İstihbarat ve casusluk suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşmasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu, suçlamaların "hukuk, akıl ve vicdanla" açıklanamayacağını belirterek süreci sert bir dille eleştirdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı üzerinden yürütülen yargılamaların tamamının "siyasi" olduğunu vurgulayan İmamoğlu, mücadelesinin artık kişisel olmaktan çıkıp bir "milli mücadeleye" dönüştüğünü söyledi.
CASUSLUK SUÇLAMASINA "ASRIN İFTİRASI" DEDİ
Savunmasında, kendisine ve dava arkadaşlarına yönelik casusluk suçlamasını "akıl dışı" olarak nitelendiren İmamoğlu, "Ekrem İmamoğlu’nu casuslukla suçlamak, ciddiyetin tamamen terk edilmesidir. Bu, ‘talimat gelirse her şeyi yaparım’ anlayışının trajik zirvesidir" dedi. İddianameyi bir "kurgu metni" olarak tanımlayan İmamoğlu, bu davanın sandıkta rakibinin karşısına çıkmaktan korkan zihniyetin bir ürünü olduğunu savundu:
"İnanıyorum ki birkaç yıl sonra bu ülkenin insanları geriye dönüp baktığında bütün bunları büyük bir ibretle hatırlayacaktır. 31 yıl sonra iptal edilen diplomaları… 36 yıl sonra ortaya atılan sahte geçiş iddialarını… Uydurma evrakta sahtecilik suçlamalarını… İnsanlar dönüp bunlara bakacak ve ‘Nasıl oldu da bunlar yaşandı?’ diye soracak. Ahmak davası… Bilirkişi davası… Makam aracı davası… Çirkin davası… Ve bugün burada görülen casusluk… Asrın iftirası… Bunların her biri aynı anlayışın ürünüdür. Ve her biri Türkiye hukuk tarihine kara bir leke olarak geçecektir. Bu iddianame, korkuya teslim olmuş bir zihniyetin ürünüdür."
"MESELE HUKUK DEĞİL"
İddianamede suç unsuru olarak gösterilen 18 Nisan 2019 tarihli "veri tabanlarının yedeklenmesi" talimatına da değinen İmamoğlu, o dönem sadece 18 gün görev yaptığını hatırlattı. İmamoğlu, "O dönem bir tek kişiyi bile değiştirmedim. Madem bu bir suç, o dönem görevde olan ve bugün bakanlık yapan, üst düzey görevlerde bulunan bürokratlara neden işlem yapmıyorsunuz? Çünkü mesele hukuk değil" ifadelerini kullandı.
"MİLLET KARARINI SANDIKTA VERECEKTİR"
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) dahil tüm kurumlara seslenen İmamoğlu, ortada somut bir belge varsa ortaya konulmasını istedi. Yargı eliyle siyasetin tasfiye edilmeye çalışıldığını belirten İmamoğlu, şu sözleri kullandı:
"Millet kararını sandıkta vermiştir, yine verecektir. Siz bu kararı ne korkuyla ne de iftirayla silebilirsiniz. Bu insanları tahliye edin; ayıptır, günahtır. Bu iddianamelere imza atanlar devletin kurumlarına zarar vermiştir ve hukuk önünde hesap vermek zorundadırlar."