Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), "Kadın İstihdamı Ekseninde Aile Dostu Politikalar" başlıklı kapsamlı bir rapor yayımladı. Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, 1,4 milyon kadının verileri incelenerek hazırlanan rapor, kadınların doğum sonrası iş hayatından kopmasının milyarlarca liralık ekonomik kayba yol açtığını ortaya koydu.
DOĞUM SONRASI KADEMELİ KOPUŞ
Araştırma verileri, anne olan kadınların iş hayatından bir anda değil, zaman içerisinde uzaklaştığını gösteriyor. Doğumdan sonraki ilk 2 ayda işten ayrılma oranı yüzde 3,7 seviyesindeyken, bu oran 6'ncı ayda yüzde 39,9’a, bir yılın sonunda ise yüzde 56,5’e kadar tırmanıyor. Bu durumun temel nedenleri arasında bakım yükünün kadında olması, iş-aile dengesinin kurulamaması ve esnek çalışma imkanlarının yetersizliği öne çıkıyor. Ayrıca kadınların sadece yüzde 24,22'sinin ücretsiz izinden faydalanabildiği belirtiliyor.
1,2 TRİLYON LİRALIK KAYIP POTANSİYELİ
Rapor, kadın istihdamındaki bu çözülmenin makroekonomik etkilerine de dikkat çekiyor. 2016-2024 yılları arasında doğum sonrası işe dönmeyen yaklaşık 310 bin kadının sadece yarısının istihdamda kalması durumunda; 797 milyar TL prim geliri ve 491 milyar TL vergi geliri elde edilebileceği hesaplandı. Toplamda 1,2 trilyon lirayı aşan bu potansiyel gelir, mevcut tabloyla birlikte kaybedilmiş durumda.
KÜÇÜK İŞLETMELERDE AYRILIK ORANI DAHA YÜKSEK
İstihdama dönüş verilerine göre, işten ayrılan kadınların yüzde 64,33’ü ortalama 13,3 ay sonra kayıtlı ekonomiye geri dönüyor. Ancak kadınların yalnızca yüzde 15,9’u eski iş yerine dönerken, büyük bir kısmı sektör veya meslek değiştiriyor. İşletme büyüklüğü de bu süreçte kritik rol oynuyor; büyük işletmelerde ayrılık oranı yüzde 15 civarındayken, kurumsal imkanların kısıtlı olduğu küçük işletmelerde bu oran yüzde 43’e kadar yükseliyor.
ÇÖZÜM İÇİN BÜTÜNCÜL POLİTİKA ŞART
Raporda, kadınların işe dönüşünü desteklemek adına somut çözüm önerileri sıralandı. Bu öneriler arasında gelir güvencesi, ebeveyn izinlerinin iyileştirilmesi, uygun maliyetli kreş hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve işverenlere yönelik teşviklerin artırılması yer alıyor. Eğitim ve sağlık gibi düzenli çalışma saatine sahip sektörlerde kopuşun daha az olduğu vurgulanarak, esnek ve güvenceli çalışma modellerinin önemi hatırlatıldı.