemişti.
SÖZLER YENİDEN GÜNDEME GELDİ, TAN ‘PANİK İÇİNDELER’ DEDİ
Tartışma Ağustos 2026’da Tan’ın açıklamalarının sosyal medyada yeniden paylaşılmasıyla büyüdü. Tan’ın Hasan Basri Akdemir’in programındaki “siyasal Alevilik” değerlendirmelerinden kesitler 25 Ağustos’ta yeniden dolaşıma sokuldu. Bununla birlikte Tan, 17-18 Ağustos 2026 tarihli güncel siyasi değerlendirmelerinde de benzer ifadeler kullandı. Türkiye’deki siyasi dengelerin değiştiğini savunan Tan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in çevresi, “Türk solu” ve “Ali’siz Aleviler” için “büyük bir panik içinde” ifadesini kullandı ve DEM Parti ile CHP arasında geçmişteki gibi bir seçim ittifakının artık mümkün olmadığını ileri sürdü. DEM Parti’nin olası bir erken seçim kararında ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda Cumhur İttifakı’na doğrudan veya dolaylı destek vereceğini de iddia etti. Dolayısıyla tartışmanın bir bölümü eski görüntülerin yeniden paylaşılmasından kaynaklansa da Tan’ın “Ali’siz Aleviler” tanımlamasını Ağustos 2026’daki güncel açıklamalarında da sürdürdüğü görülüyor.
ALEVİ KURUMLARINDAN PEŞ PEŞE TEPKİ GELDİ
Tan’ın açıklamalarının yeniden gündeme gelmesinin ardından Alevi Bektaşi Federasyonu 25 Ağustos’ta yazılı açıklama yayımladı. Federasyon, Alevilerin barış sürecinin karşısında gösterildiğini savunarak “Ali’siz Alevi” gibi tanımlamaların ayrıştırıcı olduğunu belirtti ve Alevilerin tarihsel hafızası ile eşit yurttaşlık taleplerinin yok sayılamayacağını vurguladı. Bazı Alevi örgütleri ise 26 Ağustos’ta yargıya çağrıda bulunarak Alevilere yönelik ifadeler konusunda “çifte standart” uygulandığını ileri sürdü. Tepkilerin son halkası Adana’da geldi. Adana Alevi Platformu, 27 Ağustos’ta Salman-ı Pak Kültür Merkezi önünde yaptığı açıklamada Alevilerin siyasi hesaplaşmaların malzemesi haline getirilemeyeceğini belirtti. Platform Sözcüsü Serkan Taşan, toplumsal barışın Alevi, Sünni, Kürt, Türk ve ülkede yaşayan tüm kesimlerin eşit yurttaş olarak kabul edilmesiyle sağlanabileceğini söyledi; laiklik, inanç özgürlüğü, demokrasi ve adalet taleplerini yineledi.