Avrupa Birliği'nden (AB) Türkiye'ye gönderilen plastik atıklar yeniden gündemde. Avrupa Komisyonu'nun yayımladığı son değerlendirmeye göre, 2025'te AB'den Türkiye'ye 510 bin ton plastik atık ihraç edildi. Türkiye böylece AB'nin OECD ülkelerine gönderdiği plastik atıkların yüzde 70'inin varış noktası oldu.
Amerikan haber kuruluşu Politico da AB'nin Türkiye'ye yönelik atık ihracatını mercek altına aldı. Haberde aktarılan AB belgesinde, Türkiye'deki plastik atık yönetimine ilişkin çeşitli endişelerin bulunduğu belirtildi.
510 BİN TON PLASTİK ATIK TÜRKİYE'YE GÖNDERİLDİ
Avrupa Komisyonu'nun verilerine göre AB, 2025'te toplam 1,4 milyon ton plastik atığı sınırları dışına ihraç etti. Bunun 510 bin tonu Türkiye'ye gönderildi.
Türkiye, bu miktarla AB'den plastik atık alan OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer aldı. Komisyon, Türkiye'ye yönelik değerlendirmesinde plastik atıkların üretimi, ithalatı, işlenmesi ve mevzuatın uygulanmasına ilişkin mevcut durumu inceledi.
Britanya'nın Türkiye'ye gönderdiği plastik atıklar da dikkat çekici boyutta. The Guardian'ın ağustosta yayımladığı araştırmaya göre Britanya, 2025'te Türkiye'ye 139 bin ton plastik atık gönderdi.
AB TÜRKİYE'DEKİ ATIK YÖNETİMİNİ İNCELEDİ
Avrupa Komisyonu'nun değerlendirmesinde Türkiye'nin plastik atık yönetimi ve ithalatına ilişkin mevzuatını güçlendirdiği, denetimleri artırdığı ve daha yüksek para cezaları uyguladığı belirtildi.
Bununla birlikte Komisyon, geliştirilmesi gereken alanların bulunduğuna da dikkat çekti.
Raporda plastik atıkların oluşumu ve işlenmesine ilişkin verilerin şeffaflığı, ithal edilen atıkların Türkiye'nin kendi atıklarının yönetimine etkisi ve çevresel zararların önlenmesine yönelik mevzuatın sahada nasıl uygulandığı konusunda daha fazla bilgiye ihtiyaç bulunduğu kaydedildi.
Plastik atık yönetimindeki yetki ve sorumlulukların işleyişine ilişkin bazı noktaların da daha açık hale getirilmesi gerektiği belirtildi.
TÜRKİYE AÇISINDAN NEDEN ÖNEMLİ?
510 bin tonluk plastik atık ihracatı, Türkiye açısından konunun yalnızca ticari boyutuyla değil çevresel sonuçlarıyla da değerlendirilmesini beraberinde getiriyor.
Temel sorulardan biri, Türkiye'ye getirilen plastik atıkların ne kadarının geri dönüştürüldüğü ve geri dönüştürülemeyen bölümünün nasıl yönetildiği.
Avrupa Komisyonu'nun değerlendirmesinde de ithal plastik atıkların Türkiye'nin kendi plastik atık yönetimi üzerindeki etkisine ilişkin verilerin daha şeffaf hale getirilmesi gerektiğine işaret edildi.
Atıkların mevzuata uygun biçimde geri dönüştürülmesi ekonomik bir faaliyet oluştururken, uygun olmayan yöntemlerle işlenmesi veya doğaya karışması halinde çevresel sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle atıkların Türkiye'ye girişinden nihai olarak işlendiği tesise kadar izlenebilirliği önem taşıyor.
ADANA'DAKİ PLASTİK KİRLİLİĞİ GÜNDEME GELDİ
The Guardian'ın ağustosta yayımladığı araştırma, Türkiye'ye gönderilen plastik atıkların özellikle Adana'daki etkilerine odaklandı.
Araştırmada, Britanya'dan gönderilen plastik atıkların işlendiği bölgelerin çevresindeki su kaynaklarında mikroplastik kirliliğine ilişkin bulgulara yer verildi. Çevre uzmanları ve bölgedeki üreticilerin değerlendirmeleri üzerinden plastik atıkların tarım alanları ve su kaynakları üzerindeki olası etkileri gündeme getirildi.
Çevre örgütleri ise gelişmiş ülkelerin plastik atıklarını başka ülkelere göndermesini “atık sömürgeciliği” olarak nitelendirerek bu uygulamanın sınırlandırılmasını istiyor.
AB KURALLARI SIKILAŞTIRDI
AB, plastik atıkların birlik dışına gönderilmesine yönelik kuralları da sıkılaştırıyor. 21 Mayıs 2026'dan itibaren AB dışındaki ülkelere yapılan tüm plastik atık ihracatı için ön bildirim ve onay prosedürü uygulanmaya başladı.
Türkiye OECD üyesi olduğu için AB'den plastik atık ithalatının tamamen yasaklanacağı ülkeler arasında bulunmuyor. Ancak Avrupa Komisyonu, OECD ülkelerine yapılan ihracatı takip edecek.
Atık miktarının artması ve çevresel zarara yol açabileceğine ilişkin endişelerin ortaya çıkması durumunda Komisyon ilgili ülkeyle görüşme başlatabilecek. Atıkların çevreye duyarlı şekilde yönetilmediğinin belirlenmesi halinde ise belirli atık ihracatları askıya alınabilecek.
AB TÜRKİYE'DEN DAHA FAZLA BİLGİ İSTEYECEK
Avrupa Komisyonu, yayımladığı son değerlendirmeyi Türk makamlarıyla paylaşacağını ve rapordaki tespitler konusunda işbirliği talep edeceğini açıkladı.
Komisyon ayrıca Türkiye'ye yönelik plastik atık ihracatını izlemeyi sürdüreceğini bildirdi.
Böylece Türkiye açısından tartışmanın merkezine yalnızca Avrupa'dan gelen atığın miktarı değil, bu atığın ülkeye girdikten sonra nasıl işlendiği de yerleşiyor.
510 bin tonluk ihracatın ardından yanıt bekleyen temel sorular ise değişmiyor: Avrupa'dan gelen plastik atıkların ne kadarı geri dönüştürülüyor? Geri dönüştürülemeyen bölümü nereye gidiyor? İthal atıkların işlendiği tesisler nasıl denetleniyor ve Avrupa'dan gelen atıklar Türkiye'nin kendi plastik atıklarının yönetimini nasıl etkiliyor?