İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP soruşturması kapsamında tutuklanan Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur hakkında yeni bir karar verildi. Yaklaşık iki aydır cezaevinde bulunan Uğur'un dosyası üzerinden yapılan tutukluluk incelemesinde, tutukluluk halinin devamına hükmedildi.
Uğur, soruşturma kapsamında 21 Temmuz 2026'da “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamalarıyla tutuklanmıştı.
OĞUZHAN UĞUR HAKKINDA YENİ KARAR
AHBAP soruşturması kapsamında yürütülen işlemler devam ederken Oğuzhan Uğur'un tutukluluk durumu yeniden değerlendirildi.
Yapılan tutukluluk incelemesinin ardından Uğur'un tahliyesine karar verilmedi. Tutukluluk halinin devamına hükmedildi.
Böylece 21 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan Uğur'un tutukluluk süreci devam edecek.
21 TEMMUZ'DA TUTUKLANMIŞTI
Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP soruşturması kapsamında 21 Temmuz 2026'da tutuklanmıştı.
Uğur hakkında “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamaları yöneltilmişti.
Soruşturma kapsamında Uğur'un da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında adli işlemler başlatılmış, mahkemeye sevk edilen Uğur hakkında tutuklama kararı verilmişti.
AHBAP SORUŞTURMASINDA 28 TUTUKLU
Soruşturmanın yalnızca Oğuzhan Uğur ile sınırlı olmadığı belirtildi.
AHBAP soruşturması kapsamında sanatçı ve AHBAP Derneği kurucusu Haluk Levent'in de aralarında bulunduğu toplam 28 şüphelinin tutuklu olduğu bildirildi.
Soruşturma kapsamında şüphelilere yöneltilen suçlamalara ilişkin incelemeler sürerken, tutuklu şüphelilerin durumları da belirli aralıklarla değerlendiriliyor.
UĞUR'UN CEZAEVİ SÜRECİ DEVAM EDECEK
Son tutukluluk incelemesiyle birlikte Oğuzhan Uğur'un yaklaşık iki aydır devam eden cezaevi sürecinde herhangi bir değişiklik olmadı.
Mahkemenin tutukluluk halinin devamına yönelik kararı sonrasında Uğur cezaevinde kalmaya devam edecek.
Uğur hakkındaki suçlamalar soruşturma aşamasında bulunurken, yargılama sonucunda kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı için kendisine yöneltilen suçlamalar iddia niteliğini taşıyor.