75 gündür cezaevinde bulunan BirGün muhabiri İsmail Arı, bugün ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında “yanıltıcı bilgiyi yayma” ve “gizliliğin ihlali” suçlamalarından 8 yıla kadar hapis cezası istenen Arı’nın davası Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Bayram tatilinde aile ziyareti için gittiği Tokat’ta 22 Mart’ta gözaltına alınan Arı, Ankara’ya getirildikten sonra savcılık sorgusuna çıkarılmadan tutuklanmıştı. Yoğun katılım nedeniyle duruşma daha büyük bir salona alındı.
DURUŞMAYA YOĞUN KATILIM OLDU
Duruşmayı çok sayıda gazeteci, siyasetçi ve meslek örgütü temsilcisi takip etti. İsmail Arı’nın ailesinin yanı sıra milletvekilleri Utku Çakırözer, Sevda Karaca, Kayıhan Pala, Selin Sayek Böke, Gökçe Gökçen, Murat Emir, İlhan Cihaner, Gamze Taşcıer, Seyit Aslan, Süleyman Bülbül ve Suat Özçağdaş da salonda yer aldı.
Duruşma salonunun yetersiz kalması üzerine izleyiciler ayakta kaldı. Bunun üzerine mahkeme, duruşmanın 15. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülmesine karar verdi.
SAVUNMADA İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VURGUSU
Arı’nın avukatlarından Kerem Altıparmak, savunmasında Anayasa Mahkemesi kararlarına dikkat çekerek ifade özgürlüğünün hedef alındığını söyledi. Altıparmak, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinin gazetecileri hedef almak için bir araca dönüştüğünü savundu.
Savunma makamı, dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne sevk edilmesini talep etti. İnceleme ve itirazın reddedilmesinin ardından İsmail Arı’nın savunmasına geçildi.
ÇIPLAK ARAMA DAYATMASI İÇİN SUÇ DUYURUSU TALEBİ
İsmail Arı, gözaltı sürecinde telefonuna hâkim kararı olmadan el konulduğunu belirtti. Arı, bu işlemde yer alan polisler hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi.
Arı ayrıca kendisine çıplak arama yapmak isteyen Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube polisleri hakkında da suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK İÇİN GELDİM
Savunmasına başlayan İsmail Arı, mahkemeye yalnızca kendisini savunmak için değil, gazeteciliği savunmak için geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen basın kartına sahip olduğunu belirten Arı, 75 gündür cezaevinde tutulduğunu ifade etti.
Arı, “75 gündür yatarı olmayan bir suçtan, sadece 58 satırlık bir iddianame ile cezaevindeyim. Gazetecilik faaliyetim 75 gündür engelleniyor. Anayasada ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ denmesine rağmen cezaevinde tutuluyorum” dedi.
SAVUNMADA SEGBİS TARTIŞMASI YAŞANDI
Duruşmanın başında SEGBİS talebi reddedilen İsmail Arı’nın savunması sırasında avukatları yeniden SEGBİS sisteminin kurulmasını istedi. Avukatlar, bu şekilde savunmanın sağlıklı yürütülemeyeceğini belirtti.
SEGBİS kaydının açılmasının ardından Arı savunmasına devam etti. Arı, soruşturma dosyasının gözaltı sürecinde oluşturulduğunu savunarak savcılık ifadesi alınmadan tutuklamaya sevk edildiğini söyledi.
HABERİMİN ARKASINDAYIM
İsmail Arı, savunmasında haberinin arkasında olduğunu belirtti. İddianamede “muhtemel” gibi ifadelerin yer aldığını söyleyen Arı, bu nedenle 75 gündür cezaevinde olduğunu dile getirdi.
Arı, TCK 217/A kapsamında yöneltilen tüm suçlamaları reddettiğini söyledi. Yunus Emre Vakfı davasını izlediğini ve haberleştirdiğini belirten Arı, bu haberleri nedeniyle üç ayrı ödül aldığını ifade etti.
GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR
Savunmasında gazetecilik faaliyetlerini halkın çıkarları için yürüttüğünü söyleyen Arı, para veya şöhret için gazetecilik yapmadığını belirtti.
Arı, “Ben bu ülkede gazetecilik yapma hakkımı kullandım. Halkın çıkarları için gazetecilik yaptım. Bana 75 gündür yapılan eziyeti herkes duydu, bir tek yargı duymadı. Gazetecilik suç değildir. Derhal beraatimi talep ediyorum” dedi.
SAVCI TUTUKLULUĞUN DEVAMINI İSTEDİ
İsmail Arı ve avukatlarının savunmalarının ardından savcı, Arı’nın tutukluluk hâlinin devamını talep etti. Savcının talebine rağmen mahkeme, ara kararını açıkladı.
Mahkeme, 75 gündür cezaevinde bulunan gazeteci İsmail Arı’nın tahliyesine karar verdi.
TGC’DEN TAHLİYE AÇIKLAMASI
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, İsmail Arı’nın tahliyesini sevinçle karşıladığını açıkladı. TGC Yönetim Kurulu üyesi Zeynel Lüle, Arı’ya geçmiş olsun dileklerini iletti.
Lüle, gazetecilik yaptığı için cezaevinde bulunan tutuklu gazetecilerin de en kısa sürede tahliye edilmesini beklediklerini belirtti. Açıklamada, “Gazetecilik suç değildir” mesajı verildi.