Ekrem İmamoğlu’nun avukatları, “Millet Şahidimdir” adlı kitabın basılmış ve basılmakta olan tüm nüshalarına el konulması, dağıtımının ve satışının yasaklanması kararına itiraz etti. 31 Ağustos tarihli itiraz dilekçesi, İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmek üzere İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğine sunuldu.
“TEK BİR CÜMLE BİLE GÖSTERİLMEDİ”
İtirazın merkezinde toplatma kararının somut gerekçeden yoksun olduğu savunması yer aldı. Avukatlar, kararda kitaptaki hangi cümle, paragraf veya sayfanın suç unsuru oluşturduğunun belirtilmediğini öne sürdü. Hangi ifadenin hangi toplumsal kesimi hedef aldığı ve nasıl kamu düzenini bozacağının açıklanmadığını savundu.
“KİTAP İMAMOĞLU’NUN SAVUNMA METNİ”
Avukatlar, “Millet Şahidimdir” kitabının esas olarak İmamoğlu’nun 8 Temmuz’daki duruşmada yapmayı planladığı sorgu ve savunma metninden oluştuğunu belirtti. İtirazda, mahkemede kamuoyuna açık şekilde okunabilecek bir metnin kitap olarak yayımlanmasının yasaklanmasının hukuken anlamlı olmadığı savunuldu.
İFADE VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VURGUSU
Dilekçede ifade özgürlüğü ile halkın haber alma hakkına da vurgu yapıldı. Avukatlar, kitabın yasaklanmasının yalnızca İmamoğlu’nun ifade özgürlüğüne değil, kamuoyunun bilgi edinme hakkına da müdahale niteliğinde olduğunu ileri sürdü.
AİHM KARARINI DA HATIRLATTILAR
İtiraz dilekçesinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 2013 tarihli “Cumhuriyet Vakfı ve Diğerleri/Türkiye” kararına da atıfta bulunuldu. Toplatma, el koyma ve yayın durdurma tedbirlerinin ifade ve basın özgürlüğü açısından sıkı denetime tabi tutulması gerektiği savunuldu.
BASIN KANUNU ÜZERİNDEN İTİRAZ
İmamoğlu’nun avukatları, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun mevcut düzenlemesinin bir yayının tüm nüshalarının toplatılmasına imkân vermediğini ileri sürdü. Kararın “el koyma” olarak adlandırılmasına rağmen bütün nüshaları kapsadığı için fiilen toplatma anlamına geldiği savunuldu.
ÖCALAN’IN KİTABI İÇİN VERİLEN AYM KARARI EMSAL GÖSTERİLDİ
İtiraz dilekçesinin dikkat çeken bölümünde Anayasa Mahkemesinin Abdullah Öcalan’ın kitabına ilişkin 2014 tarihli kararı emsal gösterildi. Avukatlar, AYM’nin söz konusu kitabın toplatılması nedeniyle düşünceyi açıklama, yayma ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verdiğini hatırlattı.

“KİŞİLİĞE BAKILARAK YASAK KONULAMAZ” VURGUSU
Dilekçede, AYM’nin bir kitabın yazarının kimliğinin tek başına ifade özgürlüğüne müdahale için yeterli olamayacağı yönündeki değerlendirmesine de atıf yapıldı. Savunma, bu yaklaşımın İmamoğlu açısından da geçerli olduğunu ileri sürdü.
TOPLATMA VE SATIŞ YASAĞININ KALDIRILMASINI İSTEDİLER
İmamoğlu’nun avukatları, İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararının kaldırılmasını talep etti. Hâkimliğin aksi yönde değerlendirme yapması durumunda ise dosyanın İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilerek itirazın burada incelenmesi istendi.