Gaziantep'te yaşayan Gülçin İkizceli, otizm tanısı alan ikiz çocukları için çıktığı zorlu yolculuğu muazzam bir sosyal sorumluluk projesine dönüştürdü. Kurduğu vakıfla 9 yılda yaklaşık 200 otizmli çocuğun eğitimine ve sosyal yaşama katılımına destek sağladı.
"BENİM ÇOCUKLARIM TÜM ÇOCUKLARIN MİLADI OLDU"
Gaziantep'te yaşayan Gülçin İkizceli, ikiz çocuklarına küçük yaşta otizm tanısı konulmasının ardından bu özel durumu araştırmaya başladı. Kentteki destek ihtiyacını ve ailelerin yaşadığı yalnızlığı fark eden İkizceli, hem kendi çocuklarına hem de benzer durumdaki ailelere el uzatmak amacıyla 2017 yılında Gaziantep Otizm Vakfı'nı kurdu. Gönüllülük esasıyla yürütülen çalışmalar kapsamında vakıf, bugüne kadar yaklaşık 200 çocuğun hayatına dokunmayı başardı.
"SAYISAL SÖZEL DEĞİL, HAYAT EĞİTİMİ VERİYORUZ"
Sürecin kendisi için de büyük bir öğrenme yolculuğu olduğunu ifade eden Gülçin İkizceli, otizmli çocukların eğitiminin sadece akademik alandan ibaret olmadığının altını çizdi. İkizceli, verdikleri özel eğitimi şu sözlerle anlattı:
"Normal bir öğrenciyi eğittiğiniz gibi böyle sayısal sözel eğitim değil, hayatlarına eşlik etmemiz gerekiyordu. Onlara geniş bir yelpazede eğitim verilmesi gerektiğini ve zorlu bir süreç olduğunu burada çalışarak zamanla öğrendim. Her alanda onlara dokunmaya çalıştık. Uzun bir süre zorlandık ama geçen zaman içinde buna alıştık, bunun bizim normalimiz olduğunu kabul ettik ve keyifle onlarla birlikte yaşıyoruz."
Vakıf bünyesinde sadece temel eğitimler verilmiyor; çocukların gizli yeteneklerini ortaya çıkaracak okuma yazma, müzik ve resim derslerinin yanı sıra masa tenisi ve yüzme gibi sportif faaliyetler de düzenleniyor. İkizceli, vakıfta piyano çalan, nota öğrenen ve resim yapan çok yetenekli çocukların yetiştiğini gururla belirtiyor.
"AKTİVİTELER ÖFKE KRİZLERİNİ BİTİRDİ"
Otizmli bireylerin toplumdan izole edilmemesi ve sürekli sosyal hayatın içinde yer alması gerektiğini vurgulayan İkizceli, kendi ikiz çocukları üzerinden yaşadıkları büyük değişimi paylaştı:
"Kendi çocuklarım kalabalık bir evde yaşadıkları halde dışarıdaki insanlara çok çekimser ve uzaklardı. Biz bu süreçte onları gerçekten topluma kazandırdık. Normal insanlarla birlikte sosyal hayata eşlik ettiler, onlarla oturup kalkıp sohbet etmeye başladılar. Öfke krizleri ve nöbetlerini kolay atlatmaya başladık. Çünkü sürekli meşgul edebileceğimiz etkinlikler yaptırdık. Sıkıntının nedeni, içlerindeki potansiyeli kullanamamalarından da kaynaklanıyor. İçlerinde patlıyordu, biz onları aktivite ve çeşitli faaliyetlerle dışarı atmalarını sağlıyoruz ve böylece daha mutlu bir hayat yaşıyorlar."
Gaziantep Otizm Vakfı, düzenlediği bu sürdürülebilir etkinliklerle çocukların enerjilerini doğru yere aktarmalarını sağlarken, bir yandan da ailelerin en büyük yükü olan "benden sonra çocuğuma ne olacak?" şeklindeki gelecek kaygısını azaltmayı hedefliyor.