Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

Arınç'tan Alihan Kuriş soruşturmasına tepki

AK Parti kurucularından Bülent Arınç, Alihan Kuriş'e yönelik soruşturmanın yürütülme biçimini eleştirerek masumiyet karinesi ve soruşturmanın gizliliğine dikkat çekti.

GÜNDEM 27.08.2026 18:14 Güncelleme: 27.08.2026 18:22 Sinem Cal 62 okuma Okuma Süresi: 4 dk
Arınç'tan Alihan Kuriş soruşturmasına tepki
Paylaş:
N

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen Süleymancılar Cemaati'nin lideri Alihan Kuriş'e yönelik yürütülen soruşturma hakkında açıklamalarda bulundu. Arınç, soruşturmanın cemaate yönelik olmadığı yönündeki bakanlık açıklamalarına itibar ettiğini belirtirken, sürecin yürütülme biçimini eleştirdi. Soruşturmanın gizliliğinin ve masumiyet karinesinin korunması gerektiğini vurgulayan Arınç, yargı ve kolluk birimlerine çağrı yaptı.

BAKANLARIN AÇIKLAMALARINA İTİBAR ETTİĞİNİ SÖYLEDİ

Arınç sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Adalet ve İçişleri Bakanlarının soruşturmanın bir cemaat veya tarikata değil, kişilere yönelik olduğu yönündeki açıklamalarını hatırlattı. Bu beyanlara güvendiğini söyleyen Arınç, "Adalet Bakanımız ve İçişleri Bakanımız bu soruşturmanın cemaate veya tarikata yönelik olmadığını, kişilere ait adi suç işlendiği iddiasıyla soruşturma yapıldığını söylemişlerdir. Bu beyanlara itibar ederim. Sayın bakanlarımızın bu ifadelerinde samimi olduklarını ve özen gösterdiklerine inanıyorum." ifadelerini kullandı.

"MASUMİYET KARİNESİ ORTADAN KALKMIŞ GÖZÜKMEKTE"

Arınç, buna karşın soruşturma sürecinde Ceza Muhakemesi Kanunu kurallarına aykırılıklar bulunduğunu savundu. Soruşturmanın gizliliğine dikkat çeken Arınç, kişiler hakkında hüküm verilene kadar masumiyet karinesinin gözetilmesi gerektiğini belirtti.

Sosyal medya ile yazılı ve görsel basında soruşturma kapsamındaki kişiler hakkında çeşitli değerlendirmeler yapıldığını söyleyen Arınç, "Bu süreç neticesinde maalesef sosyal medyada kişiler infaz edilmektedir." dedi.

"SUÇLAMA YAPIP DELİL ARAMAK FEVKALADE YANLIŞTIR"

Basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının önemli olduğunu belirten Arınç, adil soruşturma ve yargılanma hakkının da korunması gerektiğini söyledi.

Soruşturmalarda delilden kişiye gidilmesi gerektiğini savunan Arınç, "Bugün delilden hareket ederek kişiye yönelmek ne kadar doğruysa, birtakım suçlamalar yaparak onlara göre delil aramak fevkalade yanlıştır." ifadelerini kullandı.

CEMAAT VE TARİKAT TARTIŞMALARINA DEĞİNDİ

Arınç, soruşturma üzerinden cemaat ve tarikatların kapatılması yönünde yapılan çağrılara da karşı çıktı. Cemaat ve tarikatları "sosyolojik yapılar" olarak nitelendiren Arınç, bunların Türkiye'de geçmişten bu yana var olduğunu söyledi.

Bu bölümde Muammer Aksoy'un, 12 Eylül sonrasında yargılanan Kemal Kaçar'ın avukatlığını yapmasını örnek gösteren Arınç, Aksoy'un söz konusu yapıya ilişkin geçmişte dile getirdiği görüşleri de aktardı.

FETHİKABİR SÜRECİNE ELEŞTİRİ

Soruşturmanın özensiz yürütüldüğünü savunan Arınç, insanların geri dönülemez biçimde damgalandığını öne sürdü. Sürecin fethikabir aşamasına kadar geldiğini belirten Arınç, bu gelişmenin ardından hukuk ve adli tıp konusunda bilgisi olmayan kişilerin yeni suçlamalar yönelttiğini söyledi.

Arınç, "Maalesef iş fethikabir yapmaya kadar geldi. Fethikabir yapılmasının ardından ne hukuk ne de adli tıp konusunda hiçbir bilgisi olmayan insanlar yeni suçlular bulmaya çalışıyorlar." dedi.

CEMAATLE GEÇMİŞTEKİ İLİŞKİLERİNİ ANLATTI

Süleymanlılar Cemaati'ni uzun yıllardır tanıdığını ifade eden Arınç, Kemal Kaçar ile hukuk fakültesinde okuduğu dönemde tanıştığını ancak hiçbir zaman cemaat mensubu olmadığını söyledi.

Farklı şehirlerde cemaat mensuplarıyla dostane ilişkiler kurduğunu anlatan Arınç, "Çünkü onlar, hakikaten Kur'an hizmetkârı birer insan idiler." ifadelerini kullandı.

"KAVGA KUZENLER ARASINDAKİ MAL MÜLKİYET KAVGASINA DÖNÜŞTÜ"

Arınç, 2011 seçimleri sırasında cemaatle temaslarına ve daha sonraki dönemde yaşanan ayrışmalara da değindi. AK Parti ile cemaat arasındaki mesafenin açılmasını iki kardeş arasında yaşanan siyasi görüş ayrılığıyla ilişkilendiren Arınç, ilerleyen yıllarda anlaşmazlığın kuzenler arasındaki mal ve mülkiyet tartışmasına dönüştüğünü söyledi.

Arınç, bu tür anlaşmazlıklarda taraf olamayacaklarını belirterek, "Ama hukuka, kanuna açıkça aykırı eylemleri varsa şüphesiz hâkimlerimiz, savcılarımız davalarını açarlar, kişiler yargılanırlar." dedi.

YARGI VE KOLLUK BİRİMLERİNE GİZLİLİK ÇAĞRISI

Soruşturmada adı geçen bazı kişilerin isimlerinin kamuoyuna yansımasını sakıncalı bulduğunu ifade eden Arınç, savcılar, hâkimler ve kolluk kuvvetlerinden soruşturmanın gizliliğine özen göstermelerini istedi.

Arınç, "Lütfen savcılarımız, kolluk kuvvetlerimiz, hâkimlerimiz ne olur soruşturmanın gizliliği konusunda çok titiz davransınlar. Hukukun gereğini yapsınlar ve sonucunu hepimiz alkışlarla karşılayalım." ifadelerini kullandı.

"AK PARTİ'Yİ DESTEKLESİN VEYA DESTEKLEMESİN"

Arınç, kamuoyunda dile getirilen "Bu cemaat AK Parti'yi destekleseydi böyle bir operasyon olur muydu?" sorusuna da yanıt verdi. Bir cemaat veya tarikata siyasi tercihi nedeniyle yaklaşılmaması gerektiğini belirten Arınç, kanuna göre suç teşkil eden bir eylem bulunması halinde bunun üzerine gidilmesi gerektiğini söyledi.

Arınç, "AK Parti'yi desteklesin veya desteklemesin. Kendi işlerine iyi baksınlar, kendi işlerinde iyi olsunlar, ülkeye, millete faydalı hizmetler yapsınlar. Ama bunlardan hangisi olursa olsun eğer kanuna göre açıkça suç teşkil eden işler yapıyorlarsa biz bunların üzerine gideriz, gitmeye mecburuz." ifadelerini kullandı.

Arınç, açıklamasının sonunda Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanından bu konuda hassasiyet beklediğini dile getirdi.

 

HABER BİLGİSİ
Kaynak: haber merkezi
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
Fabio Miretti, Beşiktaş için İstanbul'a geldi
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Fabio Miretti, Beşiktaş için İstanbul'a geldi
WhatsApp
İhbar Hattı